loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

HAYAT YENİLENİR

Melih Aşık
Tarih: 07.11.2026
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık; Evet eskisi kadar gergin bir cildin olmayabiliyor ama eskisi kadar gergin de olmuyorsun. Olaylara insanlara yaklaşımın daha sakin ve hoşgörülü oluyor.

Bizim yaş gurubu 80’i aştı... 90’a doğru ilerliyoruz.

Gençlikten bakınca 80’li yaşlar çok uzak görünür.

İçine girince hayatın ne kadar kısa olduğu gerçeği çarpıyor yüzünüze.

Başka bir dünya açılıyor önünüzde...

İnan Durak Taş yazmış o başka dünyayı...

“Yaş aldıkça insan başka bir boyuta geçiyor âdeta 

Evet eskisi kadar gergin bir cildin olmayabiliyor ama eskisi kadar gergin de olmuyorsun. Olaylara insanlara yaklaşımın daha sakin ve hoşgörülü oluyor.

Göz çevrende gülümsemenin bıraktığı çizgilerle birlikte gülümseyip geçtiğin çok şey de oluyor...

Saçlarını daha kısa tutuyor ama günlerini daha uzun yaşıyorsun.

Evet eski enerjin yok belki ama zaten buna gerek de duymuyorsun. 

Dostlarınla içtiğin kahveler yerini tek başına içtiğin kahvelere bırakıyor. Kimseler duymasın ama sen bundan daha çok keyif alıyorsun.

Önceden dinlediğin şarkılar çok tempolu geliyor sonra “ Günün minesi soldu” diyen şarkılar daha iyi geliyor...

Keşkeler yerini sağlık olsunlara, öfkeler yerini huzura bırakıyor. 

Geçmişin günahları yüreğini eziyor bazen, ama “Hayat bu!” deyip geçiyorsun.

Seni sevenlerle bitirmek istiyorsun gününü kısaca... 

Zaman daraldıkça bir telâş düşüyor yani insana, daha fazla geç kalmak istemiyor yaşamaya... Sabahları daha çok özlüyor, havayı daha bir lezzetle çekiyorsun içine...

Merak etme... İnsanın doğası gereği... Öleceğini de hiç düşünmüyorsun...

Dünyaya yeni gelmiş gibisin... Hayat seni yeniliyor”

YORUMCU

Spor yorumcularının bazıları maçlardan önce sonuç tahmini yapmayı seviyor

Eski hakem ve Doktor Ahmet Çakar da öyle...

Ancak yaptığı tahminler pek tutmuyor

Örneğin bu hafta başında kendisine Galatasaray - Stuttgart ve Fenerbahçe - Liverpool maçlarının sonuçları soruluyor.

- İki takım da yenilir. Rakipler bizimkilere toplam 6 gol atar, bizimkiler ise rakiplere ancak 1 gol atabilir. Yani iki maçı rakipler 6 - 1 kazanır, diyor

Bilindiği üzere...

Her iki maçta Türk takımları galip geldi, toplam 5 gol atıp 2 gol yediler...

Ahmet Çakar yaptığı yanlış tahminlerden ötürü özür diledi mi?

Hiç öyle bir adetleri yok.

Peki maç öncesi tahmin yapmaya mecburlar mı?

Mecburlar! Maksat laf olsun torba dolsun!

EDİRNE

Edirne - Çerkezköy arasında hızlı tren hattı hizmete girdi.

İyi güzel...

Ama bu hizmet beklenen yararı sağlamadı.

Neden derseniz...

Hızlı tren Edirne’den Çerkezköy’e geliyor ama Çerkezköy’den Halkalı’ya günde sadece bir sefer var

Böylece Edirne İstanbul arasında ulaşım

bu tek trene kalıyor.

Bu arada Çerkezköy’den Edirne’ye sabah treni yok. Edirne’de sabah işi olanlar, fakülte hastanesinde çalışanlar ya da hastalar erken saatte Edirne’ye gidemiyor.

Çerkezköy’de tren istasyonunda yürüyen merdiven olmaması yolcuları yoruyor. 

Bu sorunların bir an önce giderilmesi isteniyor.

ECEVİT

Siyasi tarihe damgasını vuran bir saygın isim, Bülent Ecevit ölümünün 20 . Yılında  (5 Kasım 2006) sevenlerince anılıyor.

Ecevit’in 3 yıl süren beşinci başbakanlığı 3 Kasım 2002 seçim yenilgisiyle son bulmuştu

O seçimlerde milletvekili seçilen İyi Parti Milletvekili Turhan Çömez, Meclis’teki konuşmasında Ecevit’i anarken bir de anısın nakletti:

“ Milletvekili seçildikten sonra ilk ziyaret ettiğim kişilerden bir Bülent Ecevit idi. Kendisine neden erken seçime razı olduğunu sordum. Bana dediği:

Amerika çok ısrar etti. ABD Ortadoğu projesinde taraf olmamı istedi. Irak politikasında el ele olmamızı istiyordu. Ben direndim, tavır koydum...”

Ecevit’e göre o dönemde Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrıyla 3 Kasım’da düzenlenen erken seçim kararı ABD baskısıyla alınmıştı.

Bir önceki seçimde oyların yüzde 22’sini alan Ecevit’in partisi o seçimde yüzde 2’nin altında kalmıştı...

GÖZLÜK

Gazeteci Ali Tezel geçenlerde yazmıştı:

“SGK’da başmüfettiş iken gözlük yani optik firmalarını incelemiştik. Gözlük camı ve çerçevesini Çin’ den yarım dolara alıp SGK’ya 100 dolara fatura ediyorlardı. Dün de ben 2 numara okuma gözlüğü baktım, optikçi en ucuzu 7000 lira dedi, sonra sokak köşesinde çantalı gözlükçüden 150 liraya aldım. İnternette araştırdım Çin firması 48 liradan hem de kargo dahil gönderiyormuş.”

Ülkemizde gözlükçülerin uyguladığı fiyatlar tamamen onların insafına bırakılmıştır. Malı kaça alıp kaça sattıkları sorgulanmaz. Lafa gelince serbest piyasa denir. Başıboş piyasa dense daha uygun olur.

Yeri gelmişken soralım...

Gözlük ihtiyacını karşılamak için bir milletvekiline 4.675 liraya kadar destek sağlanırken, sıradan bir vatandaşa standart bir gözlük için neden yalnızca 180 lira düzeyinde destek verilir?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları