13,7 milyarlık devasa ihalede büyük kural ihlali
Çiğdem Toker: Yüzde 51 yerlilik oranı koşuluna rağmen, ihalenin yabancı şirket lehine sonuçlanması bir açıklama yapılmasını gerektiriyor.
Konuyla ilgili kaynaklar, lokomotif üretim ve alımı konusunda ASELSAN ve TÜRESAŞ gibi “yerli ve milli şirketlerden” tedarik olanağı olduğunu vurguluyor. Bu imkân dururken, yabancı bir şirkete aktarılacak ödeneğin, yüksek katma değerli üretimin Milli Gelir’e katkısını engellediği de dile getiriliyor.

İlki kamuoyu tepkileri sonucu iptal edilen lokomotif alımı için, TCDD Taşımacılık A.Ş’nin açtığı ikinci ihaleye; Malezyalı ve İsviçreli iki şirket, biri ABD doları, diğeri Euro üzerinden teklif verdi.
35 lokomotif alımı için yapılan ikinci ihalenin, 274 milyon 158 bin Euro’luk teklif sahibi İsviçreli Stadler Rail firmasında kalma olasılığının yüksek olduğu belirtiliyor. Firmanın verdiği teklif, bugünün Euro kuru ile yaklaşık 13 milyar 708 milyon TL’ye karşılık geliyor.
Bu ihalede mevzuat ile sınırları olarak net olarak belirlenmiş “yerlilik” koşuluna uyulmadığı ve gerekçesi hakkında kamu yararı açısından cevap bekleyen sorular ürettiği tartışılıyor.
TCDD tarafından, 2025/1446758 kayıt numarasıyla, açık ihale usulü ve elektronik ortamda yapılan, son teklif verme tarihi 15 Ekim 2025 olarak belirlenen ihalenin tam adı şöyle:
“35 Adet Dizel Elektrikli Anahat Lokomotifi ve %5’i Oranında Yedek Malzemeler ile Bakım ve Onarım için Gerekli Olan Malzemeler, Özel Alet, Test Ekipmanı ve Kolaylıkları ile 3 Yıllık Bakım ve Arıza Onarım Hizmeti (18.750.000 Km.) Temini ihale dokümanı ile bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde Yüklenici tarafından temini ve İdareye teslimi işi.”
35 lokomotif için açılan ihaleye verilen teklifler de şöyle:
-274 milyon 158 bin bin Euro- Stadler Rail
- 245 milyon 545 bin 500 ABD doları- SMH Rail
Yerlilik oranı yüzde 51 olmak zorundayken
“Yerli Ürün Kullanılması” başlıklı 2017/22 sayılı Başbakanlık Genelgesi, ulaştırma alanındaki raylı sistemlere ilişkin ihale ve diğer alımları konu alıyor ve yüzde 51 yerli malı olması koşulu yer alıyor.
Genelge’nin ilgili paragrafı şöyle:
“Emniyet, güvenlik, tasarruf ve rekabet kurallarına uygun hareket edilmesi kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşları ile Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bunlara bağlı veya ilgili kurum, kuruluş ve şirketlerin yapacağı metro, hafif raylı sistem, tramvay ile benzeri kullanılan çeken ve çekilen araçlar, asgari yüzde 51 yerli malı olacaktır.
Türkiye’de üretilen ürün ve hizmetlerin alımına dair teknik şartnameler başta olmak üzere, yerli üretim ve hizmetlerin sunulmasını engelleyen ikincil mevzuat hükümlerine yer verilmeyecektir. Yerli üretim ve alımlarla ilgili olarak ihale ve sair tedarik işlerinde yerli üretim ve hizmetlerin kullanımını sağlayacak teknik ve idari düzenlemelerin teşvik edilmesi için gerekli her türlü tedbir alınacaktır.”
41 milyon Euro avans verilecek
TCDD’nin, ihale sonrasındaki değerlendirmeyi tamamladığı, yakın bir gelecekte de Stadler Rail firmasını sözleşmeye davet edeceği sektörde konuşuluyor, sektörel yayınlarda yer alıyor. TCDD’nin bu ihale için hazırladığı dokümanlara göre, Sözleşme imzalandıktan 15 gün sonra işe başlanması öngörülüyor. Öte yandan, Sözleşme imzalandıktan 45 gün sonra da TCDD’nin, toplam lokomotif bedelinin yüzde 15’ini avans olarak ödemesi öngörülüyor.
Stadler Rail firmasının vermiş olduğu 274 milyon 158 bin euro’nun yüzde 15’i; yani Şirket’e avans olarak ödenecek tutar 41 milyon 123 bin 700 euro’ya karşılık geliyor. Bunun TL cinsinden karşılığı ise 2 milyar TL’yi geçiyor.
Kamu sermayeli bir şirkete olan TCDD Taşımacılık A.Ş’nin, gerek yakın gelecekte yapacağı avans ödemesi, gerekse 274 milyon 158 bin euro, Türkiye’den döviz çıkışı anlamına geliyor.
Yüzde 51 yerlilik oranı koşuluna yani şartnamelerin bu kurala uygun olarak hazırlanma zorunluluğuna rağmen, ihalenin yabancı şirket lehine sonuçlanması bir açıklama yapılmasını gerektiriyor. Çünkü sadece 2017’de çıkarılan Başbakanlık Genelgesi değil, 2025 yılı Yatırım Programı’nda da raylı araç alımları için yerli olanakların en yüksek düzeyde gözetilmesi gerektiği öngörülüyor.
Konuyla ilgili kaynaklar, lokomotif üretim ve alımı konusunda ASELSAN ve TÜRESAŞ gibi “yerli ve milli şirketlerden” tedarik olanağı olduğunu vurguluyor. Bu imkân dururken, yabancı bir şirkete aktarılacak ödeneğin, yüksek katma değerli üretimin Milli Gelir’e katkısını engellediği de dile getiriliyor.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





