AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan: Bu 5 isim asla o zikrettiği şirkete para göndermiş değil. Mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Ortada yurt dışına giden tek kuruş para yok.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de Orman Bakanlığı toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, yakınlarının vergi cennetindeki bir şirkete milyonlarca dolar gönderdiği açıklamalarına yanıt verdi.
Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
"Büyükşehir belediye başkanlığım döneminde İstanbul susuzluktan kıvranıyordu. Su getirmekle görevli olan İSKİ tam manasıyla iflas etmiş, her tarafı dökülen adı sadece yolsuzluklarla anılan bir kurum haline gelmişti. Ve tabi o zaman bu kardeşiniz de belediyeyi CHP’den almıştı. İSKİ’nin başında da tabi ki CHP’li belediye başkanının atamış olduğu bir genel müdür vardı, tabi görevden aldık yerine de Veysel hocamızı genel müdür yaptık. Ve İSKİ’yi Veysel hocamızla birlikte ayağa kaldırdık.
O dönemde kendi imkanlarımızla yaptığımız 7 barajla, kurduğumuz 600 su kanalizasyon arıtma tesisiyle meseleyi kökten hallettik. Hatırlayın o günleri, herkes elinde bidonlarla giderler su istasyonlarından… O dönemde su istasyonları kuruldu, istasyonda kuyrukta elinde bidon, anneler babalar çocuklar o günleri yaşadık. Ne yaparlardı peki? Evlerindeki küvetleri istasyondan aldıkları suyla doldururlardı. Artık banyo yapmak bile zora girmişti. Bugünleri bize kim yaşattı? O CHP zihniyeti yaşattı. Bizler 2,5 milyar dolar borçla İBB’yi devraldık. Ve bir taraftan borç ödedik, bir taraftan da İSKİ’yi ayağa kaldırdık. Bir taraftan İstanbul’u o çöp dağlarından temizledik. Hatırlayın Ümraniye’de patlayan çöplüğü orada 40’a yakın vatandaşımız oldu. Bunlar hep CHP zihniyetinin bedeliydi.
İktidara geldik, gördük ki 76 şehrimizde içme suyu sıkıntısı yaşıyor. Bu sefer Veysel hocamızı DSİ’nin ardından da bakanlığın başına getirdik. Hamdolsun 81 vilayetin tamamında içme suyu meselesini büyük oranda çözdük. Sadece içme suyu değil her alanda tarihi projeleri hayata geçiren bir ülke haline geldik. Yollar, köprüler, trenler, barajlar, konut, işyerleri, havaalanları, artık evinden yarım saat mesafede havaalanına gidiyorsun. Ondan sonra da ülkemin ücra köşesinde 1 saat 20 – 40 dakikada ulaşma imkanına kavuştuk. Batıda ne varsa doğuda o var, güneyde ne varsa kuzeyde o var. eskiden baraj gibi işleri yabancı firmalar yapardı. Çünkü ülkemizin birikimi çok sınırlıydı. Biz altyapı yatırımlarında da yerli ve milli bir anlayışı öne çıkardık. Anladın mı Kemal?
Artık en iddialı projeleri dahi, kendi müteahhitlerimizle mühendislerimizle yapabiliyoruz. İstanbul’daki yeni havalimanı bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Dünyada müteahhit hizmetlerinde Çin’in ardından ikinci sıraya yerleştik. AK Parti iktidarları döneminde hizmete alınan baraj sayısı 508’dir.
Sadece ülkemizle sınırlı kalmadık, KKTC’ye de su götürdük. 250 metre derinlikte, aslında bu dünyada uygulanabilir bir şey değildi, bu adımı attık. Ve Kuzey Kıbrıs’ta da bunun bütün dağıtımını bizler yüklendik. Afrika’da da 2 milyona yakın insanın temiz içme suyuna kavuşmasını temin ettik. Eskiden baraj inşaatları öylesine uzun sürerdi ki, yıllarca hayvanların otladığını görürdük. Şimdi her eserin temeli atılırken açılış tarihini, pazarlıkla biraz da öne çıkararak ilan ediyoruz.
Bir başka başarılı olduğumuz alan ağaç dikimidir. Camilerden okullara yol kenarlarından hastanelere kadar ağaçlandırma çalışmalarını sürdürüyoruz. 2023 yılına kadar inşallah 7 milyar fidanı toprakla buluşturmuş olacağız. Dedim ya çevrecilik de bizimle kimse yarışamaz, boşuna konuşmasınlar. Yok Greenpeace’ciymiş, yok şucuymuş yok bucuymuş bunların hepsi hikaye, onlara sormak lazım. Kaç ağaç diktiniz onu söyleyin. Biz yaptıklarımızla konuşuyoruz.
Geçtiğimiz 15 yılda sadece orman ve su işleri alanında değil, her konuda ülkemize adeta çağ atlattık. Eğitimde 270 bin yeni derslik inşa ederek, öğretmen sayımızı 906 bine çıkartarak… Şimdi konuşuyorlar ya, “öğretmenlere şu kadar para verseniz bu kadar para verseniz…” Bizim verdiğimiz parayı kim verdi? Biz ilk geldiğimizde bir öğretmenin aldığı maaş 560-570 liraydı. Şimdiyse yeni başlayan öğretmenin aldığı maaş 3 bin lira civarında. Ben yatırımlara girmiyorum, oraya girdiğimiz zaman çok farklı. Annelere eğer hakikaten yoksulsa onlara eğitimde verilen destekler. Sadece üniversiteli öğrencilere biz burs vermedik. Aynı zamanda ilköğretimde olanlara da mali noktada destek verdik. Üniversite sayımızı 75’ten 185’e ulaştırdık.
Marmaray gibi, Avrasya Tüneli gibi, Osmangazi Köprüsü gibi, Bakü Tiflis Kars gibi dev projelere biz imza attık ve hayata geçirdik. Haberin var mı Kılıçdaroğlu?
İstanbul’un yeni havalimanı başta olmak üzere pek çok önemli proje devam ediyor. İlk etabı önümüzdeki yıl sonu bitecek. Türkiye’nin IMF’ye olan borcu 23,5 milyar dolardı, 2013 Türkiye’nin IMF’ye borcu yok. Kılıçdaroğlu bundan haberin var mı? Biz geldiğimizde Merkez bankamızda 28 milyar rezervimiz vardı, şu anda 117-120 milyar arasında seyrediyor. 3500 dolardan aldığımız kişi başı milli geliri 11 bin dolar seviyesine ulaştırdık. Türkiye 36 milyar dolar ihracat yapıyordu. Şimdi 155 milyar dolar seviyesine doğru gidiyoruz. 9 milyon kişiye ilave istihdam oluşturduk. Büyümede beklentileri alt üst eden rakamlara ulaşıyoruz.
Bu zat geçtiğimiz gün çıktı cumhurbaşkanı ve ailesi yurt dışındaki hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi, dedi. Kendisini müfteri ilan ederek ispata davet ettik. Dün çıktı şu kişi şu kadar milyon dolar gönderdi dedi. Elindeki bir tomar kağıdı sallayarak işte dekontlar dedi. Ne gazetecilere ne savcılığa vermedi. O kağıtların ne olduğunu şimdilik bir kendisi bir de eline tutuşturanlar biliyor. İlk iftira atışı değil. İsviçre'de hesaplarım olduğunu söyledi. Belge gösteremedi kepaze oldu. İspat ederse cumhurbaşkanlığını bırakacağımı söyledim. Ama sen de milletin başına bela olmaktan çekileceksin. Aynı taktiği CHP'nin eski genel başkanı Deniz Baykal'a uygulayarak onu da sıkıntıya soktu. Siyasete girmeyeceğim, dedi. Girdi.
Şu andaki Çevre ve Şehircilik Bakanımızın Kayseri Büyükşehir Belediye başkanı olduğu dönemde saçma sapan iddialar ortaya attı. Kanıtlayamadığı için tazminat ödemek zorunda kaldı. Bir ara da Bakırköy'de TÜRGEV'e 20 dönümlük arazi verildiğini söyledi, iddiasını ortaya koyamadı. Külliye için altın klozet iddialarına kadar akla ziyan yalanları diline pelesenk etmişti. Özür dilemeyi aklından bile geçirmedi. Bir ara FETÖ'cü vekilin ismini açıklayacağını söylemişti. CHP'nin iki vekili Amerika'da kurulan kumpasın içinde yer almıştır. Bunun adı muhalefet olamaz, insanlık bile değil. Anamuhalefet bunun yükünü daha fazla çekmemeli. Bu zatın başında olduğu CHP Türkiye gibi bir ülkenin anamuhalefet partisini bu hale düşürmeye hakkı yoktur. Bazı vekillerin yurt dışına bilgi taşıdığını biliyoruz.
Aslında anamuhalefetin içinde debelendiği durum işimize geliyor. Yerli ve milli duruş sahibi CHP'liler adına üzülüyoruz.
Dün bu zatın hezeyanlarını ortaya dökmesinin ardından arkadaşlarımızın avukatı açıklama yapmıştır. Bu açıklamada iddialar yalanlanarak, belgelerin savcılığa verilmesi, medyayla paylaşılması çağrısında bulunuldu. Aynı çağrıyı tekrarlıyorum. Belgeleri kürsüden sallamayı bırak, ilgili mercilerle paylaş, savcılığa teslim et. Bugüne kadar o kürsüden salladığın her kağıt ya yalan ya yanlış çıktı.
Zatın kürsüden isimlerin çoğu önemli işler yapmış işadamlarıdır. Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı, başbakan değilken de bu insanlar ticaretle uğraşıyordu. Bu zatta zerre kadar şahsiyet varsa Mustafa Gündoğan ne zaman kalem müdürlüğü yapmış ispatla. Bu zat işadamı. Bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiğini iddia etti. İsimler tarihler rakamlar zikretti. İddiası yurt dışında şirkete milyon dolarlar gönderdiği. Bu 5 isim asla o zikrettiği şirkete para göndermiş değil. Mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Ortada yurtdışına giden tek kuruş para yok.
Bu zat bir kez daha müfteri durumuna düştü mü, düştü. Yüzü kızaracak mı, sanmıyorum.
Milletimiz eski Türkiye'nin son temsilcisini hak ettiği yere gönderecektir. Bu zat Suriyelilere harcanan 30 milyar doları sordu. Gezi eylemlerinde, çukur eylemlerindeki zararın hesabını sorduğunu görmedim.
Türkiye Suriyeliler için AFAD eliyle 2,5 milyar dolar, belediye hizmetlerine 6 milyar, STK'lere 1,2 milyar dolar, sınırlarımız içinde ve dışında eğitim ve sağlık hizmetleri sınırsızdır. Personelin maliyeti var. Kamu düzeni güvenliği, amortisman maliyetleri var. Suriyelilere sadece kamu kuruluşları değil, asıl yardımı milletimiz yapıyor. Kayıtlara girmemiş yardımlar var.
Bu 5 isim dava açacak. Ben de dava açacağım."
Vişne Haber Ajansı