Başbakan Erdoğan, Suriye’den atılan top mermisi nedeniyle Akçakale’de Benim vatandaşım şehit edilecek biz hala barış diyeceğiz, ne barışı?” dedi...
İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kentsel Dönüşüm” projesi kapsamında düzenlenen törende konuşma yaptı.
Başbakan Erdoğan, konuşmasında Suriye’den atılan top mermisiyle Akçakale’de 5 kişinin hayatını kaybetmesi olayına da değindi.
Erdoğan, özetle şunları söyledi:
“Ülkemizin saygınlığına yönelik hiçbir girişimi karşılıksız bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Biz asla savaş meraklısı değiliz. Ancak savaştan da uzak değiliz. Bu millet, yeri gelmiş kıtalar arası savaşları görerek, savaşarak bugünlere gelmiş.
Ana muhalefet partisi, Beşar’ın yanına kampını kurmuş vaziyettedir. Tezkereye karşı çıkan zihniyet, tarihe bunun hesabını veremeyecektir. Benim vatandaşım şehit edilecek biz hâlâ barış diyeceğiz, ne barışı? ‘Bakanların hangisinin çocuğu oraya gidiyor?’ diyor. Biz şu anda arazideyiz, nereye gitmek gerekiyorsa başta şahsım olmak üzere gideriz.
Biz bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun, esenliğin hakim olmasını temel politika olarak kabul ediyoruz. Esad yönetimi bizim vatandaşlarımızın dahi canlarına kast eden saldırıdan kaçınmıyor. Suriye halkının canını, namusunu koruma mücadelesini çok önemli görüyoruz. Esad rejiminin zulmü karşısında Suriye halkının yanında olmayı tarihi, vicdani sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Kendi halkına, mirasına değer vermeyen bir anlayışın tek bir tanımı olabilir, o da devlet terörüdür. Suriye'de devlet terörü estirilmektedir. Böyle zalim ve insafsız bir yönetim çoktan meşruiyetini yitirmiştir. Bu yönetime farklı gerekçelerle destek verenler her geçen gün daha zor duruma düşüyorlar. Biz blöf yapmıyoruz. Biz bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Kaç kere açıkladım. Bir devletin başkanına barış içindeysek kendi boğazımda o tür seyahati de yaptırırım. Ama o tür bir şey yaptırmadım. Bodrum'da kendisiyle tatil yapmadım. Kendisini davet ettim, tatil yaptılar. Medyanın fotoğraflarını çekmesiyle döndüler. CHP zihniyeti budur, yalan ciğerlerine işlemiş.
Esad rejiminin Akçakale saldırısı sonrası ortaya konanlar muhalefet sorununu açıkça gösterdi. Bir anamuhalefet partisi diğer ülkenin sözcüsü gibi davranıyor. Dün Meclis'te olan budur. Gel aynen MHP gibi davran, milletçe tavır ortaya koyalım. Hatay'da maalesef belli bir mezhebi anlayışla oturup toplantılar yaptılar. Türkiye böyle bir muhalefeti hak etmiyor. Türkiye ortak tavır takınmayan bir siyaset anlayışını hak etmiyor. Konu Suriye olunca CHP-BDP kardeşliği yeniden nüksetti.
Bunlar ülkelerin ulusal güvenliğini değil, saldırgan ülkenin avukatlığına soyunarak tarihe geçtiler. Meclis'ten oybirliğiyle çıkması gereken tezkere CHP ve BDP'nin tavrıyla oyçokluğuyla kabul edildi. MHP'ye teşekkür ediyorum. CHP'nin duruşu tam anlamıyla siyasi garabet örneğidir."