loading
close
SON DAKİKALAR

HDP'de kongre günü

HDP'de kongre günü
Tarih: 11.02.2018 - 09:44
Kategori: Siyaset

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) 3. Olağan Kongresi Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştiriliyor.

HDP'nin 3. Olağan Kongresi Ankara Spor Salonu'nda büyük coşkuyla başladı. Çok sayıda partili erken saatlerden itibaren salondaki yerini aldı, halaylar çekildi. HDP Eş Genel Başkanı Sepil Kemalbay, partinin eş genel başkan adayları HDP Meclis Başkanvekili Pervin Buldan ve Sezai Temelli ile birlikte salona giriş yaptı. Kongreye CHP Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay, Halkın TKP'si Genel Başkanı Erkan Baş, ÖDP Eş Genel Başkanı Alpertaş, ve çok sayıda siyasi parti ile STK temsilcisi katıldı. Kongrelerine HDP'yi davet etmeyen AKP ve MHP ise davet edilmedi. Kongre sinevizyon gösterimi ile başladı. Divan Başkanı seçilen HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, salonda 32 bin kişi olduğunu söyledi. Kongrede delegeler eş genel başkan adayları Pervin Buldan ve Sezai Temelli için oy kullanacak. Kongrede 100 kişiden oluşan Parti Meclisi belirlenecek.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Polis ekipleri kongrenin düzenleneceği salon çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldı. Sabahın erken saatlerinde Ankara Spor Salonuna çıkan yollar iş makineleri ve polis bariyerleriyle kapatıldı. Salonun çevresinde TOMA, atlı polis, çevik kuvvet ve özel harekat polislerinin yanı sıra bir polis helikopterinin havadan kontrolü sağladığı görüldü. Partililerin üst aramalarında şarj aleti, kalem, çakmak, laptop, kulaklık, powerbanklar salona alınmadı.

Bu arada yetkililer, kongreyi izleyecek sarı basın kartı sahibi gazetecilerin kamera, laptop ve fotoğraf makinesiyle içeriye girmelerine sonradan izin verdi.

ANKARA GİRİŞLERİNDE SIKI DENETİM

Kongre öncesi şehirde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için jandarma ekipleri de Başkent’e giriş noktalarında geniş güvenlik tedbirleri aldı. Gece saatlerinden itibaren Ankara’ya gelen araçların bagaj kontrollerinin yanı sıra yolcuların kimlik kontrolleri de yapıldı.

KEMALBAY: AKAN KANIN DURMASINI İSTİYORUZ

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay kürsüye geldi ve konuşmasında özetle şunları söyledi:

Zindanlarda rehin olan binlerce yoldaşımızı selamlıyorum. İçeride yükseltilen direniş bu salonda karşılığını buluyor. Faşizm ancak onun karşısında güç birliği yaparak, omuz omuza vererek, direnerek yenilir. O yüzden bizler direniş yolunu seçtik. 

Biz bu ülkede akan kanın durmasını istiyoruz. Barış içinde, müzakere sürecinde hakların birlikte olması için çaba harcadık. Sayın Abdullah Öcalan barış içinde yaşamak için çaba harcadı ama bu iktidar bu çabayı ortadan kaldırdı. Afrin'de yaşamını yitiren gerillalar gibi askerler de insandır. Bizler insanı yaşatmalıyız. Askeri yaşatmalıyız. Askerlerin ölülerini sayamayız. Askerlerin tabutuna elimizi koyup konuşamayız. İşte HDP barış için mücadele ediyorum derken, kendi yaşamından yola çıktı. Bugün savaş gereklidir diyenler kendi kasalarından bahsediyor. Oysa biz kendi çocuklarımızdan bahsediyoruz. Kimsenin çocuklarını savaşa sürmeye bu iktidarın hakkı yoktur.

Etrafınıza bir bakın; HDP dışında yeni bir söz söyleyen kimse var mı? Yok. Bizler halklarımızın umuduyuz. Halklarımıza yeni bir yaşamı kuracak olanlar; halkların, kadınların, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin birleşik hareketidir HDP. 

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'IN MESAJI

Divan Başkanı Sırrı Süreyya Önder, Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın mesajını okudu.

Demirtaş'ın mesajı şöyle:

Sayın Divan, çok değerli partili yoldaşlar, değerli delegeler, çok değerli yurttaşlar...

Halklarımızın derin krizler yaşadığı dönemde gerçekleştirdiğimiz kongremiz şimdiden hayırlı olsun. 15 aydan bu yana rehin alınmış olsak da kalbim olağan sıcaklığıyla kongre salonunda atıyor. Arkadaşlarım siyasi analizleri yapacağı için ben size kısa bir mesaj ileteceğim. Biran olsun desteğini esirgemeyen, bütün çalışma arkadaşlarıma, halkımıza, genç yoldaşlarıma binlerce kez teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında özel olarak yanımda duran eşime ve aileme özel olarak teşekkür ediyorum. 

Bemim en büyük kaygım sizleri mahçup etmemektir. Bu kavganın öncülerinden biri olarak, mahçup hissediyorum. Çünkü bizler mezar taşında "halkına borçlu gitti" yazanların geleneğinden geliyoruz. Tam anlamıyla özgürlü ve tam anlamıyla demokrasi sağlanana kadar bu borç ödenmiş sayılmaz. Bu kongreyle birlikte, eş genel başkanlık görevimi başka arkadaşlarıma devrediyorum. Yeni eş genel başkanlarımızın öncülüğünde sizlere layık bir mücadele ortaya koymanın sözünü veriyorum. Birlikte eş genel başkanlık yapmaktan onur duyduğun Figen yoldaşıma ve onun şahsında tüm rehin alınan arkadaşlarıma sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. HDP'lileri tutuklayarak, katlederek yıldıracaklarını, teslim alacaklarını zannedenler, boşa çabaladıklarını anlayacaklar. Biz devasa bir çınar gibiyiz. Çınarımızın her bir dalında Türkiye'nin bütün halkları özgürce yerini almıştır. HDP bütün kimlik ve inançların kendi partisine dönüşmüştür. HDP, Kapitalizmin en ağır sömürü koşullarına karşı gerçek bir emekçi partisi olmuştur. HDP artık kişilere bağlı olmayan kurumsal bir partiye dönüşmüştür.

Partimiz parlamentarizme boğulmadan, şiddet dışı yöntemlerle demokratik mücadeleyi büyütme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Direnişe karşı faşizmin yöntemi tutuklama olacaksa, bizi dolduracak yer bulamayacaklardır.

Bizler her türlü şiddete ilkesel olarak karşı çıkarız. Israrla barış hemen şimdi demeye devam edeceğiz. AKP-MHP faşizminin Kürt halkını imha savaşını her yerde teşhir edeceğiz. HDP, AKP-MHP faşizminin kurmak istediği Türkiye'nin partisi değildir. HDP, hırsızların partisi de değildir. HDP, Türkiye'nin yoksullarının, yok sayılanlarının partisidir. Bizim hayal ettiğimiz Türkiye ile, faşizmin hayal ettiği Türkiye arasında büyük bir fark var.

Yeni eş genel başkanlarımızın öncülüğünde kenetleneceğiz ve bu mücadeleyi büyüteceğiz. Beni tekrar genel başkan adayı olarak öneren yoldaşlarıma teşekkür ediyorum. Ancak daha önce belirttiğim nedenlerle, siyasi ahlakım gereği görevimi bırakmam gerektiğini düşünüyorum. Sizlere teşekkür ediyorum. Bu zamana kadar mücadele eden tüm yoldaşlarıma teşekkür ediyorum.
Kongremizin büyük bir başarı, coşku ve heyecan ile tamamlanacağına olan inancımla büyük bir hasretle hepinizi kucaklıyorum. Hücre arkadaşım Abdullah Zeydan ile birlikte hepinize selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz.

Büyük direneceğiz, büyük kazanacağız!
Mutlaka kazanacağız!

FİGEN YÜKSEKDAĞ'IN MESAJI

Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nden kongreye mesaj gönderdi. 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan, hem milletvekilliği hem de parti üyeliği düşürülen Yüksekdağ'ın kongre mesajını divan eşbaşkanı Meral Danış Beştaş okudu. Yüksekdağ'ın mesajı şöyle: 

"Değerli kongre delegeleri, sayın divan, sevgili katılımcılar ve konuklar hepinize yürek dolusu MERHABA…

Memleketin dört bir yanından bütün renkleriyle, kimlikleriyle kongrede buluşan halklarımızı, kadınları, gençleri, emekçileri, inançları ve tüm demokratik bileşenlerimizi coşkuyla selamlıyorum.

