Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez turu öncesi soruları yanıtladı. Erdoğan, Alman Dışişleri Bakanı Gabriel'in açıklamalarına tepki gösterdi.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sabrımız tükendi’ diyen ve Bild için kaleme aldığı yazıda “Aldığımız önlemlerin hiçbiri Türkiye’deki insanlara ve Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli insanlara karşı alınan önlemler değildir” diyen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’e tepki gösterdi. Erdoğan “Türkiye’nin demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak iç işlerine kimsenin karışmaya yetkisi yoktur” dedi.
Erdoğan, terör örgütü YPG’nin isim değiştirmesine yönelik soruya, “Ha Ali, ha Veli. Değişen bir şey yok. Biz kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Her ikisi de aynı. Bunların nerede nasıl cirit attığı ortada. Aslolan tabelayı değiştirmek değil, içeride ne var budur. Bunları zaten istihbaratı ile takip eden Türkiye var. Kollarındaki kokartlarla terör örgütünün kokartını taşıyanları da biliyoruz. Dostlar birbirini aldatmamalı.” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden satırbaşları…
Suriye, Irak, Libya, Filistin’de yaşanan acılar ortadadır. Mescid-i Aksa’da yaşananlar bunun bir örneğidir. Pervasızlıklar İslam dünyasını derinden üzmektedir.
Harem-i Şerif’e yönelik kısıtlamalar ile Müslümanların onurunun incitilmesi karşısında İslam dünyasının tepkisiz kalması beklenemez.
Kudüs’te yapılan hak ihlalleri Müslümanların da başkalarının haklarını ihlal etmesine asla gerekçe olamaz. Başka dinlere mensup insanların ibadethanelerine halel getirmek bizim medeniyetimizde asla yoktur.
Mescid-i Aksa çevresinde sükunetin yeniden hakim olması için yoğun çaba sarfediyoruz. İsrail hukuka, insani değerlere uygun davranmalı. Bölgede gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmak gerekiyor.
İslam dünyasının yeni krizlere ihtiyacı yok. Katara krizinin çözümü için Kuveyt’in yürüttüğü arabuluculuk çalışmalarını destekliyoruz. Çözüme katkı sağlayacak her türlü girişimin arkasındayız.
Ziyaretimizin ilk durağı bölgenin büyüğü, akil devleti Suudi Arabistandır. Son yıllarda bu ülke ile ilişkilerimizi geliştirdik. Suriye meselesinde yakın diyalog içinde olduk. Ticari ilişkilerimizde de gelişme var. Körfez’in büyüğü olarak Katar krizinin çözümü için Suudi Arabistan kilit ülke.
(‘Sabrımız tükendi’ diyen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’e) Türkiye’nin içişlerine kimse karışamaz.
Türkiye’deki Alman şirketlerine karşı soruşturma, kovuşturma yoktur, öyle bir şey yok.
Türkiye Cumhuriyeti Devletine darbe girişimde bulunan FETÖ terör örgütünün birçok mensubu şu anda Almanya’da cirit atıyor. Bunların isimleri verildi. Bütün bunlara yönelik aramızda suçluluların iadesi anlaşması olmasına rağmen bunlar bize iade edilmeyecek, siz sürekli olarak iki tane burada, bir tanesi tutuklu olmak kaydıyla, bir diğeri de şu anda gözaltı süresi henüz dolmadı bildiğim kadarıyla böyle bir süreçte olmasına rağmen, kalkıp bunlarla Türkiye’yi sıkıştıracaksınız, yok böyle bir şey. Türkiye burada yargının gereği neyse bu yargı sürecini işletmektedir ama Almanya’da şu anda siyasetin içerisinde olanlar kalkıp da ekimde yapılacak seçimler için böyle bir, adeta pazar oluşturmaya çalışıyorlarsa o bizi pek de ilgilendirmiyor. O başka bir şey, bu başka bir şey.
Alman Dışişleri Bakanı’nın şahsında Alman yetkililerine şu ana kadar bir şeyi devamlı söyledim. Lütfen bizler NATO’da beraberiz. Avrupa Birliği süreci içinde müzakereci bir devletiz. Dolayısıyla aramızdaki stratejik ortaklık yeni değil. Uzun zamandır olan bir ortaklığımız var. Bu ortaklığa gölge düşürecek herhangi bir adım atılmamalıdır. Türkiye’den kaçan teröristleri eğer siz kalkar Almanya’da barındırırsanız, onlara hatta teşvik imkanı verirseniz, bunlar üstelik bir de suçlu konumunda olursa ki Türkiye’de yargılanıp, suçlu görüldüğü halde tutuksuz yargılanma sebebiyle serbest bırakılanı, Türkiye’den kaçtığı zaman siz alır bağrınıza basarsanız ve bunu çeşitli devlete ait toplantılarda konuşturmak suretiyle ödüllendirirseniz, Cumhurbaşkanlığı makamında bunları ağırlarsanız, kusura bakmayın bizim sizlere bakışımız o kadar rahat olmaz.
“Ha Ali, ha Veli. Değişen bir şey yok. Biz kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Her ikisi de aynı. Bunların nerede nasıl cirit attığı ortada. Aslolan tabelayı değiştirmek değil, içeride ne var budur. Bunları zaten istihbaratı ile takip eden Türkiye var. Kollarındaki kokartlarla terör örgütünün kokartını taşıyanları da biliyoruz. Dostlar birbirini aldatmamalı.”