Erdoğan: Artan vaka ve yoğun bakım sayısına rağmen, sağlık sistemimiz dimdik ayakta

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi açılışında konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"-Bugün hizmete açtığımız 758 yatak kapasiteli Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’yle birlikte, ülke genelinde 16 şehir hastanesini faaliyete geçirmiş oluyoruz. Kurduğumuz güçlü sağlık altyapısı sayesinde, gelişmiş ülkeler dâhil pek çok yerde adeta ayyuka çıkan tıkanıklıkların önüne geçilmiştir. Son dönemde artan vaka ve yoğun bakım sayısına rağmen, sağlık sistemimiz dimdik ayaktadır. Bu vesileyle, vatandaşlarımızı TAMAM olarak ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına daha titiz bir şekilde riayete davet ediyorum.
-Hastalıktan korunmanın çaresi bulunana kadar, her vatandaşın kendi tedbirini uygulaması gerekiyor. Başta sağlık çalışanlarımız olmak fedakârca görev yapan insanlarımızın hakkını ancak sorumlu davranarak ödeyebiliriz. Kendimizin ve evlatlarımızın geleceği için, milletimizin her bir ferdini, tedbirlere uyarak salgın tehdidini bir an önce ortadan kaldırma seferberliğine davet ediyorum. Bu seferberlik, en az içeride ve dışarıda verdiğimiz diğer mücadeleler kadar önemlidir.
-Dünyada uzun süredir hakim olan siyasi ve ekonomik statiko tüm yönleriyle çatırdamaktadır. Tüm ülkeler ve toplumlar için yeni bir dönemin ayak sesleri giderek daha yüksek şekilde duyulmaktadır. Türkiye olarak bu yeni dönemde ülkemizi hakkettiği yere çıkarmakta kararlıyız.
-Son 18 yılda eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, savunmadan sosyal desteklere kadar her alanda ülkemize kazandırdıklarımız yeni dönemin altyapısıdır. Dün Ankara-Niğde arası 178 kilometrelik bir otoyolun açılışını yaptık. Durmuyoruz, devam ediyoruz ve bunları başaracağız. Çünkü bu millet en güzeline layık. İnşallah bu güçlü altyapı üzerinde önc 2023 hedeflerimize ulaşacak ardından yeni nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir Türkiye bırakacağız. Geçmişte siyasi istikrarsızlıklar, toplumsal huzursuzluklar, iç ve dış nice sinsi saldırılar nedeniyle vaktini ve enerjisini heba eden Türkiye'nin bir daha aynı tuzağa düşmesine izin vermeyeceğiz. Milletimizin birliğini beraberliğini kardeşliğini korumak suretiyle güçlendirmesi için elimizden gelen her türlü çabayı sürdüreceğiz. Devletimizin her alanda hedeflerimize ve hayallerimize uygun güce kavuşması için Gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dostlarının ve kardeşlerinin de ümidi haline dönüşen bu ülkenin siyasi, ekonomik, askeri, her alanda daha büyümesi ve güçlenmesi için daha çok gayret göstereceğiz. Ülkemize karşı husumetlerini maalesef kamuoyu önünde bile ifade etmekten çekinmeyenlerin, ifşa ettikleri darbe ve siyasi entrika senaryolarını birer birer yırtıp çöpe atacağız. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle ülkemizi getirdiğimiz seviyenin de üstüne çıkartıp dünyanın en büyük 10 devletinden biri haline dönüştürmekte kararlıyız.
-Maruz kaldığımız her saldırı karşılaştığımız her kriz Türkiye'nin üretimde, ticarette, teknolojide, ihracatta, savunma sanayiinde temel hizmet alanlarında geldiği yerin manasını daha iyi anlatıyor. Artık kendine güvenen, potansiyelini bilen, karşısındakilerin gerçek gücünü ve hareket alanını gören, arkasındaki desteği fiili neticelere dönüştürebilen bir Türkiye var. Bu hakikatleri karşımızdakiler de gayet iyi görüyor. Ülkemize karşı kurulan akılalmaz ittifakların ve sergilenen hak, hukuk, teamül tanımaz davranışların gerisinde bunun verdiği telaş ve korku bulunuyor. Halbuki biz her platformda, her görüşmede her mesajımızda Türkiye'nin adil olması şartıyla her türlü paylaşıma hazır olduğunu ifade ediyoruz. Bu sözümüzde samimiyiz. Sorun karşımızdakilerin bizim haklarımızı yok sayması. Kendilerini bizim üstümüzde konumlandırmaya çalışmasıdır. Ama bunun böyle olmadığını Türkiye'nin kendisine dayatılan ahlaksız haritaları ve belgeleri yırtıp atacak siyasi, ekonomik ve askeri güce sahip olduğunu anlayacaklar. Ya siyasetin ve diplomasinin diliyle anlayacaklar ya da sahada yaşayacakları acı tecrübelerle anlayacaklar. Mücadeleyi ve onun sonundaki muhtemel şehadeti en büyük paye olarak gören bir milletin karşısında durabilecek hiçbir gücün olmadığını fark ettiklerinde umarız iş işten geçmiş olmaz. Biz, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın derken kendi fedakarlıklarımızla birlikte karşımızdakilerin yaşadığı yıkımları da kastediyoruz. Türk milleti her türlü saldırı, her türlü bedel konusunda adeta şerbetlenmiş bir millettir.
-İçinden geçtiğimiz sürecin sonunda olabilecekleri asıl bunca zamandır sahte bir refah ve demokrasi sırça köşkünde yaşayanlar düşünsün. Türkiye ve Türk milleti olarak biz her ihtimale ve her sonuca hazırlıklıyız."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












