loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Zirve’deki “erken müjde” ve bağımsız yargı

Çiğdem Toker
Tarih: 08.07.2026
Kaynak: Çiğdem Toker - T24

Çiğdem Toker; NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Demokrasi sadece seçimleri değil, özgür medya ile protesto hakkı gibi unsurları da içeriyor. Bu değerler NATO için önemlidir.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Demokrasi sadece seçimleri değil, özgür medya ile protesto hakkı gibi unsurları da içeriyor. Bu değerler NATO için önemlidir. Türkiye, güçlü ordusu ve savunma sanayiiyle ittifak için kritik bir ev sahibi

Zirve’deki “erken müjde” ve bağımsız yargı

Ankara’yı, Ankaralılara ve sakinlerine “yasak şehir” haline getiren NATO Zirvesi’nde beklenen “müjde”lerden biri, beklenenden erken geldi: Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları kalkıyor. CAATSA, Amerika’nın Düşmanlarına Karşı Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası’nıın (Countering America's Adversaries Through Sanctions Act) kısa adı.

Ankara’yı, Ankaralılara ve sakinlerine “yasak şehir” haline getiren NATO Zirvesi’nde beklenen “müjde”lerden biri, beklenenden erken geldi:

Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları kalkıyor.

CAATSA, Amerika’nın Düşmanlarına Karşı Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası’nıın (Countering America's Adversaries Through Sanctions Act) kısa adı.


ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’ya inişinin birinci saatinde, bir gazetecinin sorusu üzerine yaptı bu açıklamayı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisini karşıladığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki ortak basın toplantısında.

Normalde resmi görüşme sonrası yapılması umulan bu açıklamayı sürpriz biçimde dile getirirken de yan kanepede oturan Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu kastederek, “Rubio da burada” dedi.

“Yani hazır o da buradayken hemen açıklamakta bir zarar yok” tonuyla ifade edilen bu sözler sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memnun tebessümü de kameralara yansıdı.

S-400 ve CAATSA yaptırımları
2017’den bu yana yürürlükte olan CAATSA yasası; Amerika’nın “düşmanlarına” karşı mali, finansal ve ticari yaptırımlar içeriyor. ABD’nin ağırlıklı ve öncelikli olarak Rusya, Kuzey Kore ve İran’a yönelik hedeflediği bu yasanın Türkiye’ye de uygulanma gerekçesi ise Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması.

Rusya ile 2,5 milyar dolar karşılığı S-400 hava savunma sistemi anlaşması imzalayan Türkiye’yi F-35 projesinden çıkaran ABD CAATSA yaptırımları uygulanmasına karar vermişti.

Bu gelişmeyi ilgi çekici kılan ayrıntı ise yaptırımı uygulayan ABD’nin;  bu yaptırımlara gerekçe gösterdiği, Türkiye’nin S-400 alımına bizatihi ABD ve NATO politikalarının yol açtığı gerçeği. NATO müttefikleri, Suriye sınırındaki füze bataryalarını geri çekmiş; Türkiye’nin uzun menzillli füze ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli sanayiinin desteklenmesi için üretim ve teknoloji paylaşım talebine olumlu cevap gelmemişti.

Tabii köprülerin altından çok sular aktığı anlaşılıyor. Zaten bir süredir Türkiye’nin S-400’leri geri satın alması için Rusya’dan talepte bulunduğu haberleri de uluslararası basına yansıyordu. Ancak geri satın almanın kesinleşip kesinleşmediği ve Türkiye’nin ödediği 2,5 milyar dolar ile ilgili nasıl bir çözüm planlandığı henüz belli değil. Belli olduysa bile kamuoyuna açıklanmadı.


‘Bağımsız yargı’ya devam mı?
CAATSA yaptırımları başta olmak üzere diğer başlıklara dair söylediklerinden önce, Trump Erdoğan’ı farklı ifadelerle ve birkaç kez övdü. Bunda bir sıra dışılık yok. Ancak Trump’ın Rahip Brunson krizine dair söyledikleri, Türkiye’de yargının işleyişi konusunda, bir de ABD Başkanı düzeyinde kayıt düşülmesini sağladı. Rahip Brunson’ın tutuklanmasını travmatik bir olay olarak niteleyen Trump, “Erdoğan’a söyledim Rahip Brunson’ı serbest bıraktı” dedi.

“Her gün değişik vesilelerle Türkiye’de yargının bağımsız olduğunu söyleyenler bu sözün anlamını ve ağırlığını görüp tekrarlamaktan vaz geçerler mi” sorusunun cevabı ise belli. Güvenlik ittifakının, hukuk devleti değerlerinden feragatin -eskisinden farklı olarak- APAÇIK görmezden gelinebildiği bir uluslararası konjonktür içindeyiz.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bir gün önce Hollandalı gazetecinin uzun ve anlamlı sorusuna verdiği kaçamak yanıt da bunu teyit ediyor. Hollandalı gazetecinin, resmi haber ajansı ANP adına yönelttiği soru ve cevabı şöyle:

"Ev sahibi ülkeyi bolca övdünüz ancak son birkaç hafta içinde muhaliflere, gazetecilere ve bir komedyene yönelik yeniden bir baskı dalgası gördük. Ankara, liberal demokrasiler zirvesi için hala en uygun yer mi? Ve sizce bu zirve, liderlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bu konuları ele almaları için iyi bir fırsat mı?"

Rutte: Demokrasi sadece seçimleri değil, özgür medya ile protesto hakkı gibi unsurları da içeriyor. Bu değerler NATO için önemlidir. Türkiye, güçlü ordusu ve savunma sanayiiyle ittifak için kritik bir ev sahibi.

Aslında bu soruyu, Avrupalı bir gazetecinin sorabiliyor olması bile yeterince net bir fotoğraf.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları