loading
close
SON DAKİKALAR

Hukukçular anayasa değişikliğini anlattı

Hukukçular anayasa değişikliğini anlattı
Tarih: 28.02.2017 - 07:03
Kategori: Gündem

Kastamonu Toplumsal Dayanışma Platformu anayasa değişikliğinin neler getirdiği konusunda bir panel düzenledi. Panele, Kastamonulu akademisyenler Prof. Dr. Sibel Özel ve Prof. Dr. Meltem Dikmen konuşmacı olarak katıldı.

Kastamonu Toplumsal Dayanışma Platformu anayasa değişikliğinin neler getirdiği konusunda bir panel düzenledi. 

İstanbul Barosu Eski Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek’in moderatörlüğünü yaptığı panelde, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletlerarası Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Özel ve Girne Amerikan Üniversitesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Dikmen konuşmacı olarak katıldı.

Prof. Dr. Sibel Özel, anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanına verilen yetkileri ayrıntılarıyla açıkladı. Özel, "Cumhurbaşkanına tek başına olağanüstü hal ilan etme yetkisi veriliyor. Yine Cumhurbaşkanı bütçe yapma yetkisine sahip. Yani ülkenin tüm parasının kontrolüne tek başına karar verecek. Vergi, harç gibi mali yükümlülüklerde muafiyet yetkisi de yine Cumhurbaşkanında" dedi. Özel, Devlet Denetleme Kurulu'nun üyelerinin atanmasının da Cumhurbaşkanı tarafından yapacağını belirterek şunları söyledi: 

"Bu çok önemli bir kurul. Tüm kamu kuruluşlarına, kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, kamuya yararlı tüm dernekleri ve vakıfları inceleme soruşturma yetkisine sahip. Şu anki yasamıza göre her düzenleme Meclis'te yapılıyor. Şimdi meclis yetkiyi devrediyor ve bir kişiye veriyor. Barolar, meslek odalarının denetimi bu kurulun elinde. Cumhurbaşkanı tek başına hangilerinin denetlenip, hangilerinin denetim dışı kalacağına kendi karar verevek.
Silahları Kuvvetlerin kullanılmasına bizzat Cumhurbaşkanı karar verecek. Dünyanın neresinde savaşa girileceğine bir kişi karar verecek. 

Danıştay, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarılarını inceleme hakkına sahip. Yeni anayasa taslağıyla yeni kararnameler için Danıştay'dan görüş alınmayacak. Cumhurbaşkanına cezai sorumluluk veriliyor deniyor. Doğru değil. Bugünkü anayasada Cumhurbaşkanın göreviyle ilgili sorumsuzluğu var çünkü yetkisi yok.

Şimdiki ise tüm yetkiyi bir kişiye veriyor aynı zamanda sorumsuzluk zırhıyla da donatıyor. Suç işlerse yüce divanda yargılanmasını öngörüyor ama 400 vekilin imzası gerekiyor. Bu sayının önemli kısmı zaten Cumhurbaşkanın kendi partisinin vekili. Bu sayıya ulaşması çok zor ama ulaşıldığını varsayalım, Cumhurbaşkanını yargılayacak olan Anayasa Mahkemesi (AYM). AYM'nin 15 üyesinin 12'sini bizzat Cumhurbaşkanı seçiyor. Yani kendi seçtiği yargıçlar tarafından yargılanacak bir kişi düşünün." 

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Meltem Dikmen ise, "15 yıldır Türkiye'yi yöneten ekip Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları kendisi değil, sistem üretmiş gibi sistem değişikliği savaşına girerse sorumluluktan kurtulur mu?" diye sorarak şunları söyledi:

"Son 15 yılda biz ne zaman hangi ara devletin bekası, ülkenin bölünmezliği, cumhuriyetin istikbali konusunda ciddi tehdit ve tehlikeler içine düştük. Son 15 yılda başımıza bu işleri getirenler için mi yeni bir sistem arıyoruz yoksa, başımıza bu işleri getirenleri bağışlamak için mi sistem değiştiriyoruz? Yoksa başımıza gelenler gelecek olanların habercisi mi? Bizim bölünmek, özerkleşmek, federasyona dönüşmek için yeni bir anayasaya, o anayasada kendisine verilen yetkilerle vatana ihanet suçlaması tehdidi altında kalmadan, ülkeyi teslim edecek bir lidere mi ihtiyacımız var? Daha doğrusu liderin böyle bir teminata mı ihtiyacı var? Çünkü bu referandumda 'Evet' dersek terörün biteceği söyleniyor. Nasıl bitecek? Terör örgütleri ile terör örgütlerini başımıza bela edenlerle bir anlaşma mı yapıldı? Bu anayasayı onlar mı istedi? Terörün bitmesi karşılığında bizden ne isteniyor? O zaman terör üzerinden ülkeyi terbiye etmeye çalışanların tercihidir 'Evet'. Türkiye'nin değil. O zaman 'Hayır' diyen mi teröre destek veriyor, 'Evet' diyen mi? Mevcut anayasadaki hangi köstek terör örgütlerini başımıza musallat etmiştir? Teröre karşı daha etkin mücadele etmek için bu anayasa değişikliğinde hangi madde ile düzenlemeler getirilmiştir? Teröristlerle Cumhurbaşkanı mı savaşacak? Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ne yapacaksınız da terörü bitireceksiniz? Mevcut anayasada hangi engelimiz vardı da terörle baş edemedik, yeni metinle hangi imkanlar Cumhurbaşkanına sunuluyor da terörle baş edeceğiz?

Darbe ürünü denilen o anayasa Cumhuriyet tarihinin en güçlü iktidarını 15 senedir başımızda tutmaktadır. darbe anayasasında kurtuluşu millet ister. 

15 yıldır Türkiye'yi yöneten ekip Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları kendisi değil, sistem üretmiş gibi sistem değişikliği savaşına girerse sorumluluktan kurtulur mu? 15 yılın faturası kendilerine mi çıkar, parlamenter sisteme mi? FETÖ'ye ne istediyse veren sistem mi malum iktidar mı? Çözüm süreci adı altında Türkiye'nin şehrine kasabasına, dağına silah gömenlere kim göz yumdu? Sistem mi malum iktidar mı? Devletin kadrolarını FETÖ'cülerle kim doldurdu? Ergenekon, Balyoz davalarının mahkemelerini kim kurdu, hakimini savcısını kim atadı? Sistem mi iktidar mı?

Bazen anayasalar gelişen şartları karşılamayabilirler, o zaman anayasanın genel felsefesini bozmadan değişiklik yaparız. Bu paketin eski Türkiye'yi unutturacağını iddia edenler demek ki sadece hükümet sistemini değiştirmiyorlar. Rejimle ilgili ciddi bir değişiklik gündemdedir. 

Bir anayasa hukukçusu olarak bu anayasa paketini kötü olduğu için değil hain bir mühendislik projesinin ürünü olduğu için reddediyorum. Bir insan olarak en temel özgürlüklerin güvencelerini bu anayasada göremediğim için reddediyorum. Bu taslak kabul edilirse, hukuk devletinin güvenceleri ortadan kalkar."


Vişne Haber Ajansı





ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları