loading
close
SON DAKİKALAR

Millet İttifakı’nın küçük üyelerinin orası burası oynamaya başladı

Can Ataklı
Tarih: 20.06.2023
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Kılıçdaroğlu’na büyük görev.

ANALİZ

Kılıçdaroğlu’na büyük görev

Muhalefetin seçim kampanyası umut üzerine inşa edilmişti.

İki elle yapılan kalp işareti kampanyanın simgesi olmuştu.

Halka “gelecek olan bahar” müjdesi veriliyordu.

İnsanlar daha mutlu, daha refah içinde olacaklardı.

Gelecekten endişe duymayacaklardı.

Demokrasi gelecek hukuk sistemi yerine oturtulacak, adalet sağlanacaktı.

İnsanlar özgür olacak, söylediği bir söz, attığı bir tweet yüzünden mahkeme kapılarında sürünmeyecekti.

Eleştiri, en doğal hak kabul edilerek milletin sesi dinlenecekti.

Her türlü yolsuzluğun, adam kayırmanın, usulsüzlüğün ve hırsızlığın önüne geçilecekti.

İşçiler, emekçiler, memurlar, emekliler daha çok kazanacaktı.

İnsanlar ağır doğal afetlerin faturasını ödemek zorunda kalmayacak devlet bu tür facialarda uğranılan kayıpları hiçbir karşılık beklemeden ödeyecekti.

Cehennemin kapıları kapatılacaktı.

Ama bu ülkede yaşayanların yarısı bu vaatlere inanmadı.

“Soğan edebiyatı yapıyorlar, biz TOGG yapıyoruz” diyenlerin yanında yer aldı.

Seçimi kaybeden muhalefetin seçim öncesi halka sunduğu vaatleri yerine getirmesi artık olanaksız.

Ama bir tanesi var ki, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm muhalefetin bu görevi yerine getirmesi gerekiyor.

O da yurtdışına kaçırılan paraların hesabının sorulmasıdır.

CHP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu seçim kampanyası boyunca her gün bıkmadan usanmadan “Kaçırılan/çalınan paraları geri getireceğini” söyledi.

Bunun 418 milyar dolar olduğunu açıkladı.

“Kimin nerede parası var, kuruşu kuruşuna biliyorum, bunları son kuruşuna kadar ülkeme, yani sizlere getireceğim” diyerek söz verdi.

Şimdi seçimi kaybetti, ancak kaçırılan/çalınan paralar eğer varsa yine orada duruyor.

Kılıçdaroğlu bu parayı kuruşu kuruşuna ve nerede olduğunu biliyorsa artık harekete geçmek zorundadır.

Ülkeden kaçırılan paranın peşine düşmek için ille de iktidarda olmak gerekmiyor.

Paranın nerede olduğu söylenir ve kanıtlanırsa bunun karşısında kimse duramaz.

Ayrıca bir de öneri sunayım:

Dünyada ülkelerden götürülen/çalınan paraların peşine düşen ve bunu mutlaka bulan çok ciddi organizasyonlar var.

Bunlar hile hurda yapmadan, kaynağından itibaren parayı dikkatle izleyerek buluyor.

Hiçbir şey yapılamasa bile bu kuruluşlara başvurulur ve iddia edilen paranın izi sürülür.

CHP ne yazık ki şu an “Kılıçdaroğlu gitsin” gürültüleri içinde ne yapacağını bilemez halde savruluyor.

Kaçırılan/çalınan paranın peşine düşülmesi ve bunun kanıtlanması ülkeye de CHP’ye de nefes aldırır.

Kılıçdaroğlu tez elden çalışmaya başlamalı ve sanki iktidara gelmiş gibi bu milletin parasının peşine düşmelidir.

Bu onun verdiği söz gereği tarihi bir görevidir.

OKURDAN MESAJ

Sıkıntıyı, eğitimli iş yapan kesim çekiyor

Yıllardır tanıdığım Edirneli okurum Nasip Büke, zaman zaman başından geçenleri anlatan mesajlar gönderir.

Son gönderdiği mesaj bir doktorun insanı üzen durumunu anlatıyordu.

Bakın Nasip Büke ne yazmış:

Değerli Can Bey, dükkanıma yaklaşık 7-8 yıldan beri (o zamanlar Edirne Fen Lisesi’nde okuyordu) tanıdığım doktor bir kardeşim geldi…

Çocuk doktoru olarak İzmir Alsancak’ta sadece 6 ay görev yaptıktan sonra pratisyen hekim olarak Edirne’ye dönmüş.

“Neden?” dedim “Nasip Abi, görev yaptığım hastane Alsancak’ta idi ama sabahtan akşama Suriyelilere hizmet ediyordum, anlaşamıyorduk çok kaba hareket ediyorlardı hemen her akşam eve ağlayarak dönüyordum maddi sıkıntı cabası aldığımın maaşın yarısı kiraya gidiyordu. Nefes almak için sahile insen yine Suriyelilerin, göçmenlerin varlığı insanı rahatsız ediyordu ailemin yanına geldim, huzur buldum. Tekrar sınavlara hazırlanıyorum” dedi.

Ülkede en büyük sıkıntıyı kafası çalışan, eğitimli kesim çekiyor. Kiminle konuşsam sıkıntılı, dertli içi dolu.

ÇOK GÜLDÜM

Bir fıkra… İsteyen istediğine yorumlasın

Ankaralı gazeteci dostum Mahir Akkar bir fıkra göndermiş.

Günümüze uygun mu?

Yakıştırma yapılabilir mi?

Valla bilmiyorum, isteyen istediği gibi yorumlasın.

Ben fıkrayı beğendim, sizle de paylaşmak istedim.

Buyurun okuyalım:

BUNDAN DAHA İYİSİNİ BULAMAM

Ankara’nın Tunalı Hilmi Caddesin’deki bir apartmanda bir kriz vardır.

Yaşlı bir hanım her sabah erkenden aşağıya iniyor, kendi halinde, masum, utangaç apartman görevlisine hiç neden yokken bağırıyor, bağırıyor sonra da güler yüzle asansöre binip evine gidiyor.

Kapıcı bu duruma bir dayanır iki dayanır, sonunda pes eder, yöneticiye ayrılacağını söyler.

Yönetici yazılı bir anket yaptırarak tüm maliklerin kapıcıyla ilgili görüşünü alır.

Herkes son derece memnun olduğunu ifade eder.

Hatta kapıcıyı her sabah nedensiz azarlayan yaşlı kadın da kapıcıdan memnundur, üstelik anket kağıdına güzel sözler de yazmıştır.

Yönetici bu duruma şaşırır, yaşlı kadından açıklama ister. “Madem ki her gün azarlıyorsunuz niçin ankette olumlu görüş beyan etmişsiniz?” diye sorar.

Kadın cevaplar: “Evladım ben bunun gibi sessiz, masum, içine kapanık, söylediğimi içine atan kapıcıyı nerden bulacağım? Kesinlikle değişmesini istemiyorum.”

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Millet İttifakı’nın küçük üyelerinin orası burası oynamaya başladı

Son seçimle birlikte demokrasi tarihimizin en garip Meclisi oluştu.

Öncelikle Meclis’e giren siyasi partilerden 7’sinin genel başkanı dışarıda kaldı.

Tabii bunlardan biri Erdoğan ama o tüm ülkenin kaderini elinde tutuyor, Meclis’te olmasına gerek yok zaten.

Buna karşı Millet İttifakı’nın tüm genel başkanları şu an dışarıda.

Diğer gariplik ise, tabii önüne geçilemez bir durumdu, kamuoyundaki karşılıkları yüzde 1’i bile bulmayan 4 parti toplam 37 milletvekilliği kazandı.

Şimdi bu milletvekilleri sanki seçim kaybında hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi yeni duruma kendilerini uydurmaya çalışıyor.

Millet İttifakı’nı oluşturan 6 partiden üçü şu sıralar tek çatı altında bir Meclis grubu kurmaya çalışıyor.

Bunun dışında iktidara göz kırparak “yeni Anayasa’ya destek olabileceklerini” söylüyorlar.

Gerekçeleri masum görünüyor.

Diyorlar ki, “Biz zaten Millet ittifakı olarak 84 maddelik bir taslak hazırlamıştık. Önce bunun üzerinde bir değerlendirme yapılsın ve mutabakata varalım. Ondan sonra bir eksik varsa birlikte tamamlayalım, fazlası varsa çıkartalım. Önce bu halkın değişikliği isteyen yarıya yakının önerdiği Anayasa teklifine bakalım.”

İyi de o hazırlanan maddeler, Millet İttifakı’nın seçimi kazanmasına bağlıydı ve demokrasiye geçişi sağlayacaktı.

Oysa AKP’nin “yeni Anayasa’dan” kastının ne olduğunu dünya-alem biliyor.

Bu sorumsuz küçük partiler kimi kandırıyor böyle?

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Aşırı fiyatlar bayramın tadını kaçırdı

Önümüzde 9 günlük bayram tatili var.

Pek çok kişi kılıfına uydurup 13 günlük bir tatil hayali içinde.

Her yıl bayramlarda, özellikle son yıllarda tam da yaz aylarına geldiği için, akın akın tatil yörelerine koşar.

Bayramlarda en küçük pansiyonlardan en lüks otellere kadar yer bulmak neredeyse olanaksız hale gelir.

Ancak bu yıl durum farklı.

Çok lüks oteller doldu ama orta hallilere hitap eden otellerde büyük boşluklar var.

Son birkaç yıldır gazete haberlerinde yer alan “Bayramda oteller doldu, tek oda bile boş yok” haberlerine baktıktan sonra internet üzerinden durumu test ederim.

Biliyorsunuz çeşitli tur şirketlerinin internet üzerinden rezervasyon yapan hesapları var.

Buraya herhangi bir otel belirtmeden kalacağınız tarihleri, kaç oda istediğinizi varsa çocukların yaş ve sayılarını yazarsınız.

Sistem tarama yapar ve istenilen tarihlere uygun oda olup olmadığını saptayıp size bir liste sunar.

Geçtiğimiz yıllarda bayramda rezervasyon yapılabilecek oteller listesi çok kısa olmuştu.

Genellikle orta fiyatta olan otellerde boşluklar olurdu.

Bu yıl aynı testi yine uyguladım.

Tam da bayram tatiline denk gelen tarihleri yazarak bir oda iki kişilik rezervasyon yaptırmak için tarama yaptırdım.

Çıkan sonuç şaşırttı.

Çünkü çok lüks birkaç otel ve tatil köyü hariç neredeyse tüm otellerde boş yer olduğunu gördüm.

Tabii bunda fiyatların etkisi çok büyük.

Her şey dahil otellerde en düşük fiyat 10 gün için 66 bin lira.

Oda kahvaltı olanlar ise 30-40 bin lira arasında.

Elbette 15-20 bin liralık oteller de var ama onlar da bile sayısız otel çıktı karşıma.

Oteller yerli turistler için özel bir kampanya yaparlar mı bilemem.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları