Binlerce kişi Foca'da yaptıkları yürüyüşle, terörü, emperyalizmi ve onun temsilçisi AKP'yi uyardı, ''Kararlılığımız, 1919’daki kararlılıktır! Aydınlığımız, Cumhuriyet aydınlığıdır''...
Binlerce kişi Foca'da yaptıkları yürüyüşle, terörü, emperyalizmi ve onun temsilçisi AKP'yi uyardı, ''Kararlılığımız, 1919’daki kararlılıktır! Aydınlığımız, Cumhuriyet aydınlığıdır''...
Hazırlanan basın metnini İzmir gazeteciler cemiyeti başkanı Fikret Alan bileşenler adına okudu...
Sevgili Foçalılar,
Değerli Foça Dostları,
Ülkemizin aydınlık insanları!
9 Ağustos 2012, Perşembe günü sabahı , Foça’da askerimize yapılan saldırı, ülkenin bütünlüğüne, ulusal birliğimize yapılmış bir saldırıdır.
Öncelikle şunun bilincinde olmak zorundayız: Emperyalizm ve işbirlikçileri, Türkiye’yi, 1919’daki Sevr döneminin parçalanmış, bölük pörçük hale getirilmiş, çaresizlik ve olanaksızlıklarla kuşatılmış kara günlerine döndürmek amacındadırlar. Şu bilinsin ki, Türk ulusu buna asla izin vermeyecektir.
Bugün Türkiye üzerine oynanan oyunları iyi görmek, doğru değerlendirmek ve buna göre sağlıklı, özgüvenimize yaraşır önlemler almak gerekmektedir.
Emperyalizm, dünyanın bütün geri kalmış, yoksul halklarını, insanlarını acımasızca sömürmektedir. Sömürüsünü sürdürebilmek için ise, göz koyduğu dünya topraklarındaki değerlere sahip olmak için, oradaki insanları, türlü bahanelerle birbirine düşürmekte ve çatıştırmaktadır. Böylece, kendisiyle olan asıl çelişkiyi gözden kaçırmakta, bu çatışmalar sonucunda yarattığı zafiyetle amacına ulaşmaktadır.
Türkiye üzerine oynanan pek çok oyun vardır ve oyunların her biri büyük senaryonun birer parçasıdır. Büyük Ortadoğu Projesi’yle, bölge halklarına dayatılan yeni harita, Türkiye’ye de dayatılmak istenmektedir.Ülkemizi yönetenler ise, uzak ülkelerin çıkarları doğrultusunda, onların planlarının gerçekleşmesi için çalışarak, komşu ülkelerin iç işlerine karışmakta, bu uğurda, bizi savaşa sürüklemeyi bile göze almaktadırlar. Oysa, dört yanımızda yeni düşmanlar yaratmak yerine, içimizdeki düşmanla yeterince mücadele ederek onu yok etmek ve ulusumuzu huzura kavuşturmak onların asli görevidir. Buradan onlara, bir kez daha görevlerini hatırlatıyor ve “Efendiler, kendinize gelin!” diyoruz..
Türkiye zor ve zorlu günler geçirmektedir. Bütün kaynaklarının bir bir elinden alındığı, halkın dişiyle tırnağıyla var ettiği Cumhuriyet kazanımlarının ve ulusal zenginliklerin hızla el değiştirdiği bir soygun ve talan düzeni yaşanmaktadır.
Bugünkü siyasi iktidarın, yalnızca maddi değerlerimizi, ulusal varlıklarımızı değil; devletimizin temel kurumlarını, değerlerini ve yapısını düzeltilemez şekilde bozduğu bir kaos dönemindeyiz.
Bizi daha da zayıf düşürerek, bitmez tükenmez çatışmaların, sürekli kanayan bir yara haline gelen etnik köken ayrışmalarının kurbanı yapmak istemektedirler. Şu bilinmelidir ki; böyle bir çatışma, taraflardan hiçbirinin yüzünü güldürecek sonuçlar doğuramaz. Kinle, kanla, ihanetle, uşaklıkla, başkaları adına kalkışılmış başkaldırılarla varılacak nokta; bütün tarafların harap ve bitap düşerek, asıl “büyük el”in isteğini gerçekleştirmesinden öte bir şeye yaramayacaktır.
Terör, en kutsal insan hakkı olan yaşam hakkını hedef almakta ve insani değerleri tehdit etmektedir. Terörün amacı, sarsıcı olaylarla toplumsal bir travma ve yılgınlık yaratmaktır. Hak ve özgürlükleri, kardeşlik duygularını yok ederek; kinle, kanla ve nefretle dolu yeni dönemlerin kapısını açarak, kölesi oldukları emperyalistlere, ülkeleri, kanlı kelleler olarak sunmaktır!
Yaşadıklarımızdan almamız gereken dersler var. Anadolu, yüzyılların savruluşlarıyla kendisinde toplanan insanlarımızın, yani birçok etnik değerin harman olduğu ve o kaynaşmayla yeni bir gücün doğduğu bir büyük toprak parçasıdır.
Onu bölüp parçalamak, onun rengârenk açmış “bağımsızlık gülü”nü koparmak istiyorlar.
Bu oyunlara gelmeyeceğiz!
Emperyalizme uşaklık ve işbirlikçilik eden hainler dışındaki bütün yurttaşlarımızın kardeş olduğunu ve kardeşçe yaşamak istediklerini biliyoruz ve buna yürekten inanıyoruz.
Emperyalizmin ve hainlerin tuzaklarını bozacağız. Onları yok edinceye kadar savaş ve uğraş vereceğiz. Bunun için gaflet ve dalalet içinde olmayacağız!
Kararlılığımız, 1919’daki kararlılıktır! Aydınlığımız, Cumhuriyet aydınlığıdır.
Türkiye’yi bu oyunların içinden çekip almak ve her bakımdan düze çıkarmak, çağdaş ve onurlu kimliğiyle yaşamını sürdürmesini sağlamak, namus borcumuzdur.
Yurdumuzda, kirli amaçlar uğruna gerçekleştirilen kanlı olayların tümünü ve Foça’da, 9 Ağustos günü yaşanan terör olayını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Şehitlerimize rahmet, acılı ailelerine ve sevenlerine dayanma gücü, yaralılarımıza acil şifalar, büyük ulusumuza başsağlığı diliyoruz!
Foça ve İzmir aydınlığının Türkiye’yi sarması dileğiyle, kamuoyunu selamlıyoruz.
Vişne Haber Ajansı