Biliyorum ve biliyoruz ki; ne yaparlarsa yapsınlar bu coşkuyu elimizden, yüreğimizden alamazlar. İçeride olalım ya da dışarı; bedenimiz tutsak olsun ya da özgür, birlikte direnmeyi de biliriz, birlikte sevinmeyi de… Coşkumuz zindanlara da sığmaz, salonlara da… İşte bugün bütün duvarları, barajları, engelleri aşmış bir partinin kabına sığmayan ruhu ve hareketiyle bir aradayız. İnanıyorum ki; 3. Olağan Kongremiz de halklarımızı kuşatan faşizmin aşıldığı, demokratik direnişe derin soluk verildiği bir dönemeç olacak.

Uzun zamandır partimize yönelik siyasi soykırım operasyonlarının sürdüğü ortasında 3. Kongreyi gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle bugün toplanan kongre sadece bir kongre değildir. Boyun eğmeyen, vazgeçmeyen demokratik halk iradesidir. Saldırıları aşa aşa yürüme kararlılığıdır. Hayatta ve siyasette silahtan, savaştan, yalandan, baskıdan, paradan büyük güçler olduğuna inanmak ve onlara sarılmaktır. Bugün HDP en ağır saldırılar ve olanaksızlıklar karşısında dimdik ayakta ise, enerjisini, güvenini yitirmiyorsa insanlığın büyük değerlerine dayanan büyük bir gücü kuşandığı içindir. Özgürlük, emek, demokrasi, barış, adalet, eşitlik, doğa ve herkes için insanca yaşam değerleri bizi bizler yapan, yenilmez yapan güçtür. Bunun için iktidarı elinde tutanlar, tek elde topladıkları yetki ve otoritenin gücüyle zehirlenirken, HDP fırtınaların, kıranların ortasında durmadan yeşeriyor. Tekçi faşist iktidar ise onca haksız, kirli kazanımlarına, bütün devlet-siyaset ve sermaye ganimetlerine el koymuş olmasına rağmen meşruiyet krizini aşamıyor. 'Metal yorgunluğu' dedikleri haksızlık, siyasetsizlik, çözümsüzlük bunalımını savaşla, ölümle, nefret ve halklara düşmanlıkla aşmaya çalışıyor.

Bizler ise nice zulüm ve duraksız saldırı karşısında enerjimizi, coşkumuzu sadece haklılığımızdan, özgürlüğe, barışa, demokrasiye bağlılığımızdan alıyoruz. Tarih zalimliğine güvenenler ile haklılığına güvenenler arasındaki sayısız mücadeleye tanık olmuştur. Yine aynı tarih zalimliğine çok güvenen nice iktidarın, diktatörün boynunda mazlumların vebali ile çöküp gittiğini ve bitimsiz bir lanetle anıldığını da yazar. Bugün çürüyen ve çökecek olan bir iktidarın değil insanlığın sağlam temelleri üzerine kurulan ve yükselen yeninin zamanıdır. HDP bu yeninin tek temsilcisi olarak geleceğe umutla, güvenle ve tarih bilinciyle yürüyor. Bugünden yarına yeni demokratik siyasete, demokratik cumhuriyete ulaşacak olan da bu yol ve yürüyüştür.

HDP renkleri soldurmadan, kimlikleri karartmadan demokratik birliğin sağlanabileceğine kanıttır. Bu birliğin kazanabileceğine tarihsel bir örnektir. Türkiye ve Kürdistan halklarının tekçiliğe, zorbalığa, savaş ve faşizme mahkumiyete, mecburiyeti de yok. Çünkü başka bir yol var, başka bir yaşam umudu ve enerjisi var; HDP var. Elbette bugün bırakalım özgür siyasi çalışmayı en berbat rejimlerde dahi güvence altında olan parti kongresini de özgür ve kolay yapamıyoruz. Kongre hazırlıklarını yürüten sayısız arkadaşımız şu an gözaltında ya da hapiste. Üyelerimiz ve halkımız kongre yapabilmek, bu salonlara gelebilmek için büyük mücadeleler verip, hayati bedeller ödüyor. Ama partimiz hiçbir zaman mağduriyet pasifizmine sürüklenmedi. Hiçbir zaman zorlukları mücadelenin önüne koymadı. Bugün de demokratik halk siyasetinin saygınlık ve görkemini büyük zorluk ve bedelleri göğüsleme gücünden aldığını çok iyi biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki; en koyu karanlık ortasındaki en küçük ışık cürümünden fazla parlar. Sadece tek bir ışık en büyük karanlığı yırtmaya, kör edici perdeyi çekip atmaya yeter. Savaşın, faşizmin, OHAL-darbe rejiminin her yana kara bulut gibi çöktüğü bir iklimde HDP ışığı taşıyanların, faşizmin karanlığını yenecek olanların partisidir.

3. Olağan Kongremiz bütün zaaf ve yetmezliklerimizi aşarak, siyasi mücadele ışığını büyüttüğümüz, halklarımızın özlem ve beklentilerine cevap verdiğimiz bir eşik olacaktır. Kadın, genel ve yerel konferanslarımızdan yükselen mücadele kararlılığı stratejimizi güçlendirme, kendini yenile iradesi, kongrede taçlanarak yarına köprü oluyor şimdi. Önümüzde yerelden merkeze tüm siyaseti ve Türkiye’yi demokratikleştirmeye, hakça yaşamaya ve kazanmaya açılan zorlu ama onurlu bir yol var. Radikal demokrasi utku ve pratiğiyle Türkiye’nin HDP’lileşeceği, yani herkesin adalet, onurlu barış, eşitlik, özgürlük ve farklılıklarıyla bir arada yaşayabileceği bir ortak vatan için birlikte yürüyeceğiz.

Halkların tarihsel haklılığına dayananlar mutlaka kazanacaklar. Kobanê’den Afrin’e, Afrin’den Amed’e, Amed’den İstanbul’a yeni bir yaşam için direnenler, çağın zafer hakikati olarak tarihe adını yazdıranlardır. Cizre’de yakılıp Afrin’de bombalansa da Türkiye’nin her yanında zindanlara doldurulsa da halklarımızın direniş ve zafer hakikati yeni çağın kapısında bir kutup gibi parlıyor. Bugün bölgeyi savaş cehennemine çeviren bütün zalim, sömürücü, işgalci iktidarlar karşısında yeni bir demokratik siyasi model, yeni bir ufuk yükseliyor. Ankara’dan Afrin’e bizleri birleştiren aynı ufka bakıyor olmaktır. Halkların ve büyük insanlığın eşit, özgür, gönüllü, demokratik birliğine ve yaşam modeline inanmaktır. İşte yeni ufka baktığımızda toprağı, birliği, geleceği için direnen Afrin halkının kazanacağını görüyoruz. Çocukların bombalarla öldürülmediği, annelerin ağıt yakmadığı, kadınların cansız bedenine işkence yapılmadığı, Kobanê’nin bedenine çiçeklerin, zeytin ağaçlarının selam durduğu bir özgürlük ve kardeşlik yurdu görüyoruz. Ve bütün inancımızla bir kez daha söylüyoruz: Savaşa karşı, ölüme karşı yaşam zaferimiz olacak.

Şimdi, kazanma iradesini kuşanarak ilerlemenin ve tüm bölge ve Türkiye halklarının faşizme, savaşa, OHAL’e karşı birleşeceği yeni yollar açmanın zamanıdır. Partimiz bütün demokrasi güçleri ile faşizme ve darbe rejimine karşı ittifaka dün olduğu gibi bugün de hazır. Herkes çok iyi bilmeli ki; bu ağır zulüm ve saldırganlık karşısında ancak direnerek ve birleşerek kazanabiliriz.

Bizler İmralı’dan F tiplerine devam eden tecride, yaşamın ve siyasetin tek tipleştirilmesine ve tırmandırılan savaşa rağmen kazanmanın mümkün olduğunu biliyoruz. 

Değerli delegeler, sevgili kadınlar, sayın konuklar

3. Kongremizin bütün Türkiye ve bölge halkları için güç ve başarı olacağına yürekten inanıyorum. Zorlu ve kritik bir dönemde görev üstlenen başta Eş Genel Başkanımız Serpil Kemalbay olmak üzere bütün MYK, PM üyelerimizi, il-ilçe yöneticilerimizi, kadın ve gençlik meclislerimizi kutluyor, selamlıyorum.

Göreve seçilecek olan parti Eş Genel Başkanları ve yöneticileri ise yürekten kutluyor, başarılar diliyorum. Tutuklu kadın milletvekillerimiz, parti yöneticilerimiz adına kongreyi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

'Birer birer ve hep beraber,
İpek bir kumaş dokur gibi
Hep bir ağızdan sevinçli bir destan okur gibi'
mücadele edeceğimize ve başaracağımıza inanıyorum.

Dirençle, özlemle, yoldaşça kucaklıyoruz hepinizi. Yolumuz açık olsun…

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları