loading
close
SON DAKİKALAR

Erdoğan: TSK'nın vazifesini yeniden tanımlıyoruz

Erdoğan: TSK'nın vazifesini yeniden tanımlıyoruz
Tarih: 02.07.2013 - 09:35
Kategori: Siyaset

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında, TSK İç Hizmetler Kanunu'ndan yapılacak düzenleme hakkında "TSK'nın vazifesi ve askerlik kavramını yeniden tanımlıyor, durumdan vazife çıkarılmasının önüne geçiyoruz" dedi. Akil İnsanlar Heyeti'nin raporlarını alan Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin olarak, "Demokrasi adına özgürlükten, özgürlük adına güvenlikten taviz vermeden bu süreci götürmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

AKP Grup Toplantısı'nda konuşmaya devam eden Başbakan'ın ifadelerinin özeti şöyle:

'TSK'nın vazifeleri yeniden tanımlanıyor'

"Geçtiğimiz günlerde TBMM'ye bir tasarı sunduk. Bu tasarıyla, yıllarca istismar edilen bir gerekçeyi ortadan kaldıracak bir adım atıyoruz. On yıllardır demokrasiye müdahaleye kılıf olarak kullanılan TSK'nin İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesini artık değiştiriyoruz. İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat ve daha sonra düzenlenen müdahale girişimleri için bir gerekçe olarak hep öne sürülmüştür. AK Parti olarak gerekli düzenlemeleri yaparak, bu girişimlere yargı yolunu açan biz olmuştuk. Şimdi bu yanlışı, demokrasimiz üzerindeki bu gölgeyi artık kaldırıyoruz. Madde nezdinde yapacağımız bir değişiklikle, TSK'nın vazifesi ve askerlik kavramını yeniden tanımlıyor, durumdan vazife çıkarılmasının önüne geçiyoruz.


'Tasarılar yasalaşmadan tatil yok'

Yine bu değişiklikle TSK mensuplarının siyasi faaliyette bulunamayacağını açık bir şekilde kanuna yerleştiriyoruz. Sözleşmeli er ve erbaşlarla ilgili yaşanan sorunlara ilişkin çeşitli değişiklikler tasarıda yer alıyor. Bu maddeyi Genel Kurul'dan geçireceğinize ve milletimize en iyi şekilde anlatacağınıza inanıyor, teşekkür ediyorum. Yine bu hafta, gelen bir teklif de önemli değişiklikler içeriyor. Yasadışı bahisten, sözleşmeli personelin kadroya alınması ve sürücü belgesine kadar pek çok maddeyi içeriyor. Bunlar çıkmadan tatile çıkmak yok.


'Hayırlı Ramazanlar diliyorum'

Önümüzdeki hafta, hem İslam dünyası hem de Türkiye için önemli bir aya, mübarek Ramazan-ı Şerif'e hep birlikte giriyoruz. Ramazanı Şerif'in tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ramazan ayının ülkemizde, özellikle de Suriye, Mısır, Filistin, Somali, Myanmar, Tunus ve Libya gibi kardeşlerimizin sıkıntı yaşadığı ülkelerde, daha fazla kardeşliğe ve barışa vesile olmasını diliyorum.

AK Parti teşkilatı olarak, 365 gün boyunca yaptığımız gibi, Ramazan ayını da dayanaşma ve paylaşma ruhu içerisinde idrak edeceğiz. Ocağında aş kaynamayan haneleri daha bir dikkatle tespit edecek, oralara elimizi uzatacağız. Çocuklara çok daha fazla muhtaç göstereceğiz, garipleri daha fazla gözeteceğiz. En yakınımızdan en uzak coğrafyalara kadar, gönlümüzü açacak, ekmeğimizi ihtiyaç sahipleriyle paylaşacağız.

Bakın değerli kardeşlerim, zekat, sadaka, paylaşma, dayanışma gibi kavramlar sadece dini kavramlar değil, bizim asırlar boyu ayakta kalmamızı sağlayan kavramlardır. Birileri bunu anlamıyor olabilir, bizim yardımlaşma ve dayanışmaya verdiğimiz önemi, sosyal yardımlatr konusundaki hassasiyetimizi farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir. Kendi yaşadığı mahalleden çıkmadığı için, Türkiye'nin tamamını kendi mahallesi sananlar, vatandaşı kömürcü diye aşağılayanlar olabilir. Bu zavallılara kulak asmayacak, bu çaresizleri sadece Allaha havale edeceğiz.


'İhtiyaç sahiplerine yardım edeceğiz'

Benim aziz milletimi, benim ihtiyaç sahibi kardeşimi, makarnacı, kömürcü, pirinç için oy satıyor diyenler, kibir içindelerdir. Bu çok eski bir hastalıktır. Bu kibirlilik, bu vicdansızlık millet karşısında her zaman kaybetmiştir ve bundan sonra da kaybetmeye mahkumdur.

10 buçuk yıldır dünyaya model olacak şekilde yaptığımız sosyal yardımları daha bir aşkla daha bir şevkle sürdüreceğiz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız PTT ile işbirliği içinde güzel bir uygulama başlattı. Yeni uygulamayla sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Eşi vefat edenlere yardım, muhtaç asker aylığı, evden bakım yardımı gibi yardım alan vatandaşlara artık bir kart veriyoruz. Bu ödemelerden faydalanan vatandaşlarımız, gururları incinmeden, sıra beklemeden, kartlarla çekerek paralarını alacak. Ayrıca alacakları paralar da SMS yoluyla iletilecek. Bu yardımın da vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.


'Terörü bir gecede söküp atmak mümkün değil'

Geçtiğimiz hafta İstanbul'da Akil İnsanlar heyetiyle bir araya geldim. Akil İnsanlar, görev yaptıkları 7 bölgeye ilişkin raporlarını sundular, gözlemlerini anlattılar. Öncelikle bu anlamlı vazifeyi büyük bir şevkle yerine getiren, her türlü baskı ve çirkin saldırılara rağmen görevlerini yapan Akil İnsan heyetine teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan raporları çok büyük bir dikkatle inceleyeceğiz, hassasiyetle değerlendireceğiz. Burada birkaç hususu paylaşmak arzusundayım.

Değerli kardeşlerim, çözüm süreci, adı üzerinde bir süreçtir. AK Parti'nin kurulmasıyla başlamış ve kademe kademe buraya gelmiş uzun bir yürüyüştür. 30 yıldır terör şeklinde tezahür eden, aslında kökü çok derinlerde olan bir meselenin bir gecede çözülmesi mümkün değildir. Biz bir taraftan bu meseleyi çözmenin, bir taraftan da önyargıları kırmanın, kardeşliğimiz arasındaki barikatları kaldırımanın peşindeyiz. Keşke akşamdan sabaha, bütün sorunları bıçakla keser gibi kesip atabilsek. Ama bunun mümkün olmadığını herkes biliyor. Biz ortak değerler ve ortak akıl üzerinden geleceği inşa etmek zorundayız. Demokrasi adına özgürlükten, özgürlük adına güvenlikten taviz vermeden bu süreci götürmek zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek bir ferdi kalana kadar, ülkesini, milletini, devletini, bayrağını kahramanca bir şekilde korur, koruyacaktır.


'Herkese eşit mesafedeyiz'

Tarihin hiçbir döneminde, vatanımız için, bayrağımız için canımızı ortaya koymaktan kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayacağız. Biz yola çıkarken bir şey söyledik. Bugün de biz aynı noktadayız. Bize söylemediğimizi söylüyormuş gibi atfedenler, bize saygısızlık yapıyorlar. Söylediğimiz nedir? 'Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' dedik. Tek din demedik, tek dil demedik. Bunlar bize iftira. Bizim yöneticilik anlayışımızda, tek din yoktur. Farklı dinlere, farklı dillere sahip insanları yönetmek bizim devlet yöneticilik anlayışımızın en başarılı yönüdür.

Bir şeyi özellikle söyleyeceğim. Yine yola çıkarken bir şey daha söyledik. Nedir o söylediğimiz? Etnik milliyetçilik, bölgesel milliyetçilik ve dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Neyi kastettik, bu ülkede 36 farklı etnik unsur var. Bizim için, Türk, Kürt, Çerkez, Roman, Arnavut, Abaza aklınıza ne gelirse... Hepsi, bizim canımız ciğerimizdir, kardeşimizdir. Biz hepsine eşit mesafedeyiz, birini bir kenara koy, birini bir kenara koy, bizim kitabımızda asla böyle bir şey yok."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları