Hakkında soruşturma başlatılan CHP'li Engin Altay: Bu kadarına pes!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay hakkında, bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle, "Cumhurbaşkanına hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit" suçlarından resen soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "27. dönem CHP milletvekili Engin Altay hakkında, 26.03.2019 tarihinde KRT TV'de yayımlanan 'Siyaset Gündemi' isimli programda yaptığı '31 Mart'ta bütün yaşananlar yani siyasi tablo ortada ama bunun üzerine aklıyla alay edildiğini düşünen vatandaşlarımız Erdoğan'dan ve Bahçeli'den, Bay Dumur ve Bay Kamburdan hücrede bunun hesabını soracaktır...' şeklindeki açıklamaları nedeniyle, Cumhurbaşkanına hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır" ifadesine yer verildi.
Engin Altay, hakkında soruşturma açılmasına tepki gösterdi. Altay, yaptığı yazılı açıklamada, açıklamalarının çarpıtıldığını belirterek, "Hücre olarak ifade edilen yer oy kullanma kabinidir. Bu açıklamalardan, Erdoğan ve Bahçeli’ye yönelik “cezaevi” tehdidi çıkarılması, ancak yandaş basının ve trollerin haber zekasıyla açıklanabilecek bir durumdur. Bu tablo; Cumhur İttifakı’nın kaybetme korkusunun, yandaş basının olmayan aklını da başından aldığını göstermektedir" dedi.
Engin Altay'ın açıklaması şöyle:
"KRT TV’de 26.03.2019 tarihinde yayınlanan “Savaş Kerimoğlu ile Siyaset Gündemi” programında 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerle ilgili açıklamam, aklı evvel “yandaş basın” tarafından çarpıtılarak, bir algı operasyonu yürütüldüğü görülmektedir.
KRT TV’de yaptığım açıklamanın deşifre metni; “Kararsızların yüzde 80’i kesinlikle Cumhur ittifakı diye adlandırılan kambur ittifakının adaylarına oy vermeyecekler. Başka partilere de verebilirler. Saadeti var bunun, Vatan partisi var, Millet İttifakı var, falan filan. Ama millet bu korku iklimi içerisinde, çok korkutursanız ne yapar hücreye girince kimse görmüyor, bir Allah bir kendisi, basacak intikamını öyle alacak. 31 Mart’ta bütün yaşananlar, siyasi tablo ortada, ama bunun üzerine aklıyla alay edildiğini düşünen vatandaşlarımız, Erdoğan’dan ve Bahçeli’den bay dumur ile bay kamburdan hücrede bunun hesabını soracaklar. Benim aklımla alay etme diyecekler” şeklindedir.
Metinden de anlaşılacağı gibi; hücre olarak ifade edilen yer oy kullanma kabinidir. Bu açıklamalardan, Erdoğan ve Bahçeli’ye yönelik “cezaevi” tehdidi çıkarılması, ancak yandaş basının ve trollerin haber zekasıyla açıklanabilecek bir durumdur. Bu tablo; Cumhur İttifakı’nın kaybetme korkusunun, yandaş basının olmayan aklını da başından aldığını göstermektedir.
Yandaş basının çarpıtmaları üzerinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığı bilgileri gelmektedir.
Anayasa’nın “suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmüne rağmen, istihbarat kurumlarının fişlemeleriyle insanları terörist ilen etmeye kalkan, hukuksuz-ahlaksız fişleme belgelerini basına servis eden, vatandaşların devletin koruması altında olması gereken kişisel verilerini, birkaç oy fazla alabilmek için yandaş basın aracılığıyla ortaya saçanlar hakkında hiçbir adım atmayan yargının, yandaş basın ve trollerin operasyonu üzerine harekete geçmesi, adalet sisteminin geldiği nokta açısından da ibretliktir.
Bu kadarına da pes…
Her şey milletimizin gözü önünde yaşanıyor. Milletimiz, tüm bunları değerlendirecek ve 31 Mart’ta kokuşmuş düzene gereken dersi sandıkta verecektir."
BU KADARINA PES!
— Engin ALTAY (@enginaltaychp) 27 Mart 2019
Halk dilinde oy verme kabinin bir diğer adı hucredir.
Kaybetme korkusu, olan akıllarını da başlarından aldı.
Oy hücresinden cezaevi anlamı çıkarmak olsa olsa yandaş basın ve trollerin zekası ile mümkündür. pic.twitter.com/YlpowU7bl8
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












