Sayıştay denetimi kuşa dönerken: Takip çizelgeleri nerede?
Çiğdem Toker; Öte yandan takip cetvellerinin çıkarılması, bulguların azaltılması; denetim fonksiyonu zaten çok tartışmalı hâle gelen TBMM’nin yetkisine de örtülü bir müdahale sonucunu doğuruyor.
2027 yılı bütçe kanun teklifi görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sürüyor. Ancak bakanlık bütçeleri ile birlikte tartışılan Sayıştay raporlarında önemli bir eksiklik gündeme geldi: Raporlarda bir “klasik” olan takip cetvelleri eski hacmini kaybetti.
Kamu kuruluş ve idarelerinde daha önce yapılan Sayıştay denetimleri sonrasında hazırlanan raporların sonunda yer alan takip cetvelleri, denetim hafızası işlevi görmekle birlikte, kurumların yanlışlarının tekrarlanmaması açısından da önem taşıyor.
Her yıl düzenli olarak yayımlanan Sayıştay raporları, son yıllarda özellikle “incelmesi” açısından gündeme geliyor. İçinde “kamu zararı” ifadelerinin zaten yer almadığı bu raporlar, önceki yıllardaki hacimleriyle karşılaştırıldığında belirgin bir yoğunluk ve bulgu kaybına uğramış görünüyor.
Sayıştay raporlarında, denetlenen kurumlardaki aykırılıkların eski ağırlığıyla yansıtılmamasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2022 yılında yaptığı bir çıkışın etkili olduğu konuşuluyordu. Erdoğan, Sayıştay’ın 160. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde, Sayıştay’a adeta bir manevra alanı çizer nitelikteki şu sözleri söylemişti:
“İcracı kurumlardaki denetimini sadece açık arama veya ceza penceresinden bakarak yapmaması gerektiğini düşünüyorum.”
“Cetvel” yoksa kamu kaynağı takibi ne oldu?
Raporların “incelmesi” ve yoğunluk kaybına uğraması, bu tarihten sonra (Mayıs 2022) hızlandı. Bütçe görüşmelerinde zaman zaman gündeme gelen bu konuya şimdi bir yenisi eklendi: Takip çizelgeleri.
Gerçekten de denetçilerin, saptadıkları bulguların gereğinin kurum tarafından yerine getirilip getirilmediğini belirleyen bu çizelgeler, adeta bir “karne” işlevi görüyordu. Kamu kaynaklarının doğru ve usulüne uygun harcanıp harcanmadığı meselesiyle doğrudan ilgili olan bu “cetvel” de artık buharlaşıyor.
Konuyu Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gündeme getirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ilişkin Sayıştay raporunu örnek olarak veren Özlale, şöyle açıklıyor:
“Bakanlığın önceki raporunda 11 bulgu vardı. Yeni raporda bu bulguların sonucunu gösteren takip cetveli bulunmuyor. Eksiklikler giderildi mi, devam mı ediyor? Nasıl öğreneceğiz? Sayıştay, kamu kurumlarını TBMM adına denetler. Biz de bu raporlarla bakanlara soru sorar, milletin parasının hesabını isteriz. Takip bilgisi eksildiğinde, doğru ve somut sorular sormamız, verilen cevapları denetlememiz güçleşiyor. Sayıştaydan beklediğimiz, denetim hafızasını koruması ve bulgularının arkasını takip etmesidir. Bu cetveller neden kaldırıldı? Kararı kim, hangi gerekçeyle aldı?”
“Ayıklama”, tercih mi, talimat mı, otosansür mü?
Sayıştay’ın bu konuda açıklama yapması gerekiyor. Çünkü Sayıştay raporlarındaki bulguların deyim yerindeyse “ayıklanması”, usulsüz harcamaların, yanlış işlemlerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Sayıştay’ın, denetimlerdeki bulgularının akıbetini belirsiz hâle getiren bu “ayıklama”nın, talimatla mı yoksa otosansürle mi gerçekleştiği ise sorunun kendisi kadar önemli. Öte yandan takip cetvellerinin çıkarılması, bulguların azaltılması; denetim fonksiyonu zaten çok tartışmalı hâle gelen TBMM’nin yetkisine de örtülü bir müdahale sonucunu doğuruyor.
Raporlarda eskisi gibi yer almayan takip cetvellerinde, bazı yatırımcı bakanlıkların tasarruflarıyla ilgili, kamuoyunda ses getiren konuların bulunması, bu “müdahale”yi daha belirgin hâle getiriyor.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





