OECD’den ekonomi için tüm dünyaya: 'Tetikte kalın tasarruf edin'
Çiğdem Toker; OECD’nin “Dayanıklılığın Test Edilmesi” başlığıyla yayımladığı yeni Ara Rapor'da bütün ülkelerden enerji verimliliğini arttıran, tasarrufu teşvik edici, araç paylaşımı ve toplu taşıma araçları kullanımını özendirici tedbirler alması istendi.
Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu OECD’nin “Dayanıklılığın Test Edilmesi” başlığıyla yayımladığı yeni Ara Rapor'da, “Merkez bankalarının tetikte kalması” uyarısı yapılırken; bütün ülkelerden enerji verimliliğini arttıran, tasarrufu teşvik edici, araç paylaşımı ve toplu taşıma araçları kullanımını özendirici tedbirler alması istendi.

ABD ile İsrail’in İran’a ortak saldırısıyla başlayan savaşın, küresel ekonomide yol açacağı sektörel zincirleme reaksiyonlar ve bunun yaratacağı tahribat ölçülmeye çalışılıyor.
Uluslararası ve uluslarüstü birçok kuruluş ile finansal örgütler; rapor ve tahminlerini art arda güncellemeye ve ara raporlar yayımlamaya başladı.
Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu OECD’nin “Dayanıklılığın Test Edilmesi” başlığıyla yayımladığı yeni Ara Rapor'da, “Merkez bankalarının tetikte kalması” uyarısı yapılırken; bütün ülkelerden enerji verimliliğini arttıran, tasarrufu teşvik edici, araç paylaşımı ve toplu taşıma araçları kullanımını özendirici tedbirler alması istendi.
Küresel enerji ve emtia piyasalarında aksaklığa yol açtığı vurgulanan, raporda “Eğer devam ederse, çatışma küresel büyümeyi olumsuz etkileyecek ve enflasyonu artıracaktır” denildi.
Güncellenen rapor risklerle dolu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’nin bu raporu, geçen Aralık’ta yayımlanan Ekonomik Görünüm 2025’in güncellenmiş versiyonu.
Raporda “çatışma” diye anılan ABD-İsrail’in İran’a başlattığı savaşın, küresel ekonomiye yansımaları ayrıntılı biçimde irdeleniyor. OECD dilindeki “çatışma”nın sonuçları ve projeksiyonlarından öne çıkan bazıları şöyle:
Gübre çok riskli bir konu: Küresel tedarik zincirleri için daha geniş riskler oluşturan “çatışma”da, özellikle gübre riskli bir konu.
Dünya gübre ihracatının yüzde 34’ü ile susuz amonyak ve diamonyum fosfat ihracatının yüzde 20’si Basra Körfezi ülkelerine dayalı. Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG), azot bazlı gübreler için önemli bir girdi.
Körfez ülkeleri ayrıca dünyanın kükürt ihracatının yaklaşık yarısını üretiyor. Bu kükürt, gübrelerin yanı sıra diğer endüstriyel ürünlerin üretiminde de kullanılmaktadır.
Gübre fiyatları keskin bir şekilde yükselmiş olup, üre fiyatları Şubat ortasından bu yana %40'ın üzerinde artmıştır. Bu durum sürerse, 2027’de mahsul verimi ve küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.
Bellek çipleri üretimi risk altında: Bahreyn, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri birlikte, küresel birincil alüminyum arzının %8'ini oluşturan önemli bir alüminyum üretim kaynağı.
Ortadoğu, küresel helyum arzının üçte birinden fazlasını ve brom arzının üçte ikisinden fazlasını üreterek diğer malzemeler için de önemli bir kaynaktır. Bu malzemeler yarı iletkenler ve bellek çipleri de dahil olmak üzere endüstriyel tedarik zincirleri için önemlidir.
Havayolu kısıtlamasının etkileri: Bölgedeki hava yolculuğunun önemli ölçüde kısıtlanması, ticaret hacimleri ve maliyetleri üzerinde belirgin etkilere sahip olabilir; Basra Körfezi çevresindeki ülkelerde bulunan havayolları, hem uluslararası hava kargo hem de hava yolcu pazarlarının %15'ini oluşturuyor. Çatışma derinleşirse, Birleşik Arap Emirlikleri turizm ve iş hizmetleri ihracatında önemli bir ülke olduğundan, diğer hizmet türleri de etkilenebilir. 1
Finansal koşullar oynaklaştı: OECD’nin Ekonomik Görünüm 2025 Ara Raporu’nda finansal piyasalardaki elverişli ortamın ortadan kalktığı, oynaklığın belirgin biçimde arttığı vurgulandı. Şubat sonundan bu yana gerçekleşen yeniden fiyatlandırma, bu elverişliliğin büyük bir kısmını ortadan kaldırdı.
Geleneksel olarak güvenli liman kabul edilen altının fiyatının düştüğüne dikkat çekilen raporda, Türkiye’yi de ilgilendiren gelişme şöyle aktarılıyor:
“ABD doları, Şubat ayı sonundan bu yana bir dizi para birimine karşı değer kazandı ve bu durum, birçok ülkede yerel para birimi cinsinden enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırdı. Kore ve Meksika, Güney Afrika ve Tayland dahil olmak üzere bir dizi gelişmekte olan piyasa ekonomisinde etkin döviz kuru düşüşleri yaşanırken, Hindistan'da para birimi zayıflığı devam etti. On yıllık devlet tahvili getirileri de büyük gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde yükseldi. Bu durum özellikle Meksika, Güney Afrika ve Türkiye'nin yanı sıra Kanada, Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık'ta da görüldü."
Enerjide yüksek fiyat enflasyonu arttıracak
“Çatışma”nın kapsam ve süresinin belirsiz olduğunun altı çizilerek, “Enerji fiyatları, işletme maliyetlerini önemli ölçüde artıracak ve tüketici fiyat enflasyonunu yükselterek büyüme üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracaktır” denildi. Türkiye’nin de anıldığı tespit şöyle:
“Yüksek enerji fiyatları ve tedarik zinciri aksamaları, enflasyonun Brezilya, Meksika, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere birkaç büyük ekonomide hedef seviyenin üzerinde kaldığı bir dönemde ortaya çıkıyor.”
OECD raporunda bir de üstü kapalı olarak “banka dışı finans kuruluşları” hakkında uyarı dikkat çekiyor: “Bankalar ile banka dışı finans kuruluşları arasındaki artan bağlantılar göz önüne alındığında, finansal istikrar risklerini ele almak için etkili izleme, denetim ve sağlam düzenleyici politikalara ihtiyaç vardır.”
ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın küresel ekonomiyi sarsarken, Türkiye’yi daha fazla olumsuz etkileyeceği ortada. OECD raporundaki şu tespit, yakın gelecekte karşılaşılacaklar hakkında önemli ipucu veriyor:
“Daha yüksek enerji fiyatlarının etkisini hafifletmek için yeni mali önlemler, çoğu hükümetin şu anda karşı karşıya olduğu bütçe zorluklarına katkıda bulunacaktır. Birçok gelişmekte olan ve gelişmekte olan ekonomi, fiziksel ve dijital altyapılarını iyileştirme, iklimle ilgili kayıpları giderme ve sosyal güvenlik ağlarını güçlendirme ihtiyacından kaynaklanan ek harcama zorluklarıyla karşı karşıyadır.”
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





