loading
close
SON DAKİKALAR

''Gidecek bir mezarımız olsun''

''Gidecek bir mezarımız olsun''
Tarih: 29.09.2012 - 11:32
Kategori: Sağlık, Yaşam

Cumartesi Anneleri/İnsanları Galatasaray Meydanı’nda 392. kez bir araya gelerek Vecdin Avcıl’ın akıbetini sordu...

392.  kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri /İnsanları 1994 yılında Mardin Adakent Köyü’de askerler ve korucular tarafından yapılan operasyonlarda gözaltına alınıp kalkan olarak kullanılan Vecdin Avcıl’ın akıbetini sordu.


İlk olarak konuşan Abdulrahman Çoşkun’un akrabası Mukaddes Çoşkun, 17 yıldır kayıplarını aradıklarını 12 Mart 2012’de kendilerine biri tarafından bir yer söylenmesi üzerine gidip kendi elleriyle kazdıklarını altı kişiyi ararken on bir kişi bulduklarını ifade etti.


Annelerin acılarının ne zaman biteceğini soran Çoşkun, devletin anneleri dikkate almadıklarını, kemiklerden DNA’ların bulunmasını, bir gidecek bir mezarlarının olmasını istediklerini belirtti.


1994 yılında Güçlükonak katliamında hayatını kaybeden Ahmet Kaya’nın kızı Emine Kaya, kürtçe yaptığı konuşmasında Başbakan’ın kendilerine söz verdiğini hatırlatarak, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını, buradan yıllarca çağrı yaptıklarını söylenen sözlerin tutulmasını, annelerin göz yaşlarının akmamasını ve barış istediklerini söyledi.

''Biz artık güzellikleri paylaşmak istiyoruz''

‘’Biz artık acıları değil güzellikleri paylaşmak istiyoruz’’ diyen 1995 yılında İzmir’de gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, ‘’Başbakan’ın biz her şeyi yaptık ama bir karşılık alamadık’’ dediğini hatırlatarak, evet Başbakan her şeyi yaptı öğrencileri, avukatları, gazetecileri hapishanelere attı. Darbecileri cezalandırmadı. Berfo ana yine size devletim diye sesleniyor. Bu politikalarla acılar bitmeyecek. Başbakan söylemleriyle dağların kapısını açıyor. Yaralı askere bile sahip çıkmıyorlar. Onlar yaşayanları değil, 'ölü kahramanlar' istiyor. Ne gençler ölsün ne anaları ağlasın. Acıları paylaşmak istemiyoruz, barış istiyoruz."

1980 yılında öldürülen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır, Cemil Kırbayır’ın davasının kapanacağını, 103 yaşında ki annesine (Berfo Ana) Başbakan’ın söz verdiğini ama sözünü tutmadığını ‘’Buna karşılık alkış mı yapmamız gerekiyor’’ diye sorarak biz artık adalet arıyoruz. Cenazemizi istiyoruz.  Kardeş acısı ateşten bir gömlek bir gün siz de giyersiniz’’ diyerek acısını anlattı.

''Terörist olarak gösterildi''

Bu hafta ki basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Sıla Gemicioğlu okudu.


"12 Haziran 1994'te Mardin'in Derik ilçesi Adakent köyüne gelen Derik Jandarma İlçe Komutanlığı'ndan askerle ve korucular beş köylüyü gözaltına aldı. 25 gün içerisinde  köylülerden dördü bırakıldı, 30 yaşındaki beş “çocuk babası Vecdin Avcıl'ın ise gözaltına alındığı inkar edildi."


"Avcıl, 'yer göstermek' bahanesiyle götürüldüğü operasyonda kalkan olarak kullanıldı. Asker ve gerilla çatışmasında hayatını kaybetti."


"Jandarma İlçe Komutanı Musa Çitil tarafından hazırlanan sahte tutanakla çatışmada ölen gerillalardan biri olarak gösterildi ve üç gerilla ile birlikte toplu mezara konuldu."


"Avcıl'ın dosyası Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce (DGM) takipsizlik kararı verilerek kapatıldı, evraklar imha edildi."


İHD Mardin Şubesi'nin çabaları sonucu Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Öldürülüşünden 18 yıl sonra Avcıl'ın toplu mezardaki kemiklerine ulaşıldı, DNA testiyle cenazenin ona ait olduğu belirlendi.
Ancak cenazesi halen ailesine teslim edilmedi.


Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, Avcıl için "terörist olduğuna dair herhangi bir emare olmamasına rağmen terörist gibi gösterilerek kimsesizler mezarlığına gömüldü" deniyor.


İddianamede, şimdi Ankara Jandarma Bölge Komutanı olan Çitil için de şu ifadeler yer alıyor: "Şüphe olsun olmasın sivil vatandaşları çeşitli şekillerde ve tamamen keyfi şekilde öldürdüğü, bu konuda son derece fütursuz davrandığı, şahitlerden çekinmediği, ölenleri ise adli tahkikata terörist unsurlar olarak sunduğu ve bu yönde tutanaklar tuttuğu tespit edildi. Çitil hakkındaki suç duyuruları sonuçsuz kaldı. Türkiye, Çitil'in dahil olduğu işkence ve gözaltında tecavüz suçlamaları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) mahkum oldu. ‘’

Vişne Haber Ajansı/Rojda Duygu Yeşilgöz

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları