loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Ergene Nehri artık öldürüyor

Ergene Nehri artık öldürüyor
Tarih: 10.06.2013 - 07:29
Kategori: Bilgilendirme

Topçu Kışlasına da, Ergene nehrine akıtılan kimyasal suların Marmara denizine enjekte edilmesine de karşıyız.

Topçu Kışlasına da, Ergene nehrine akıtılan kimyasal suların Marmara denizine enjekte edilmesine de karşıyız.

Biz Ergene İnisiyatifi olarak şimdiye kadar 5 Haziran Dünya Çevre Gününe “Dünya Mücadele Günü”dür demiştik. Şimdi ise; yaşam alanlarımızın bütünlüklü olarak sermayenin birikimine sokulması sebebiyle gün ekoloji mücadelesi günüdür...

Öncelikle biz, hükümet ve yandaşları gibi gezi parkı direnişini 3-5 ağacın kesilmesi olarak görmüyoruz.

Ergene İnisiyatifi olarak diyoruz ki;

On yıllardan bu yana çevre konusunda halk ayrı, devlet ayrı yere düşmüş durumdadır.

Bir tarafta doğayı kaynak olarak gören devlet ve şirketler, diğer yanda bu gün taksim gezi parkında ve Türkiye'nin dört bir yanında doğayı varlık olarak gören halk ile karşı karşıya gelmiştir.

Devlet, yaşam alanlarının tahrip olmasına aldırmadan ekonomik kalkınmayı yaşama yeğlemekte, “şirketler doğal varlıklarımızı kullansın, semirsin, bu şekilde kalkınırız” demektedir.

Tüm örgütlü, örgütsüz halk da, “doğa, toplumsal varlıktır; canlı ve cansız varlıkların doğadan özgürce yararlanması halinde doğal denge korunur. Dünya yaşanılır olur. Asıl zenginlik yaşamdır, yaşamı var etmektir” demektedirler.
Bunu söylemek için sokaklara çıkan dün Metin Lokumcu, bugün, Abdullah Cömert, Ethem Sarı tütün, Mehmet Ayvalıtaş ve Turan Aktaş’ın ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan yaşam savunucularına da acil şifalar diliyoruz.

Yer altı ve yer üstü sularımızı ve topraklarımızı kirleterek, kullanılamaz hale sokan maden aramaları ve işletmeleri için şirketlere ruhsatlar verilmektedir. Ruhsatı alan şirketler gözlerini kırpmadan yüz yılda meydana gelmiş ağaçları kesebilmekte, bir şirketin kazanacağı para için tüm toplumun yararlandığı, canlıların yaşam alanlarını yok edilebilmektedir.

Rüzgâr Enerji Santralleri (RES) için on binlerce ağaç kesilmekte, derelere kadar nehir tipi Hidro Elektirik Santralleri kurulmakta yada sanayicinin ve belediyelerin kanalizasyonu boca edilmekte , meralar kullanılamaz kılınmakta, doğanın ekolojik dengesi bozulmaktadır.

Rant için icat edilen Kanal İstanbul, 3. Hava Alanı, 3. Boğaz Köprüsü ve Kanal İstanbul gibi çılgın projelerle sermayedarlar büyütülmekte , Trakya'nın akciğeri Istranca ormanları feda edilebilmekte, doğa geri dönüşümsüz biçimde tahrip olmaktadır. Bu rant alanlarını açmak için 4 milyona yakın ağacı kesmeyi göze alarak ormanlar rantiyecilerin talanına açılmak istenmekte, doğa ve ekolojiyi geri dönüşümsüz biçimde tahrip etmenin önünü açmak için torba yasaların içine gizleyerek “ÇED’lere gerek yoktur!” kılıflı yasalar çıkarmaktadırlar.

Yüz binlerce yılda oluşmuş en verimli tarım topraklarına sahip Ergene Ovası da, sanayi kuruluşlarının hiçbir arıtma uygulamadan doğaya enjekte ettiği kimyasal atıklarla yok olmaktadır.

30 yıl öncesine kadar çevresine hayat veren Ergene Nehri artık öldürüyor… Hiçbir arıtma yapmayan sanayi kuruluşları kimyasal atıklarını Ergene Nehrine dökerken şimdi bu atıkların adresi olarak Marmara Denizi gösterilmektedir.

Radyoaktif içerikli atıkları bertaraf etmek amaçlı Trakya'da kurulmak istenen 7 adet tehlikeli atık tesisi kurarak Avrupa’nın bütün çöplerinin adresi yapılmak istenmektedir.Yeni rant alanları yaratma amaçlı 3.
Şarköy’de ve Aşağı Sevindikli Köyünde yapılmak istenen Termik santrallerin yapım izinleri alındı…

Kırklareli’nde, Vize’de açılan taş ocakları ile de İğne ada’da yapımı planlanan Nükleer Santral sağlığımıza, geleceğimize, yaşamımıza saldırıları giderek artıyor.

Bizler Ergene İnisiyatifi olarak yaşam alanlarımızın sermayenin birikimine sunulmasına karşı DİRENECEĞİZ. KAZANACAĞIZ

Ergene İnisiyatifi

Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları