loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Özgür Özel: Beş emekli bir olsa yoksulluktan kurtulamıyor

Çiğdem Toker
Tarih: 24.06.2026
Kaynak: Çiğdem Toker - T24

Çiğdem Toker; Kurultay tartışması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Özgür Özel’in, kısıtlı mali olanaklarla çıktığı/çıkacağı yurt gezilerinde ekonomiye ve halkın yaşadıklarına ayna tutan anlatıları sürecek.

CHP’nin TBMM’deki grup salonu yine yükünü almış.  

En az oturanlar kadar, belki daha fazla ayakta izleyici Özgür Özel’i bekliyor.

Bu defa genç yüzlerin çokluğu dikkat çekiyor.

CHP’ye gönül vermiş partililerin geleneksel profilinin -özellikle de kamusal alanlardaki etkinliklerde- orta yaş bandı olduğunu, siyasete ilgili herkes az çok gözlemiştir.

Ancak bu defa grup salonunda gençlerin konuşmayı ilgiyle izlediği görülüyor.

Dahası 12 Eylül askeri darbecilerinin kapattığı CHP’nin 1992’de yeniden açılışı sırasında İçişleri Bakanlığı’na dilekçeyi bizzat veren Erol Tuncer de salonda.

En önde torunuyla oturan Tuncer’in varlığı, Özgür Özel ve ekibinin meşruiyet zeminini güçlendirme bakımından etkili bir simgesel öneme sahip.

* * *

Yargının mutlak butlan kararı ile başlayan türbülans; beraberinde polisin Özgür Özel ve yönetimini Genel Merkez’den zor kullanarak tahliye etmesiyle oluşan ikili yapı bir ayı geride bıraktı.

Taktik hamleler ve olağandışı gelişmelerle ilerleyen bu krizli dönem, Özgür Özel’in geri adım atmayan kararlılığını pekiştiren hamle ve hitaplara sahne oluyor. 

“Bu yapılır mı?”

Özgür Özel’in bir saati aşkın süren Grup konuşmasında; “butlan yönetimi”ni eleştirirken, şu sözlerinde salon ayağa kalktı:

Sandıkları tutabilecek miyiz?’ sorusuna 2,5 yıl önceden 186 bin sandık görevlisini yazmışken, yazmak yetmez tek tek telefonla iki kez aramışken, aramak yetmez ‘Benim Sandığım’ uygulamasını telefona yükletmişken onları seçime kadar en az altı kez ‘Oy kullanacağın sandığı gezeceksin, onlar seni bilecek, sen onları tanıyacaksın’ demişken bu sene Eylül’de madem ki bu yıl seçim yok, varmış gibi seçim tatbikatını hazırlamış, sabahın altısında bütün sandık görevlilerine o gün yapılacak seçime, bugünden okulun önüne gönderip kalkanı kalkmayanı, uyananı uyanmayanı, sandığı tutup tutmayanı şimdiden görüp ‘Tatbikatta parça kıranı o gün seçim sandığına yollamayacağız’ diye karar vermişken bu yapılır mı bu partiye ya? Bu yapılır mı?”

* * * 

Bununla birlikte aynı temelde birleşen iki sütun öne çıktı:

Ekonomik sefalet ve hak ihlalleri.  

Çardak’tan, Yeşilova’dan… 

Hem ekonomik koşullar hem de hak ihlalleri açısından sürekli ezilen, yoksullaştırılan ve sopa gösterilirken ezildiği koşullara razı olması istenen toplumun sorunlarını halkın arasına karıştığı yerlerden izlenimlerle diyaloglarla aktardı. Denizli’den, Çardak’tan, Burdur’dan, Yeşilova’dan, Çavdır’dan.

Serada çalışan 65 yaşındaki kadının, her gün sabahın dördünde kalkarak kazanabildiği  960 lira yevmiyeyi, Antalya’da torununu okutmaya çalışan kızına gönderdiğini, eskiden evlatların anne babalarına bakarken şimdi tablonun tersine döndüğünü anlattı.

Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığını, emekliliğin huzur değil, hayatta kalma dönemine dönüştüğünü, asgari ücretin 28 bin lira olarak belirlendiği günden bugüne 23 bin 500 TL’ye düştüğünü, buna karşılık KKTC’deki asgari ücretin 52 bin 700 TL olduğunu anlattı. Emekli maaşlarındaki gerilemeyi anlatırken “bir kutu kola gibi aşağıya doğru eziyorlar emekliyi” dedi.

Ve şu çarpıcı benzetmeyle aktardı realiteyi:

Öyle bir noktadayız ki hani ‘kurbanlık’ deyince eskiden yedi kişi bir olup danaya falan giriyorlardı. Şimdi beş emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor. Memlekette beş emekli maaşlarını birleştiriyor, yoksulluktan kurtulamıyor. Ancak altı emekliyi bir araya gelirse yoksulluk sınırının üzerine çıkabiliyor.”

* * *

Halkın ekonomisi, Özgür Özel’in konuşmalarında, hitaplarında giderek daha fazla yer kaplamaya başlıyor.

Özellikle gelir eşitsizliğini derinleştiren, insanca yaşamayı güçleştiren vergi ve ücret politikalarına ilişkin örneklerin hem sayısı hem içeriği artıyor.

“Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var. Israrla anlatmak bıkmadan anlatmak lazım. Böyle düzen olmaz. 100 lira vergi topluyor. Bunun 64 lirasını zengin fakir ayırmayan dolaylı vergilerle topluyor” sözlerinin aldığı ayakta alkış, bu yolun isabetli olduğunu gösteriyor.

Kurultay tartışması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Özgür Özel’in, kısıtlı mali olanaklarla çıktığı/çıkacağı yurt gezilerinde ekonomiye ve halkın yaşadıklarına ayna tutan anlatıları sürecek.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları