CHP sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Erdoğan'ın ikiyüzlü siyasetine devam ettiğini öne sürdü...
CHP Sözcüsü Prof. Dr.
Haluk Koç dün düzenlediği basın toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sahte tavırlarıyla ikiyüzlü siyasete devam ettiğini öne sürdü. Koç basın açıklamasında şunları ifade etti:
"Değerli arkadaşlarım, bugün oldukça yoğun bir gün yaşıyor Cumhuriyet Halk Partisi. Sabah kapalı grup toplantımız vardı. Planlanan saatten daha fazla sürdüğü için, Merkez Yönetim Kurulu toplantımızda dolaylı olarak gecikmiş oldu. Ben Merkez Yönetim Kurulu toplantısı öncesinde bu haftayla ilgili, bilhassa dün ve bugün Başbakanın Pakistan’a giderken yaptığı açıklamalar çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini bir MYK sözcülüğü olarak değil, bir parti sözcülüğü çerçevesinde basın toplantısıyla değerlendirmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, dün hepimiz izledik. Sayın Başbakan Salı günkü hezeyanlarını bu kelimeyi de kullanarak söyleyeceğim üzülerek. Palavralarını Çarşamba gününe de taşımış bulunuyor. Yani ikiyüzlülüğünü, çakma tavırlarını yüzü kızarmadan sergilemeye devam ediyor. Gerçekleri hamaset ve gözyaşı sosu tavırlarla Türk milletinden kaçırmaya çalışıyor.
Sabah açıklamalarında şuna değiniyor Sayın Başbakan. Eğer NATO’nun kurmuş olduğu üssü kalkıp da burası
İsrail için kurulmuştur, orada füze kalkanımı var? Orası radar üssüdür ve biz NATO’nun bir üyesiz. Ve burası bölge ve dünya için kurulmuştur. Burayı kaldırma hakkına yaptığımız protokollerde sahibiz diyor. Sabah uçağa binmeden önce yaptığı açıklamalar.
Şimdi soracağımız sorulara Sayın Başbakandan veya muavinlerinden bir tanesinden çok açık net cevap istiyoruz.
Soru bir değerli arkadaşlar, Kürecik’teki erken uyarı radarının Türkiye’yi bölgedeki olası gelişmeler çerçevesinde bir hedef haline getireceğini bildiğiniz halde neden bu sistemin Malatya Kürecik’te konuşlanmasına razı oldunuz? Kürecik’teki bu radar üssü Türkiye’yi balistik füzelere sahip çevre ülkelerinden gelecek tehditlere açık bir konuma getiriyor mu, getirmiyor mu?
Soru iki; radar sisteminin Kürecik’te kurulmasını talep ederken füze savunma sistemlerinin de eş zamanlı olarak birlikte kurulmasını NATO’dan neden talep etmediniz veya daha açık anlamlı kılalım. Neden talep edemediniz?
Soru üç;
Gazze saldırısına paralel olarak İran veya Suriye’den İsrail’i hedef alacak füze tehdidinin arttığı ortada. Kürecik radar istihbaratının ABD tarafından
İsrail ile paylaşıldığını hepiniz biliyorsunuz, Sayın Başbakanda biliyor. Yani Kürecik radarı, yani esip gürleyen Başbakanın yönettiği Türkiye topraklarını
İsrail hava sisteminin, savunma sisteminin açıkça bir unsuru haline getiriyor. Buna nasıl açıklama getireceksiniz Sayın Başbakan? Yönettiğin Türkiye toprakları kınadığın, eleştirdiğin, İsrail’in savunması için kullanılan bir toprak parçası haline getirildi. Yani perde önünde mazlum saldırıya uğrayan, kıyıma uğrayan
Filistin ve
Gazze halkının acısına, dramına katılma tiyatrosu oynanıyor. Dünkü sahneleri hatırlıyorsunuz. Bugün basında da var kareler. Davutoğlu Ahmet’in gözyaşları, refakatinde Mahdum Bilal beyin eşliği. Perde arkasında
NATO ve ABD talimatıyla İsrail’in güvenliğini sağlama görevi yapan
Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye fotoğrafının net okunuşu budur.
Soru dört; şimdi NATO’dan talep edileceğini söyledikleri patriot füzeleri var. Kim için, ne için? Bunun açıklaması gerekiyor. Hadi bakalım, mangalda kül bırakmayan en cengaver, en kahraman, aynı zamanda bu söylediğim gerçekler çerçevesinde en başı eğik, en palavracı kadro cevap verin bakalım. Talep edeceğinizi söylediğiniz patriot füzeleri Türkiye’yi olası bir Suriye saldırısına karşımı koruyacak, yoksa son gelişmeler çerçevesinde Kürecik radar sistemini, tesislerini bir füze saldırısına karşı koruyarak İsrail’e mi yardımcı olacak?”
Başbakan’ın tercih ettiği, kullandığı bir yol, yöntem var. O da en kolay savunma yolu saldırıdır. Bu stratejiyi en iyi uygulayan ve bunun için yalan dahil her türlü saptırmayı yapabilen bir Başbakan kimliği.
Dün Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri karşısında zıpkın yemiş gibi kıvranan bir Başbakan. Tablo budur. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Yalanı, dolanı, saptırmayı, iki yüzlülüğü artık bırakmaları gerekiyor. Çağrımız açık ve net. Eğer
Filistin halkına gerçekten yardımcı olmak istiyorsanız, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına son verinceye kadar Kürecik radar istasyonunun faaliyetlerini durdurun da görelim. Yüreği yetiyorsa tabi. Buna ek yapacağımız sözler var. Esip gürlediğin kadar gerçekten cesursan tabi. Çakma tehditlerden tabi ki vazgeçebilirsen. Aynen Oslo’daki gibi. Perde önünde çakma milliyetçilik, perde arkasında
PKK terör örgütüyle devletin müsteşarını, müsteşar yardımcısını muhatap kılan bir Başbakan kimliği.
Gazze olayında da öyle. Perde arkasında ABD talimatıyla İsrail’in güvenliğini Türkiye topraklarından sağlama sözü veren ve gereğini yerine getiren bir Başbakan. Perde önünde mazlum Gazze,
Filistin halkı için dökülen timsah gözyaşları. Tarih önünde, millet önünde Sayın Başbakan vebal altındadır ve bu sorulara açık, net cevap vermek zorundadır.”
Yine Sayın Başbakan’ın sözlerinden alıntılar var. Öleceksek adam gibi ölelim diyor Başbakan. Tutturdu bir ölüm. Biz kefenimizle yola çıktık, biz zaten bu işin başından itibaren ölümü göze aldık. Bugünde öleceksek adam gibi ölelim. Şimdi nedir sendeki bu ölüm korkusu kardeşim? Nedir ikide bir ölümü devreye sokuyorsun, ölümle siyaset yapıyorsun.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakana rahmetli Uğur Mumcu’nun bir sözünü hatırlatmak gerekiyor. Ne demişti Uğur Mumcu? Sadece cesur olanlar ve tutarlı olanlar bir kez ölür. Korkak olanlar ve teslimiyetçiler her gün ölür. İşte Sayın Başbakan sen madem bu ölüm muhabbetini bu kadar çok seviyorsun yaptıklarınla bu ikinci guruba giriyorsun."

Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : CHP, Haluk Koç, Tayyip Erdoğan, Gazze, İsrail, PKK, Filistin, Kemal Kılıçdaroğlu, NATO, Uğur Mumcu, türkiye, istanbul, gerçeği, haberleri, son dakika