Kemal Kılıçdaroğlu: Fon soruşturmasında bir kişiyi aldılar, tutuklandı. Diğerleri kim? Soruşturmanın örgütlü bir suç kapsamında yapılması lazım!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Kasım 2026 Cuma akşamı saat: 21.00'dan itibaren NTV ekranlarında özel röportajda gazeteci Seda Öğretir’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Kemal Kılıçdaroğlu, NTV ekranlarında katıldığı özel röportajda:
“Yeniden cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Hayır, öyle bir düşüncem yok. Bugünden bir cumhurbaşkanlığı tartışması yapmayı hiç doğru bulmam. Ülke gerçekten yangın yeri. Görüyorsunuz, geçinemeyen aileler var. İşsizlik var. Uyuşturucu sorunu var. Dış politikada, iç politikada sorunlarımız var. Parlamento görevini yapamıyor. Kurumlarda büyük bir çürüme yaşanıyor. Sorunları oturup, görüşmemiz gerekirken farklı yerlere kilitlenmeyi doğru bulmuyorum, samimi söylemek gerekirse. Bu sorunlara kilitlenmemiz lazım. Bu sorunları çözmek için bir şeyler yapmamız lazım.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu anayasayla yol yürümenin mümkün olmadığını vurgulayarak, "Böyle bir rejimle, böyle bir yapıyla Türkiye'yi ileri taşımak mümkün değil. Yeniden demokratik standartları yüksek, ahlaki değerleri yüksek yeni bir yapıya kavuşmamız gerekiyor" dedi. Kılıçdaroğlu, çözümün sistem değişikliğiyle gelebileceğine işaret ederek, önerilerinin güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu, yarı başkanlık sistemini de tartışabileceklerini kaydetti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de katıldığı programda, erken seçimlere ilişkin bir soru üzerine, "Yarın erken seçimle ilgili bir teklif gelirse elbette destek veririz. Erken seçim olsun. Çünkü, Türkiye'nin vatandaşların bir gün dahi bu iktidara tahammül edecekleri zamanları kalmadı. Bir an önce erken seçim olsun, biz mevcut iktidarı gönderelim. Halkı seven, halkı için çalışan, ahlaki standartları yüksek olan yeni bir yönetim gelsin. En büyük arzumuz bu zaten. Zaten bir muhalefet partisinin seçimden kaçma gibi bir lüksü de olamaz zaten. Biz bir an önce seçim olmalı, bunlar gitmeli, yeni bir anlayışla, halkın sorunlarına kilitlenen yeni bir iktidar gelmeli, en büyük arzumuz bu" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un olağan zamanından bir süre önce seçim yapılması önerisinin anımsatılması üzerine, "Bu bir erken seçim mi yoksa seçim fırsatçılığı mı? Seçim fırsatçılığını hiçbir parti kabul etmez. Doğru da değil, ahlaki de değil. Eğer erken seçim istiyorsanız karar alın, parlamentoya getirin, erken seçime gidelim. Ama kendinize belli bir alan açmak için seçim fırsatçılığı yapıyorsanız doğru değil. Onu doğru bulmayız" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, seçimlerin öne alınması için iktidar ile teması olup olmadığı sorusu üzerine, "Ne temasım oldu, ne böyle bir görüşmemiz oldu. Ne erken seçimle ilgili bir karşılıklı görüşme, tartışma, böyle bir şey olmadı. Bir muhalefet partisi, iktidar erken seçime gidiyoruz dediğinde kaçınmanız doğru değil. Erken seçimi fırsatçılığa dönüştürürseniz bunu kabul etmiyoruz" ifadesini kullandı.
"CUMHURBAŞKANLIĞI İÇİN YENİDEN ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı için yeniden aday olmayı düşünmediğini belirtirken, partisinin cumhurbaşkanı adayına ilişkin bir soru üzerine, "Bugünden bir cumhurbaşkanlığı tartışması yapmayı hiç doğru bulmam. Ülke gerçekten yangın yeri. Geçinemeyen aileler var, işsizlik var, uyuşturucu var, parlamento görevini yapamıyor. Kurumlarda bir çürüme yaşanıyor. Bu sorunlara kilitlenmemiz lazım. Bu sorunları çözmek için bir şeyler yapmamız lazım.
"BU ANAYASAYLA YOL YÜRÜMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Kılıçdaroğlu, olası ittifaklara ilişkin bir soru üzerine, "Süreçlerde ana belirleyici olan CHP olmuştur. Altılı masayı biz kurduk. Erdoğan da böyle bir masa kurmak zorunda kaldı. Yüzde 51 koşul olduğu için elbette siyasi partiler bir araya gelecektir, oturup konuşacaklardır. Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklerdir ama o, o dönemin işi. Bu dönemin işi, ciddi yolsuzluklar var, ahlaki değerlerde çürüme var. Bu çürüme bürokraside var, siyasette var. Bugün üzerinde durmamız gereken sorunlar bunlar. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor, bu düzen içinde Türkiye nerede yer alacak, bunun oturup konuşulması, tartışılması lazım. Parlamento beklediğimiz ölçüde işlevini yerine getiren bir kurum olmaktan çıkmış vaziyette. Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil. Böyle bir rejimle, böyle bir yapıyla Türkiye'yi ileri taşımak mümkün değil. Yeniden demokratik standartları yüksek, ahlaki değerleri yüksek yeni bir yapıya kavuşmamız gerekiyor" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Var olan sistemde Türkiye'nin yönetilemeyeceğini görüyoruz. Hayatın her alanında bu yapının Türkiye'yi bir yere taşımadığını görüyoruz. Neresinden tutsanız büyük açmazlarla karşı karşıyasınız. Siyasal partilerin bir araya gelip, Türkiye bu çıkmazdan nasıl kurtulur diye tartışmaları lazım. Oturmalıyız, konuşmalıyız, çözüm üretmeliyiz. Türkiye'yi yeniden demokratik standartları yüksek bir ülke haline getirebiliriz, bunun mücadelesini vermek lazım" dedi.
Kılıçdaroğlu, çözümün sistem değişikliğiyle gelebileceğine işaret ederek, önerilerinin güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu, yarı başkanlık sistemini de tartışabileceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Parlamenter sistem güçlü olmalı. Milletvekili güçlü olmalı. Milletvekili, iktidar ya da muhalefet, bu yanlışlığı dillendirebilmeli. Milletvekili, genel başkanın kölesi konumunda olmamalı. Milletvekili, eğer milletin vekiliyse parlamentoda çıkıp özgürce kendi beldesinin, ilinin sorunlarını dile getirmeli. Anayasa değişikliği tek başına sorunu çözmüyor. Siyasi Partiler Kanunu'nun da değişmesi lazım. Bir AK Parti milletvekili Erdoğan'ı eleştirebiliyor mu? Eleştiremiyor" ifadesini kullandı.
"TÜRKİYE'NİN GELDİĞİ NOKTA İÇLER ACISI BİR NOKTA"
Kılıçdaroğlu, CHP ve YENİ Parti belediyelerine yönelik operasyonlara ilişkin bir soru üzerine, "Bir yerde yolsuzluk varsa, duyumlar, bilgiler, belgeler varsa elbette savcıların görevi yolsuzluklarla mücadele etmektir. Bunun tek boyutlu yapılmış olması doğru değil. CHP'li ve YENİ Partili belediye başkanlarının evlerine baskın yapılıyor, sabahın köründe, diğerlerine telefon ediliyor. Bu çifte standart, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, demokrasinin kuruluş ilkelerine aykırıdır. Savcıysa görevini tam yapacak. Yolsuzlukların üzerine gitmeyin demiyoruz. Türkiye'nin geldiği nokta, içler acısı bir noktadır. CHP'li belediye başkanı yolsuzluk yapıyorsa sakın ola ki bu partide durmasın. Derhal gitsin AK Parti'ye katılsın. Orada kendisini güvende hissedecektir, istediği kadar yolsuzluk yapabilir. Bu çifte standardı toplum bilsin diye söylüyorum. Bir belediye başkanının yapacağı tek şey belde halkına hizmet etmektir, hesap vermektir. Halkına hesap veremeyen bir belediye başkanı, belediye başkanlığı yapamaz. Ama devlet yönetiminde çifte standart olmaz. Adı Cumhuriyet savcısıyla, cumhuriyeti koruyacaksa, kim yolsuzluk yaptıysa üzerine gitsin. Ama birileri için koruyucu melek olmamalı" ifadesini kullandı.
Altılı masa tecrübesinden sonra CHP, önümüzdeki seçimde yeni ittifaklara ve iş birliklerine açık olacak mı?
Altılı masayı biz kurduk. Erdoğan da sonra böyle bir masa kurmak zorunda kaldı. Dolayısıyla yüzde 51'i yakalamak için illa ki siyasi partiler bir araya gelecektir. Ama o, o dönemin işi. Bugün ciddi yolsuzluklar var, ahlaki değerlerde çürüme var. Bugün üzerinde durmamız gereken konular bunlar. Parlamento bunları tartışamıyor, alan da bulamıyor.
Daha önce güçlendirilmiş parlamenter sistem dediniz. Bir süre önce yaptığınız bir açıklamada "Yarı başkanlık sistemi de konuşulabilir" ifadesini kullandınız. Mevcut sistemle ilgili düşünceniz ne?
Mevcut sistemle bu yapının Türkiye'nin bir yere taşımadığını görüyoruz. Böyle bir yapıda Türkiye yönetilemez. Parlamento parlemento olmaktan çıkmış durumda. Çözümle ilgili bir şey üreten yok. Oysa biz oturmalıyız, konuşmalıyız, çözüm üretmeliyiz. Güçlendirilmiş parlamenter sistem de olur. Yarı başkanlık sistemi de tartışılabilir.
CHP ve YENİ Partili belediyelere yönelik adli ve idari kararlar, tutuklanan belediye başkanları, ilçe başkanları var. Belediyelere yönelik bu süreçleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eğer bir yerde yolsuzluk varsa elbette yolsuzlukla mücadele edilmelidir. Bunun tek boyutlu olması doğru değil. AK Partili belediyelerdeki yolsuzlukları ben dile getirdim. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Bu çifte standart, demokrasinin kuruluş ilkelerine aykırıdır, kabul edilemez.
Bazı milletvekilleri ile ilgili fezleke geldiğinde tavrınız ne olur?
Yolsuzlukta vekiller, “Hesabını veririm” demeli. Bireysel çıkara dönük, halkın parasını yiyorsa, kendisine ve ailesine hizmet ediyorsa onun parlamentoda işi olmamalı. O oraya zenginleşmek için gelmiş oraya.
Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğinizi söylediniz. Aynı fikirde misiniz?
Elbette. Tutuklanma gerekçesi siyasi söylemlerinden ötürü değil. Başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da öyle. Ama çifte standardın olduğunu az önce ifade ettim. Yargı siyasallaşmamalı. Yargı sopa olarak kullanılmamalı. Ben kim olursa olsun evinin basılmasını da doğru bulmam. Önce alıyorsunuz sabahın köründe, hapiste kalıyor… Bir süre sonra delil bulmazsanız ne olacak? Yargılama sistemlerini de doğru bulmuyorum?
Mekke Anlaşması’na “Yeni dünya düzeninde bölgesel güç olmak için destek veriyoruz.” dediniz. Bu anlaşma çerçevesinde Türk askerinin herhangi bir bölgeye gönderilmesi ile ilgili bir tezkere meclise geldiğinde CHP ne yapar?
Tezkerenin geliş amacı önemli. Askerimiz orada var. Eğitim amacıyla gidebilir. Bölgedeki bir savaş için askerimizin orada olmasını istemeyiz. Yeni dünya düzeninde kurucu bağımsız güç olmak zorundasınız. Yoksa çok şey kaybedersiniz. Türkiye bölgesel bir güç olmak zorundadır yoksa dünyada söz sahibi olamazsanız.
Bugün gelinen noktada Libya ile yapılan Akdeniz'deki anlaşma mükemmel bir anlaşma. En ufak bir tereddütüm yok burada. Türkiye her alanda etkinliğini göstermek zorundadır. Siz eğer bu gücünüzü göstermezseniz oyun kurucu olamazsınız. Akdeniz'de Türkiye oyun kurucu olmak zorunda.
Fon soruşturmasında 2 ay geride kaldı. Gidişata dair yorumunuz ne?
Siyasette ve bürokraside çürüme var. El ele verdiler, devletin kurumunda vatandaşı soydular. Borsada soygun düzenine imza atıldı. Ama kimse soygun düzeni var demedi. Uluslarararası kredi şirketleri 'Türkiye'de bir şey oluyor' deyince üzerine gittiler. Kirli işi yapanlar belli. İktidar ‘Üzerine gidiyoruz’ diyor. Bu vurgunu yapanların listelerini niye açıklamıyorlar? Bir kişiyi aldılar, tutuklandı. Diğerleri kim? İlgili kurumdakiler hala görevinin başında. Açığa alınmaları lazım, ilgililerin de açığa alınması lazım. Soruşturmanın örgütlü bir suç kapsamında yapılması lazım. Soruşturmanın da bütün boyutlarının açığa çıkması lazım.
Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Terörsüz Türkiye olayını doğru buluyorum. Umarım iyi bir şekilde başarıyla sonuçlanır. Bu sorunun çözümü için 1980'lerden beri mücadele ediyoruz. Ama o dönem soruşturmalar açıldı ‘Neden bunu yapıyorsunuz?’ diye. Şimdi Meclis'e geldi, konuşuldu. Bu yasanın sağlıklı bir şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz. Bölgenin huzurlu olması lazım. Türkiye'nin dominant olarak öne çıkması lazım. Kendi iç sorunlarıyla boğuşmaması lazım.
ABD'deki ara seçim sonuçlarının Türkiye açısından nasıl etkileri olur? Ankara bundan sonra nasıl bir denge politikası izlemeli?
ABD'deki seçim sonuçları sürpriz olmadı. Bu sonuç tahmin ediliyordu. ABD'nin dış politikası açısından seçim sonuçları dış polikasını değiştirebilir. Ama yine ABD'nin dünyada ana aktörü olma konusunda kararlılıktan vazgeçeceğini düşünmüyorum.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












