CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, bugün partisinin Sakarya Kongresi'nde Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, çok sert sözlerle cevap verdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, bugün partisinin Sakarya Kongresi'nde Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, çok sert sözlerle cevap verdi.
CHP Sözcüsü Koç, “Paspas Başbakan” dedi ve Davutoğlu’nun “Gelmiş geçmiş en yetkisiz Başbakan” olduğunu söyledi
Davutoğlu’nun Sakarya’da CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na çirkince sataşması üzerine basın toplantısı düzenleyen Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Davutoğlu’na, “müsamere çocuğu”, “mümtaz siyaset mizah kahramanı”, “Küçük Hüsamettin“ diye seslendi.
-“Davutoğlu, Türk siyaset tarihinin gelmiş geçmiş en yetkisiz, en iradesi sakatlanmış, en paspas haline sokulmuş Başbakanı”
-“Bay Davutoğlu, Kaçak Saray’dan verilen talimatlarla, fabrika ayarları bozulmuş bir Tv gibi görüntüsü olan , kendi yetki alanı ile ilgili hiçbir iradesi olmayan bir şahsiyet durumundadır.
-“Kendisine biçilen rol siyasette Küçük Hüsamettin rolüdür…”,
-“Katıldığı müsamerelerde kendisine verilen kapasite kullanım alanı içinde önce dağa taşa, bağa bahçeye selam veriyor, sonra aldığı talimatın ikinci bölümüne geçerek CHP’ye ve Sayın Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na saldırmaya başlıyor.”
-“ Bak taşaron Başbakan iyi dinle; Sayın Baykal’a tezgahlanan oyunun ana aktörü şimdi seni siyasi mengeneye alan ağabeyin…”
-“Anayasa değişiklik önerisi TBMM’de oylanırken gözlüklerini burnunun ucuna indirip, büyük bir titizlikle o görüntüleri izleyen, siyaset dünyasının en büyük kaset koleksiyoncusu senin ağabeyindi, unutma. “
-“Siz sadece hırsızlığın yolsuzluğun değil, ahlaksız kumpasların da, kumpasçıların da suç ortağısınız.”
CHP Sözcüsü Haluk Koç basın toplantısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na çirkince sataşan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu yanıtladı ve şöyle dedi:
“Siyaseti günlük polemikler üzerine kurmak istemediğimizi hep söyleye geldik.
Ancak, Türk siyaset tarihinin ara dönemler dahil, gelmiş geçmiş en yetkisiz, en iradesi sakatlanmış, en paspas haline sokulmuş Başbakanı Bay Ahmet Davutoğlu’nun hafta sonu müsamerelerindeki konuşmalarına maalesef yanıt vermemiz gerekiyor.
Ama ancak öyle sahnelerle karşılaşıyoruz ki zaman zaman siyasetin bu açıdan verdiği ödevlerini yerine getirmek zorunda kalıyoruz.
Bay Davutoğlu, Kaçak Saray’dan verilen talimatlarla fabrika ayarları bozulmuş bir Tv gibi görüntüsü olan , kendi yetki alanı ile ilgili hiçbir iradesi olmayan bir şahsiyet durumundadır.
Katıldığı müsamerelerde kendisine verilen kapasite kullanım alanı içinde önce dağa taşa, bağa bahçeye selam veriyor, sonra aldığı talimatın ikinci bölümüne geçerek CHP’ye ve Sayın Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na saldırmaya başlıyor.
Kim tutar Ahmet bey seni, korkma salla gitsin.
Neler söylüyor neler.
Bak taşaron Başbakan iyi dinle;
Sayın Baykal’a tezgahlanan oyunun ana aktörü şimdi seni siyasi mengeneye alan ağabeyin,
Anayasa değişiklik önerisi TBMM’de oylanırken gözlüklerini burnunun ucuna indirip, büyük bir titizlikle o görüntüleri izleyen, siyaset dünyasının en büyük kaset koleksiyoncusu senin ağabeyindi, unutma.
Tamam, bunları yayınlayın talimatını veren de şu an kayığına bindiğin, 5 yıldır bu konunun soruşturulmasını engelleyen irade sizlerin iradesiydi.
Meydan meydan dolaşıp, bunlar özel özel, genel değil diye siyaset katilliği yapanları sen de çok iyi hatırlarsın Ahmet bey.
Yıllarca devleti birlikte işgal eden, ne istediniz de vermedik diye ağlaşan , birlikte kumpaslar, tezgahlar oyunlar çevirenler, Menemen saksısı gibi dizilip, ağıtlar yakıp gözyaşları döken , bitsin bu hasret diye ağlayan suratlar sizin suratlarınızdı Ahmet bey.
Siz yürütmede, götürmede olduğu gibi, kumpas kurmada da bir numarasınız.
Siz değil misiniz, TSK’ya, MHP’li milletvekili adaylarına, aydınlara, gazetecilere kumpas kuran veya kurduran?
Siz sadece hırsızlığın yolsuzluğun değil, ahlaksız kumpasların da, kumpasçıların da suç ortağısınız.
Siz aynı zamanda çetelere yardım ve yataklık sanığısınız. Hesabını vereceksiniz bunların.
Başbakanlık koltuğunda geçici esnek kadroda istihdam edilen kişi konuştukça konuşuyor
Bak Ahmet bey, şunu kafana yerleştir
Sizi oraya taşıyan tüm hak ve özgürlükleri tahrip eder, demokrasiyi rafa kaldıracak tertipleri son noktaya taşırsanız, demokrasilerde direniş hakkı meşru bir hak anlamına gelir.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği budur.
Sen sürekli bir OHAL yönetimi, sürekli bir sıkıyönetim uygulaması getireceksin,
Devletin polisini savcı yapacaksın,
İstediğini aratacak, dinletecek, sorgulatacak, hapse attıracaksın,
Kişisel, barışçıl, hak arama ve gösteri yapma hürriyetini toptan yasaklattıracaksın, karşı çıkanları da saptırarak, suçlayacaksın.
Yok öyle şey.
Yurtsever CHP’liler sizleri çok iyi tanıyor Ahmet bey.
İşbirlikçi, emperyalist, teslimiyet projelerindeki görevlerinizi, rollerinizi çok iyi biliyor bu ülkenin insanları Ahmet bey.
Boş boş konuşup kırk dereden laf üretme Ahmet bey.
Siz yolun da, sözün de sonuna geliyorsunuz. Hırçınlığınız bundan ama korkunun ecele faydası yok.
Vişne Haber Ajansı