loading
close
SON DAKİKALAR

Hak savunucuları hakim karşısında: Aleni olmayan toplantı 'gizlidir' denilemez

Hak savunucuları hakim karşısında: Aleni olmayan toplantı 'gizlidir' denilemez
Tarih: 22.11.2017 - 10:39
Kategori: Gündem

Kamuoyunda ‘Büyükada davası’ olarak bilinen 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı davanın ikinci duruşması görülüyor.

Büyükada'da dijital güvenlik ve stresle mücadele toplantısında gözaltına alınarak tutuklanan hak savunucularının davasına devam edildi. 2. duruşmada İzmir'de tutuklu bulunan Uluslararası Af Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı avukat Taner Kılıç ile gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılan hak savunucuları Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli savunma yaptı.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya bir önceki celse tahliye edilen hak savunucuları İdil Eser, Nalan Erkem, İlknur Üstün, Özlem Dalkıran, Veli Acu, Günal Kurşun, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli katıldı. İzmir'de tutuklu bulunan Uluslararası Af Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Kılıç, yaptığı savunmada, suçlama konusu toplantıdan Nisan ayından itibaren haberdar olduğunu söyledi. Kılıç, söz konusu toplantının suçlama konusu edilmesiyle insan hakları alanında çalışanların kriminalize edileceğini düşündüğünü belirtti.

“Evliliğe engel mi olmalıydım”

Kılıç, yandaş medya organlarında kız kardeşinin eşinin bir dönem Zaman gazetesinde çalışmasını tekrarladığını anımsatarak, “Bu, iddianamede suç delili gibi tekrarlanmıştır. Bu suçun şahsiliği ilkesi karşısında son derece yanlıştır. 27 yıl önce evlenen kardeşime 26 yıl sonra suçlanabilir diye engel mi olmalıydım” diye sordu.

“ByLock kullanıcısı değilim”

Kılıç, ByLock kullanıcısı olmadığının dosyadaki raporla ortaya çıktığını belirterek, “ByLock listelerinin sürekli değiştiği siyasi aktörler tarafından açıklanmıştır. Bu listeler telafisi mümkün olmayan zararlara yol açmaktadır. Koray Peksayar'ın 13 Temmuz tarihli raporunda ByLock kurulduğuna veya kurulup kaldırıldığına ilişkin bir ize rastlanmadığı tespit edilmiştir. Telefonum hiçbir zaman fabrika ayarlarına döndürülmedi” dedi. Kılıç, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün telefonu ile ilgili incelemeyi 5,5 aydır tamamlayamadığını kaydederek, “Bu raporun gelmemesi Haziran ayından itibaren tutukluluğumun devamına gerekçe gösteriliyor. Bu raporun gelmemesi benim mağduriyetin devamına gerekçe gösterilemez” dedi. Kılıç, adli bilişim uzmanı Koray Peksayar'ın tanık olarak dinlemesini talep etti.

“Hesabımı kapattım”


Kılıç, Bank Asya hesabı ile ilgili suçlamayla ilişkin de, “Hesap hareketlerime bakıldığında 2 Ocak 2014'te paramın tamamını çekerek hesabı kapattığım, yeni bir hesap da açmadığım görülecektir” dedi ve bankacılık alanında yetkili bir kişiden rapor alınmasını talep etti. Tutukluluğunun cezaya dönüştüğünü vurgulayan Kılıç, “8 kişilik koğuşta 24 kişi kalıyoruz. Adi suçlularla aynı koğuşta kalıyorum. Bu nedenle mağduriyetime son verilmesini talep ediyorum” dedi.

Ardından gözaltı sürecinden sonra serbest bırakılan hak savunucusu Nejat Taştan savunma yaptı. Taştan, insan hakları mücadelesi nedeniyle yargılanan ilk kişiler olmadıklarını, son da olmayacaklarını söyledi. İnsan hakları mücadelesi yolunda yargılanan, ceza alan ve faili meçhul cinayetlere kurban giden arkadaşları olduğunu belirten Taştan, “Nasıl bir alanda faaliyet gösterdiğimizi hepimiz biliyoruz. İnsan hakları savunucuları burada, dünyada hakları kimin ihlal ettiği veya kimin hakkını ihlal edildiğine bakmadan, kişilerden öte hakları savunan bir pozisyon takınmışlardır. Bizi buraya şüpheli olarak getiren iddianame, insan hakları savunucularının üzerinden kurulmaya çalışılan baskıların bir benzeridir” dedi. Taştan, ByLock kullanıcısı bir kişiyle telefon irtibatı suçlamasına ilişkin, “O telefon numarasını ben kullanmıyorum. Söz konusu numara eski eşimin üzerine kayıtlıdır. Bana ait telefona da polis baskın sırasında el koydu” dedi.

Yandaş medyanın kullandığı harita

Gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılan diğer hak savunucusu Şeyhmus Özbekli de yaptığı savunmada, gözaltına alındıklarından itibaren bir haritanın medya organlarında dolandığını anımsattı ve “Ben de stresle mücadele nedeniyle çizmemiz istendiğinden korktuğum uçak ve asansörü, kesildiği için de kıvırcık saçlarımı çizdim” dedi.

Duruşma öncesi açıklama: Taner'in de tanığıyız

5 Temmuz’da İstanbul Büyükada’da düzenledikleri toplantıda gözaltına alınan ve aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser ve Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün’ün de bulunduğu 11 insan hakları savunucusu ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Çağlayan'daki İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek dava öncesi adliye önünde bir araya gelen ."İnsan Hakları Ortak Platformu" üyeleri, "Hak savunucuları için adalet" yazılı pankart açtı. Platformun Genel Koordinatörü Feray Salman, konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, bugünkü duruşmada dinlenmeyen iki hak savunucusu ile İzmir Şakran Cezaevi'nde tutuklu bulunan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç'ın mahkeme tarafından dinleneceğini belirten Salman, "Yargılanan diğer arkadaşlarımız gibi Taner'in de 20 yılı aşkın sürdürdüğü insan hakları savunuculuğu çalışmalarının tanığıyız. Somut delil olmaksızın terör örgütü üyeliği ile suçlanması ve 5 ayı aşkındır tutuklu bulunması adaletsizdir ve hukuk dışıdır" dedi. ifadesinde bulundu

Cumhuriyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları