loading
close
SON DAKİKALAR

Hukukçuların 'Adalet Nöbeti' 7'nci haftasında

Hukukçuların 'Adalet Nöbeti' 7'nci haftasında
Tarih: 18.05.2017 - 11:48
Kategori: Gündem

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu yazar ve yöneticileri için dayanışma amacıyla İstanbul Adliyesi'nde başlatılan ''Adalet Nöbeti'' bu hafta 7. kez tutuldu.

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu yazar ve yöneticileri için dayanışma amacıyla İstanbul Adliyesi'nde başlatılan “Adalet Nöbeti” bu hafta 7. kez tutuldu. İstanbul'daki nöbetin yanı sıra Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Eskişehir Adliyeleri'nde de avukatlar nöbet tuttu. Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ndeki nöbete HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, avukat Eşber Yağmurdereli, tutuklu yazar, çizer, avukat ve yöneticilerin yakınları da katıldı.

Adliye içindeki nöbet nedeniyle çevik kuvvetin bina içinde konumlanması da dikkat çekti. Nöbetin ardından adliye önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan avukat Yağmurdereli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulundu.

Erdoğan'ın görevi

Avukat Yağmurdereli, Erdoğan'ın Anayasa değişikliği ve insan hakları ile ilgili konularda kendisini yetkili kıldığını bildiğini belirterek, “O halde bu aynı zamanda ona bir görev yüklüyor. O da şudur: Bugün ülkemizdeki insan hakları ihlallerini tamamen ortadan kaldıracak şekilde görevini yapmasını talep ediyorum. En başta hapishanelerde bulunan basın mensubu arkadaşlarımızın bir önce özgürlüklerine kavuşturulmasının yolunu açması” dedi. Cezaevinde politikacıların da bulunduğu anımsatan Yağmurdereli, “Bu ülkede siyaset yapılacaksa ülkede yeniden seçim yaşanacaksa politikacıların özgür olması gerekiyor” diye konuştu.

Anayasada cezaevindeki ölümcül hastalıkları olan kişilerin durumları ile ilgili Cumhurbaşkanı'na verilmiş bir yetki olduğuna dikkat çeken Yağmurdereli, “Bu yetkiyi kendisi hiç kullanmadı. Oysa burada takdir hakkı yoktur, bu bir görevdir. O insanlar hapishanede ölüm noktasına gelmişlerse yetkisini kullanması gerekir. Kullanmadığı takdirde bu görev ihmalidir” dedi.

Vicdanları halkın acılarına kapalı

Yağmurdereli, Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç edilen akademisyenleri de anımsatarak, şunları söyledi: “2 tanesi de malum ölüm orucunda. Ölümün eşiğine gelmiş bulunuyorlar. Bunlar sadece bir bildiriye imza attılar. Demokratik bir ülkede bundan daha doğal bir hak olamaz. Bir hakkı kullandıkları için ölümle yüzyüze gelmiş olmaları kabul edilebilir bir şey değildir. Ölüm orucu, açlık grevi gibi eylemler insanların ve toplumun vicdanına hitap eden eylemlerdir. En başta da bu mevkide bulunan insanların vicdanlarını halkın acılarına karşı açık tutmaları gerekir. Oysa tecrübe vicdanlarının yılladır kapalı olduğu yönündedir. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan talebim, aramızdaki eski hukuka da dayanarak, insan hakları ve saydığım konularda görevini yerine getirmesidir. Bu insan hakları hukukunun gereğidir ve bu hukuka uygun davranmamak aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş suçtur. Dolayısıyla bir an önce bu dediklerimi yerine getirmesini kendisinden kamuoyu önünde talep ediyorum.”

Mesleklerini, hukuku seven insanlar

Avukat Alp Selek de konuşmasında, “Bu tutuklu gazetecilerin hepsini tanıyorum. Hepsi de pırlanta gibi insanlar. Daha evvel 12 Eylül'de ben de içeri girmiştim. Hatta avukatlık elimden alınmıştı. 4.5 yıl sonra avukatlığı yine kazanmayı bildim. Bu arkadaşlar da çıktıklarında avukatlığı aynı güzellikte yapacaklar. Bunlar mesleklerini, insanları, hukuku seven insanlar” ifadelerini kullandı. 

Avukat Yeşinil Yeşilyurt yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı: 

“Dost ve meslektaşlarımız olan Bülent Utku, Akın Atalay ve Mustafa Kemal Güngör 200 gündür özgürlüklerinden mahrum. İlk olarak İstanbul Çağlayan adliyesinde her hafta Perşembe günü tutulmaya başlanan Adalet Nöbeti bugün 7. Haftasında. Meslektaşlarımız nezdinde başlayan adalet nöbeti bugün tüm Türkiye’de çeşitli illerde aynı anda aynı saatte; adliye mekanizması ve tutukluluk uygulamasının siyasal iktidarın yargısız infaz aracı haline getirilmesine karşı, meslektaşlarımızın serbest bırakılması, adalet sisteminin hukuka uygun hale gelmesi ve uygulanması için tutulmaktadır. Hepimizin bildiği gibi son süreçte hukuksuzluk ve adaletsizlik hiç olmadığı kadar yoğun ve fütursuz biçimde gerçekleşmektedir. Belgesiz, bilgisiz, delilsiz, sorgusuz, sualsiz insanlar gözaltına alınıp tutuklanmaktadır. Uzun süreler boyunca ortaya ne bir iddianame konulmakta ne de dava açılmaktadır. Dava açılsa dahi tutukluluğun devamına karar verilerek duruşmalar aylar sonraya atılmaktadır. Bu yapılanların hukukla hiçbir ilgisi yoktur. Gazeteci, bilim insanı, milletvekili, belediye başkanı, avukat, yazar-çizer kim varsa tutukluyorlar. Bu yapılanlara toplumdan yeterince tepki gelmedikçe ses çıkmadıkça daha da ileriye gidebiliyorlar. İktidarın amacı kendi dışında ne varsa baskılamak, susturmak ve sindirmektir. Biz buna boyun eğemeyiz, izin veremeyiz. Bu nedenlerle avukatlar olarak tutuklu 3 meslektaşımız Akın Atalay, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör nezdinde başlattığımız esasen haksızlığa uğrayan herkes için hukuk ve adalet talebi ile her perşembe saat 11.30 - 12.30 arasında bulunduğumuz yerlerde adalet nöbetimizi tutuyoruz, tutmaya devam edeceğiz. Bu nöbet tüm haksız yere gözaltına alınanlar ve tutuklananların hakların savunulması içindir. Bu nöbet hakkın, hukukun ve adaletin sembolüdür.”

Cumhuriyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları