'Açız' diyorlar, yok mu 'bakan'?
Çiğdem Toker: Yeraltında çalışan işçilerin, “Açız” diyerek 9 gün boyunca Eskişehir’den Ankara’ya yürüdüğü Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı bir şirket...
2020 tarihli bir habere göre, Osmanlı ve Karma Sanat Eserleri müzayedesindeki açık arttırmada 2. Abdülhamit’in cep saatini, 183 bin ABD doları karşılığında Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız satın alıyor. Yeraltında çalışan işçilerin, “Açız” diyerek 9 gün boyunca Eskişehir’den Ankara’ya yürüdüğü Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı bir şirket...

Haberi, 8 Mart 2020 tarihli gazete ve internet sitelerinde yer alıyor. Nişantaşı’ndaki bir galeride yapılan Osmanlı ve Karma Sanat Eserleri müzayedesinde gerçekleşmiş olan dikkat çeken bir satışın haberi bu.
Müzayededeki “parça”lardan biri, 2. Abdülhamit’in 18 ayar altın, beyaz, lacivert mineli, ince kalem işçilikli cep saati.
180 bin lira açılış fiyatıyla satışa sunuluyor. Saati, 1 milyon 100 bin TL pey süren Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız satın alıyor.
Bugün enflasyon hayli yüksek malum.
Anlatılarda, hızla fikir verecek bir unsura ihtiyaç duyuyoruz.
Sebahattin Yıldız’ın, açık arttırmada 2. Abdülhamit’in altın saati için ödediği bedel, o günkü kur (6 TL) üzerinden yaklaşık 183 bin ABD doları.
Bugüne getirirsek 8 milyon TL civarında bir tutar.
Antika saat ve maaşlar
Yeraltında çalışan işçilerin, “Açız” diyerek 9 gün boyunca Eskişehir’den Ankara’ya yürüdüğü Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı bir şirket.
Haber videolarından birinden yansıyor. Alamadıkları maaşlarını tazminatlarını talep eden, gözaltına alınıp çok sert polis müdahalesine uğrayan Doruk Madencilik işçileri haklarını talep ederken patronun adını da telaffuz ediyor. “Sebahattin” diye…
Başkente yaklaşırken güvenlik güçlerinin çok sert müdahalesine uğrayarak gözaltına alınan işçiler, “Kredi kartları patladı, evlere icra geliyor. Ekmek alamıyoruz. Sadece hakkımız istiyoruz, başka bir şey değil” diyor.
Eve ekmek götürememek kadar acil, eve ekmek götürememek kadar öncelikli ne olabilir oysa. Ne?
Fakat görünüşe bakılırsa beş aydır maaşlarını, yıllardır orada çalıştıkları ve hak ettikleri halde tazminatlarını alamayan işçilerin alacakları, 2. Abdülhamit’in saatinin önceliğine sahip değil.
“Bakan”lar nerede?
Bakın sadece şirket de değil sorumlu.
Bu meselenin Şirket’ten başka, devlet cenahında kaç muhatabı var:
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
- Hazine ve Maliye Bakanlığı
- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)
TMSF de var evet. Çünkü Doruk Madencilik, 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından FETÖ yapılanmasına ait olduğu gerekçesiyle TMSF’nin el koyduğu bir şirketti. Altı yıl süren TMSF yönetiminin ardından, maden şirketi 2022 yılında Yıldızlar SSS Holding’e sattı. Erge Sahillioğlu imzasını taşıyan yazıda yer alan bilgiye göre bu satış sadece 1 milyon TL’ye gerçekleşmiş; Yıldızlar SSS Holding bu madeni, şirketin yurt dışı bankalara olan kredi borçları özelleştirme bedelinden düşülerek satın almıştı.
Sözün özü, Doruk Madencilik işçilerinin alacak sorunu yıllar öncesine uzanıyor. Ve artık sorumlu makamlarda olanların zamana yayılmış kayıtsızlığı, umursamazlığı sonucu tahammül edilemez bir noktaya varmış durumda. Dahası, işçi alacakları meselesi sadece Doruk Madencilik’te değil, Holding’e bağlı farklı şirketlerde de yaşanıyor.
Türkiye’de hak aramak, kaynağını Anayasa’dan alan bir temel hak olmasına karşın, adeta suçmuş gibi kriminalize ediliyor. Hak arayanlara zor ve baskı kullanılıyor.
Hak aramanın güvencesi konumunda olması gereken bakanlar başta olmak üzere konuya duyarsız.
Oysa bakan kelimesinin kökeni gerçekten de bir meseleye “bakmak”tan gelir.
Bunu hatırlatıyor ve soruyoruz:
İşçiler “Açız” diyor, yok mu “bakan”?
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





