Erdoğan: Yaptırımlar konusunda Trump açıklama getirdi, böyle bir şeyin olmayacağını kendisinden dinlemiş olduk

Japonya'nın Osaka kentinde dünya liderleriyle kritik görüşmeler gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi'nde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Mültecilere yönelik Türkiye'nin ortaya koyduğu çabaları ifade etme fırsatımız oldu. Suriye'deki savaştan kaçan insanlara kapılarımızı açtık. Bu insanlar için BM hesaplarına göre, kullandığımız kaynak 37 milyar doları aşmış bulunuyor.
Diğer Batılı kardeşler insanlık sınavını geçemedi. Mülteci kamplarından yansıyan fotoğrafları hepimiz gördük. Aylan bebeğin en acı trajedisine şahit olduk. Bu politikalar değiştirilmedikçe, minik yavrular deniz kıyılarında ölmeye devam edecek.
İnsan hakları konusunda diğer ülkelere karne düzenleyen gelişmiş Batılı devletler temel insanlık sınavından maalesef geçemedi
Uluslararası ticaret zirvenin en önemli konularından biriydi.
İklim konusu G20'nin en önemli konularından biriydi. Biz en başından beri hakkaniyetli bir yaklaşım olması gerektiğinin altını çiziyoruz. Ülkemize Paris ve Buones Aires zirvelerinde verilen sözlerin gerçekleştirilmesini, tutulmazsa adım atmayacağımızı söylüyoruz.
G20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilemesi gerekiyor. Terörün kanlı yüzüyle son dönemde birçok ülke yüzleşti. Tüm devletlerin teröre 'terör' deme erdeminin artık göstermesi gerekiyor. Suriye sınırında ciddi ayrım yaşanıyor. Etnik temizlik yaşanan, insanları topraklarından eden terör örgütleri el üstünde tutuluyor. Ülkemize darbe girişiminde bulunan FETÖ terör örgütü bazı ülkeler tarafından el üstünde tutuluyor. Uluslararası toplum Breivik katliamından ders çıkarmamış, benzer ırkçı saldırılar devam etmiştir.
Biz bu hassas tavrı merhum gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde de gösterdik. Kaşıkçı cinayetinin üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz. BM raportörü Callamard'ın raporunun arkasında durarak adım atmasını bekliyoruz. Sorumluların en alttan en üste kadar yargılanmasını bekliyoruz.
Mısır'ın seçimle başa gelip, darbeyle indirilen eski Cumhurbaşkanı Mursi için de aynı adımı bekliyoruz. Duruşma salonunda vefat etmiş, yarım saat hiçbir müdahale yapılmaksızın gelişen durum demokrasi ve insanlığa sahip çıkılmasını beklerdik.
Bu tür olaylar yapanın yanında kar kalırsa dünyanın geleceği, dünya açısından, dünya siyaseti açısından da tehlikelidir. Zirvede bunu liderlerle görüştük. Üzülerek belirtmek isterim ki, Birçok batılı ülke ve insan hakları kuruluşu Mısır'daki darbe mahkemeleri tarafından verilen idam cezaları karşısında adeta üç maymunu oynuyor. Konu Türkiye olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, maalesef Mısır'daki idam cezalarına seslerini çıkarmıyor. 9 Mısırlı gencin idam edilmesinden sadece 5 gün sonra yapılan zirve; biliyorsunuz bir araya geldiler. Kimler? AB üyesi ülkeler...
Ve AB üyesi ülkelerde idam yasak olduğu halde ve bu gençleri idam eden Mısır'ın başındaki zatın davetine katıldılar, katıldıkları ana kadar da 45'i aşkın idam cezası uygulanmıştı. Ve bu çifte standardın en açık göstergesi de buraya katılması olmuştur. Ne Kaşıkçı cinayetinin ne de Cumhurbaşkanı Mursi'nin şaibeler dolu vefatının gündemden düşürülmesine izin verilmemelidir.
Hayattaki her şey gibi teknoloji de insan için, insanlığın huzur ve emniyeti için vardır. Ancak teknoloji insan için yeni fırsatlar sunmasının yanı sıra ciddi tehditleri de beraberinde getiriyor. Hiçbir kontrolün olmadığı sosyal medya mecrasında yalan haberler hızla yayılıyor. Kişisel verilerin korunması, bireyin mahremiyetine saygı gösterilmesi günümüzde daha önce hiç olmadığı kadar yara almıştır. Bilhassa terör örgütlerinin bu boşluğu kendi propagandalarını yapmak için istismar ettiklerini görüyoruz. G-20 ülkeleri arasında hassasiyetin arttığına şahit oldum. Bu sene yapay zeka, 5G ve nesnelerin interneti gibi güncel teknolojiler ve inovasyonun ekonomi ve toplumlara fayda sağlayacağı şekilde kullanılmasına dikkat çektik.
BM üyelerinin kaderini 5 daimi ülkenin insafına terk etmek doğru bir yaklaşım değildir. G-20 platformu ise daha demokratik ve kuşatıcı bir yapıya sahiptir. G-20'nin küresel meselelerin çözümü konusunda daha güçlü bir mecra haline dönüşmesini istiyoruz. Veya 192 ülkeyle BM yürüyecekse, orada da BM Güvenlik Konseyi'nin dönerli bir şekilde tamamının daimi üyelerden oluştuğu bir platform olarak gündeme gelmesinde fayda var. Tabi ki BM'nin beş üyesi buna razı olmayacaktır. Ama bizler de dünyadaki 192 ülke bunu zorlamalıyız.
Dünyanın bir tarafında açlık, sefalet, terör hüküm sürerken diğer tarafının huzur içinde bir hayat sürmesi beklenemez. Aksi takdirde hiçbir sorunumuza sağlıklı ve kalıcı çözümler elde edemeyiz.
İkili görüşmelerimizde muhataplarımızla ülkelerimiz arasında önemli konuları da ele aldık. Sayın Trump ile sayın Putin ile sayın Macron ile sayın Merkel ile sayın May ile sayın Sanchez ile BM Genel Sekreteri ile Dünya Bankası Başkanı ile baş başa görüşme fırsatımız oldu.
Devlet başkanları ve uluslararası kurum temsilcileriyle bir araya gelme imkanı buldum. İkili ve bölgesel meseleleri ele aldığımız bu görüşmelerin hepimiz için de faydalı geçtiğine inanıyorum. 2019 zirvesini başarıyla gerçekleştiren Japonya'yı özellikle tebrik ediyorum.
S-400'ler teslimat sürecindedir. Böyle bir sözleşmeyi inkar etmemiz Türkiye gibi bir devlete yakışmaz. Bu iş bitti. Biz Amerika'yla da Patriot almak için Obama döneminde adım atmıştık, Kongre'nin müsade etmediğini söyleyerek, satışı gerçekleştirmediler. En uygun şartlarda bunu Rusya'dan aldık. Yaptırımlar konusunda Trump bugün de açıklama getirdi, böyle bir şeyin olmayacağını kendisinden dinlemiş olduk. S-400 olayı bir taraftan yürürken, ABD'den şu an 100 tane Boeing uçağı alıyoruz. F-35 konusunda, 1 milyar 400 milyon dolar ABD'ye ödememiz var. Bir üretici değil, ortak üreticiyiz. Toplamda 116 uçak alacağımız var. Ödemeler yapılır, beklenti içindeyiz. Altta birilerinin yaptığı açıklamalarla hiç örtüşmüyor. Bizim ikili ilişkilerimizi bozmayacağını düşünüyoruz."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












