loading
close
SON DAKİKALAR

HDP'li Gergerlioğlu Pasaport tahditlerini Meclis'e taşıdı: OHAL bitince OHAL KHK'sinin de bitmesi gerekir!

HDP'li Gergerlioğlu Pasaport tahditlerini Meclis'e taşıdı: OHAL bitince OHAL KHK'sinin de bitmesi gerekir!
Tarih: 03.11.2018 - 08:19
Kategori: Gündem

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Pasaport tahditleri konusunu Meclis'e taşıyarak, "Hakim kararları dışında seyahat hakkını engellemek açıkça Anayasa ihlalidir. Anayasa Mahkemesi'nin artık bu konuya el atması gerekir" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, Pasaport Tahditleri konusunu Meclis'e taşıdı. 

"OHAL'in ismi gitti uygulamaları devam ediyor!"

Gergerlioğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, "Bildiğiniz üzere sözde olağanüstü hal sona erdi; artık Türkiye’nin olağan döneme geçmesi gerekmektedir. Hakkında soruşturma veya dava yoksa, beraat ve takipsizlik alınmışsa yurttaşların pasaportlarını geri alması gerekmektedir. Ancak yurttaşlar OHAL döneminde çıkarılan geçici düzenlemelerin kalıcı hale getirilmesinden dolayı halen kısıtlamalara tabi tutulmaktadırlar. Türkiye de halen binlerce yuttaş için OHAL tüm yakıcılığıyla halen devam etmektedir" dedi.

"OHAL bitince OHAL KHK'sinin de bitmesi gerekir!"

"Sürekli olarak söyledim OHAL’de çıkarılan KHK’ler, OHAL ilanına yol açan sebepleri ortadan kaldırmak amacıyla çıkarılması gerekmektedir" diyen Gergerlioğlu, şöyle devam etti:

"Ne yazık ki buna riayet edilmemiş OHAL dönemi sonrasında da etkisini gösterecek KHK ler çıkarılmıştır. Bugün de 701 Nolu KHK’nin onayı, sadece Meclisin denetim yaptığını gösterir. Bu sebeple, OHAL bitince KHK'nin de hukuk düzeninde bitmesi gerekir."

Gergerlioğlu, şunları kaydetti:

"667 sayılı ilk KHK, 23.07.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. KHK’nın 5. maddesinde yer alan hükümle, “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin” pasaportlarının iptal edilmesi düzenlendi ve daha sonra bu maddeye gerekli görülmesi halinde “bu kişilerin eşlerinin” de pasaportlarının iptal edilebileceğine dair hüküm eklendi.

667 sayılı KHK’nın 1. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilerek, getirilen yeni düzenlemelerin geçici ve amacı sınırlı tedbirler olacağı algısı oluşturuldu.

OHAL süreci ile sınırlı olduğu düşünülen pasaportla ilgili düzenleme, Kanuna eklenerek kalıcı hale getirilmiştir. 667 sayılı KHK’dan sonra, 01.09.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 674 sayılı KHK’nın 23. maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesine “terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, demek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” şeklinde yeni bir ibare eklendi. Böylece; OHAL süreci ile sınırlı olduğu düşünülen pasaportla ilgili düzenleme, Kanuna eklenerek kalıcı hale getirilmiştir."

"Meclisin yasama yetkisine açıkça müdahale edilmiştir!"

Benzer şekilde; 700 sayılı KHK m.23’de de, Anayasanın yeni hükümlerine uyum sağlanması amacıyla Pasaport Kanunu’nun ilgili maddelerinde yer alan ibarelerin değiştirilmesi düzenlenmiştir. 667 sayılı KHK m.5’in niteliği itibariyle tedbir olması, herhangi bir kanunu değiştiren hüküm içermemesidir. Bu durum öngörülen kanun çıkarma şekline aykırı olup, Meclisin yasama yetkisine açıkça müdahaledir. KHK’nın öngördüğü ve olağanüstü hal süresince devam edip bittiğinde son bulacak düzenleme onay kanunu ile “kalıcı düzenleme” haline dönüşemez, bunun kabulü mümkün değildir, çünkü KHK’nın çıkarılması ve sonrasında Anayasa m.121/3 ve 128’e göre Meclis onayına sunulması, bir kanunun çıkarılma usulüne uygun değildir. Olağanüstü halde temel hak ve hürriyetleri sınırlayan düzenlemelerin KHK ile getirilmesi mümkün olsa da, bunlar etkilerini OHAL kalktıktan sonra yitirmelidir.

"İdareye sonsuz bir yetki verilmesi tam bir facia!"

667 sayılı KHK m.5 ve 6749 sayılı Onay Kanunu m.5’de, “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler” denilmekte iken, Pasaport Kanunu m.22’de “memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” ve “terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, demek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” denilerek, idareye son derece geniş bir takdir yetkisi verilmektedir.

Uygulamada; 667 sayılı KHK’nın 5. maddesi ve 6749 sayılı Onay Kanununun 5. maddesi ile öngörülen pasaport tahdidi, 18.07.2018 gecesi itibariyle kalkan OHAL ile birlikte bir tedbir olarak yürürlükte bulunma imkanını kaybettiğinden, bu hüküm yerine Pasaport Kanunu m.22/1’de yer alan “memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” ibaresinin uygulandığı, bu hüküm yolu ile ilgiliye pasaport verilmediği veya pasaportunun elinden alındığı görülmektedir. Bu hüküm, adli kontrolden farklı olarak bir adli tedbir değil, idari tedbirdir. Elbette Anayasada gösterilen sebeplerle idari tedbirler yolu vasıtasıyla kişi hak ve hürriyetlerine bazı sınırlamalar getirilebilir. Ancak bu sınırlamalar; demokratik bir toplumda duyulan zorunluluğu karşılayan, somutluk ve ölçülülük taşıyan nitelikte olmalıdır. Pasaport Kanunu m.22/1’de yer alan hükme bakıldığında; “memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” ibaresine yer verildiği, bu ibarenin soyut, sınırları belirsiz ve keyfi uygulamaya açık özellik taşıdığı, yurtdışına çıkma hürriyeti gibi önemli bir hürriyete hakim kararı olmaksızın idari işlemle getirilen kısıtlamanın birey üzerinde yol açtığı olumsuz etki, tedbirin kaldırılmasının zorluğu, uğranılan zarar ve ziyan dikkate alındığında, gerek bu hükmün ve gerekse tatbikinin gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Pasaport Kanunu m.22/1’e eklenen bir diğer hüküm de; “terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, demek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenler” olup, bu hüküm de sadece haklarında soruşturma ve kovuşturma açılanları kapsamamakta, idari makamın, bireyin yurtdışına çıkışına yönelik geniş sınırlama uygulamasını mümkün kılmaktadır.

Hakim kararları dışında seyahat hakkını engellemek açıkça Anayasa ihlalidir! Anayasa Mahkemesi artık bu konuya el atması gerekir.

Anayasa m.23/5’e göre; “Vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir”. Mevcut yasal düzenlemelerde ise; idarenin tespiti ve bildirimi yeterli görülmüş, hakim kararından bahsedilmemiştir. Oysa vatandaşın pasaportunun iptal edilmesi, doğrudan yurtdışına çıkma hürriyetine müdahale teşkil etmektedir. Dolayısıyla, 6749 sayılı Onay Kanunu m.5 ile Pasaport Kanunu m.22’nin yukarıda yer verilen ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu, OHAL sona erdiğine ve pasaport iptali ile ilgili olarak olağan dönemde uygulanacak kalıcı düzenlemeler yapıldığına göre Anayasa Mahkemesi’nin bu kanunları denetlemesi gerekmektedir. Pasaportu  iptal edilen kişiler, özel hayatın gizliliği ve korunması hakkını düzenleyen İHAS m.8 kapsamında bireysel başvuru yapabilmeleri mümkün olmalıdır."

 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları