loading
close
SON DAKİKALAR

Askıdaki seçmen listeleri kafa karıştırıyor

Can Ataklı
Tarih: 09.01.2024
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Ancak hemen herkesin bir şikâyeti var. O da seçmen listelerinin seçmenlerin kayıtlı olduğu yerlere göre değil de alfabetik sıraya göre dizilmiş olmaları.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Tişörtleri farklı bir şekilde boyamak

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi “Bu uyarı sana Ali Koç” demiş.

Selvi’nin uyarı dediği AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisinin belediye başkan adaylarını açıklamak için düzenlediği toplantıda söylediği sözler.

Erdoğan bu konuşmasında aynen şunu söyledi; “Her karışı terle ve kanla sulanmış vatan toprakları üzerinde ameliyat yapmaya kalkanlara meydanın boş olmadığını, milletimizin istiklaline ve istikbaline sıkı sıkıya sarıldığını göstermek boynumuzun borcudur. Riyad’dan size ekmek çıkmaz. Tişörtleri farklı bir şekilde boyamak, size bir şey kazandırmaz.”

Bunun Ali Koç’a bir uyarı olduğunu söylüyor Hürriyet yazarı.

Ancak herhalde bu satırları okuyan herkesin gözü “boyalı tişört” tanımına takılmıştır.

Erdoğan “Tişörtleri farklı şekilde boyamak size bir şey kazandırmaz” diyor.

Kastettiği ne acaba?

Tişörtler hangi renge boyandı?

Aslında Erdoğan’ın “boyalı tişört” dediği üzerinde Atatürk fotoğrafı olan formalar değil mi?

Peki Erdoğan “Atatürk fotoğraflı” demek yerine neden “boyalı tişört” tanımını kullanıyor.

Dikkat ettiyseniz Riyad skandalından bu yana Erdoğan konuyu birkaç kere dile getirdi ama  Suudiler’den de Atatürk fotoğraflı formalardan da söz etmedi.

Sanıyorum bu maçta yaşanan skandal AKP’lilerin bile tepkisini çektiği için Erdoğan da konudan uzak durmaya çalışıyor.

Adlı adınca Atatürk’ten söz etmesinin toplumda farklı algılanacağından endişe ediyor.

Çareyi skandalın aslı olan Atatürk konusundan uzak tutmaya ve sorumluluğu “spora siyaset karıştırıyorlar” iddiası ile özellikle Fenerbahçe ve başkanının üzerine yıkmaya çabalıyor.

Bu amaçla emrindeki kimi yandaş yazarları devreye sokarak bir algı oluşturuyor.

Şunu açıkça görüyoruz; Yandaş medya olay anında bu yana maçın neden oynanmadığını hiç dile getirmedi.

“Sözleşme” dediler “organizasyon bozukluğu” dediler “operasyon çekiliyor” dediler ama bir kere bile Atatürk fotoğraflı formadan ve sahaya çıkarken taşınacak “Yurtta sulh cihanda sulh” pankartından söz etmediler.

Edenler de “Atatürk’ün adının arkasına saklanmaya çalışan vatan hainleri” imasında bulundu.

Erdoğan muhalefeti “terörle işbirliği” ve şimdi yeni buldukları “Kelime-i şahadetten bile korkuyorlar” sözü ile köşeye sıkıştıracağı sırada elbette AKP’lilerin de hassas olduğu Atatürk’ten uzak durmaya çalışacaktır.

Buna karşı Atatürk’ten söz etmemeye çalışırken “boyalı tişört” sözünü kullanması vahimdir.

KOMİK

Sosyal medyaya bakınca sanki Türkiye pespembe bir ülke

Herhangi bir konuda biraz da iktidarı eleştiren türde paylaşım yaptığınız an sosyal medya trolleri anında ayağa kalkıyor.

Örneğin ekonomideki kötü gidişi mi ele aldınız, bir bakıyorsunuz mesajınızın altına yüzlerce yorum yapılmış.

Hepsi de sizi cahillikle suçluyor, ekonominin çok iyi olduğunu söylüyor.

Ya da bir seçim yorumu mu yaptınız, altına döşeniyorlar “Yine yankı odaları açıldı, hayal görüyorsunuz” gibi yorumları.

Bunlara bakınca iktidara oy veren herkesin durumdan çok memnun olduğunu, hiçbir şikâyetin olmadığını zannedersiniz.

Sadece şu mesaj bile durumun içler acısı halini göstermek açısından bir örnek sanıyorum;

Seçim sonrası devam eden siyasi istikrar, para politikasındaki normalleşme, enflasyondaki mücadeledeki kararlılık, kredi notu görünümündeki iyileşme, cari açık ve risk primindeki gerileme yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisini özellikle son 2 aydır belirgin bir şekilde artırdı. Ekonomi yönetiminin uluslararası yatırımcılarla görüşmelerinin pozitif etkisiyle hisse senedi ile tahvil piyasasına girişler hızlanırken, Türkiye’yi merak eden yabancılardan gelen talep, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na da (TCMB) bir ilk yapma imkânı getirdi.”

Şu cümlenin güzelliğine bakar mısınız?

Sanki Türkiye’de yaşamıyoruz hiçbirimiz.

YENİ ÖĞRENDİM

FOX TV’nin adı neden değişiyor?

Son günlerde önde gelen medya dedikodularının biri Fox TV ile ilgiliydi.

Yapılan açıklamalara göre Fox TV’nin adı bir süre sonra değiştirilecek.

Peki neden?

Özellikle yandaş medya bu isim değişikliğinin üzerine hevesle atladı.

Amerika’daki Fox TV’nin İsrail’e açıktan destek vermesi Türkiye ile de ilişkilendirilerek Fox TV için ağır hakaretlerin yapıldığı paylaşımları da gördük.

Oysa isim değişikliğinin aslı başka. Fox TV bir süre önce 52 milyar dolar gibi astronomik bir bedel karşılığı Disney grubuna satıldı.

Ancak Fox’un kurucusu dünyanın en büyük medya patronu Rupert Murdock satıştan sonra Fox adının kullanılmasına kısa bir süreliğine izin verdi.

Bu süre doldu, bu nedenle başta Amerika’daki olmak üzere çeşitli ülkelerde Fox TV adı altında yayın yapan bütün kanallar isimlerini değiştirmek zorunda.

Bu arada Disney’in Fox TV’yi Suudiler’e pazarlamak için çaba harcadığı haberleri de var.

ŞAŞIRDIM

Doçent olmak ne kadar kolaymış

Eskiden Türkiye’de akademik kariyer yapmak çok zordu.

Şimdi “araştırma görevlisi” diyorlar eskiden “asistan” denirdi o bile ne kadar meşakkatliydi anlatamam.

Doçent olabilmek için çok ciddi bir tez hazırlamak gerekirdi.

Sadece iyi tez de yeterli değildi, sınava gireceksiniz, tatmin edici cevaplar vereceksiniz, tezinizi iyi sunacaksınız, jürideki öğretim görevlilerini ikna edeceksiniz.

Ama “Yeni Türkiye” denilen yerde doçentlik sonra da profesörlük ortaokuldan liseye geçmek kadar kolaylaşmış.

Örneğin 2023’te 9 bin kişi doçent olmak için başvurmuş. Sınav falan yok. Sadece belirlenmiş jüri ile dosya üzerinden doçent olunabiliyor.

Doçent olamayan da idare mahkemesine gidiyor. Oradan direkt doçent olarak atanıyor.

Tezler ise “kopyala-yapıştır” hazırlanıyor, zaten “doçent olmasına karar verilenlerin” tezleri okunmuyor bile.

Eğitimin ruhuna Fatiha okumak yararlı olur mu acaba?

BUNU YAZMAK GEREK

Askıdaki seçmen listeleri kafa karıştırıyor

Seçmen listeleri askıya çıkarıldı.

Bir önceki seçimlerde çok ciddi iddialar ortaya atıldığı için milyonlarca seçmen bu sefer biraz daha titiz davranıyor.

Muhtarlıklar seçmen kütüklerinde ismini arayanlarla dolup taşıyor.

Ancak hemen herkesin bir şikâyeti var.

O da seçmen listelerinin seçmenlerin kayıtlı olduğu yerlere göre değil de alfabetik sıraya göre dizilmiş olmaları.

Böyle olunca kimse kendi apartmanındaki diğer seçmenleri göremiyor.

İsmini soyadına göre düzenlenmiş alfabetik sıralamada bulmak belki kolay ama diğer seçmenleri de kontrol etmek neredeyse olanaksız oluyor.

Bizim mahallenin muhtarına “Bu yeni uygulama mı?” diye sordum

“Değil” dedi, geçen seçimlerde de listeler böyle gelmiş.

Peki daha önce?

İnternette seçmen listelerinin askıya çıkarken düzenlenmesi ile ilgili bir bilgi bulamadım.

Acaba listeler hep böyle mi askıya çıkıyordu?

Muhalefetin bu konuyu bugüne kadar hiç dile getirmemiş olması bile seçmen kütüklerine dikkatin ne kadar eksik olduğunu göstermiyor mu?

Bu seçmen listelerine bakarak oturduğumuz apartmanda bile fazladan yazılmış seçmen olup olmadığını öğrenmek olanaksız.

ŞAKA GİBİ

50 trilyon dolarlık tarihi buluşma

Yandaş medya haber çarpıtmada ve algı yaratmada pek mahir.

Bunun son örneği Amerikalı bazı fon yöneticilerinin Mehmet Şimşek ve Gaye Erkan ile yapacağı toplantı haberlerinde de kendini gösterdi.

Yandaş medya haberi “50 trilyon dolarlık buluşma” başlıkları ile verdi.

Bu başlığı okuduğunuzda sanki Türkiye’ye 50 trilyon dolarlık yatırım yapılacağı hissine kapılıyorsunuz.

Oysa haberin doğru tarafı şu; toplantıya katılacak olan fonların toplam yönettikleri varlık 50 trilyon doları buluyor.

Bu fonlar dünyanın her ülkesine kredi desteği veriyor.

Bu haberler tıpkı Suudi Arabistan’ın toplam 3.3 trilyon dolarlık dış yatırım haberindeki gibi oldu.

O zaman da bizim yandaş medya sanki Suudiler 10 yıl içinde Türkiye’de 3.3 trilyon dolarlık yatırım yapacaklarmış gibi yayınlamıştı haberi.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları