İBB Davası’nın 66’nci günü tutuksuz sanıkların savunmalarıyla bitti

İBB davasında İmamoğlu'ndan "susma hakkı" çıkışı: Tamamen uydurma, feragat etmediğimi belirttim, kabul etmiyorum!
İBB Davası’nın 66’ncı günü, 15 tutuksuz sanığın savunma yapmasıyla tamamlandı. Duruşma 13 saati aştı.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 66’ncı günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı.
Duruşmaya akşam arası verildiği sırada izleyicilere seslenen İmamoğlu, salonun büyüklüğüne atıfta bulunarak “Ben kaleden bağırmayı bilirim. Kaleden bağırırdım. Kaleden santraforun işine karışırdım” dedi. Duruşmayı dürbünle takip eden gazetecilere de Karadeniz fıkrasıyla seslenen İmamoğlu, “Bir gün Temel, Dursun’a seslenmiş. Bağırmış bağırmış, sesini duyuramamış. Sonra eline dürbün alıp bakmış, bu kez fısıldayarak ‘Ula Dursun, ula Dursun’ demiş. Oradan sessiz konuşmayın” dedi.
Tutuksuz sanıklar Seyfi Beyaz, Muzaffer Beyaz, Veysel Erçevik, Furkan Hamzaoğlu, Yüksel Hamzaoğlu, Zafer Gül, Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.
İBB davasında İmamoğlu'ndan "susma hakkı" çıkışı: Tamamen uydurma, feragat etmediğimi belirttim, kabul etmiyorum!
İBB davasının ikinci celsesinin ikinci gününde söz alan İmamoğlu, "susma hakkını" kullanmadığını vurgulayarak mahkeme başkanının "Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum" sözlerini reddetti.
İBB davasının ikinci celsenin ikinci gününde gününde tutuksuz iş insanı Seyfi Beyaz’a soru sormak için söz alan Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanına “Ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum” tepkisini gösterdi. Duruşma sırasında ara mütalaa veren savcının sanık Muzaffer Beyaz'ın çelişkili ifadeleri gerekçesiyle tutuklanması talebi kıdemli üye hakimin muhalefetiyle oy çokluğuyla reddedildi. Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik'in savunması ardından söz alan İmamoğlu, "Beylikdüzü’nde birtakım ilişkilerde, farklı görevlerde de bulundunuz. Bu çerçevede yine geçmişe dönük iş hayatınızla ilgili de bir tespitte bulunduğunuzu ifade ettiniz. Ben iddia makamından tehdit almaman için sana soru sormuyorum" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 66’ncı günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu isimler katıldı.
Savunma yapan tutuksuz iş insanı Seyfi Beyaz, “Bahsi geçen konularla ilgili daha önce detaylı bir şekilde ifade vermiştim. İfademin arkasındayım. Hakkımda üç tane eylem var. Yurt dışı yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum. Önceki ifadelerime ekleyeceğim bir şey yoktur” dedi.
"10 senelik mevzu, teyit edemem"
Savunmasının ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyaz’a soru sormak için söz aldı.
Beyaz’ın farklı tarihlerde 6 ifade verdiğini anımsatan Çalık, “2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Muhasebecisi üzerinden Adem Soytekin’e teslim edildiğini ve parayı teslim edildikten 2 gün sonra da iskanınızın alındığını ifade etmişsiniz. İddianamede de iskanın alındığı tarihin 12 Kasım 2019 tarihinde iskanımızın onaylandığını söylemişsiniz. Bu ifadenizden 2 gün sonra da tahliye olmuşsunuz” dedi. Beyaz ise “10 senelik bir mevzu. Şu an teyit edemem” karşılığını verdi.
"Sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum"
İfadesindeki çelişkilere değinen Çalık, şunları söyledi:
“Bir tanesinde diyorsunuz ki ‘kabul etmedim’, öbüründe diyorsunuz ‘kabul ettik’. Şimdi 40 yıllık inşaatçıdan bunları duymak insanı üzüyor. 40 yıldır inşaat yapıyorsunuz. İskan ve ruhsatın ne manaya geldiğini ben size burada anlatmayayım. 18 aydır bugünü bekliyorum çünkü ben Beylikdüzü ile ilgili ifademi verdim, anlattım ama benim devamımda kimse anlatmadı. Siz de haklı olarak kimseyi dinleyemediniz. Eylem 1 ne, Eylem 2 ne, 6 ne, 8 ne; hiçbirini dinleyemediniz. Siz ara verdiğiniz günden itibaren ilk 2-3 gün ister istemez insan tutukluluk incelemesinde o tahliye kararı çıkmayınca üzülüyor, moral motivasyonumuz bozuluyor. Ben hücreye gittim, 3 gün moralim bozuldu; 4’üncü gün sorulara çalışmaya başladım. Ben şimdi arkadaşlara nezaketimi bozmadan sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum artık.”
İmamoğlu'ndan "susma hakkı" çıkışı: Feragat etmedim!
Ekrem İmamoğlu da Beyaz’a soru sormak için söz aldı. İkinci duruşmanın ikinci oturumunda ilk kez söz alan İmamoğlu, “Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için ‘Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum’ diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum” tepkisini gösterdi.
"Pazarlık yapmadım, şikayet etmedim"
İmamoğlu’nun “Ben sizinle hiç ticari bir pazarlık yaptım mı” sorusuna “Yapmadınız” diyen Beyaz, “Yaşadığınız sorunlarla ilgili ‘Ekrem İmamoğlu, şu konuda şöyle bir sorun yaşadım, canım yandı, şu oldu, bu oldu’ deyip beni şikayet ettiniz mi” sorusuna da “Hayır” yanıtını verdi.
"Bu kadar çok ifade vermenizin sebebi ne"
İmamoğlu'nun ardından İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş söz aldı. "İş yaptırdık demişsiniz. Fatura ibraz ettiniz mi? Beni tanıyor musunuz?" diye soran Keleş'e Seyfi Beyaz'ın yanıtı, "Sizi tanımıyorum. İş yaptığınızı şantiye şefinden duydum. Fatura ibraz edip etmediğimi hatırlamıyorum" şeklinde oldu. Keleş'in avukatı Baran Kaya, Beyaz'a "Kaç kere ifade verdiniz, bu kadar çok ifade vermenizin sebebi neydi?" sorusunu yöneltti. Beyaz ise, "On yıllık konular aklımıza geldikçe gittik" yanıtını verdi.
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, Beyaz'a "Alaattin Kameroğlu'nu tanır mısınız? İfade verirken yanınızda mıydı? Avukatlarınız aynı mı?" diye sordu. Beyaz ise, Alaattin Kameroğlu'nu tanıdığını söyledi ve ifade verirken birlikte olmadıklarını, avukatlarının aynı olup olmadığını ise bilmediğini vurguladı. Bunun üzerine avukat Baran Kaya, "Sizin ifadeniz ile Alaattin Kameroğlu'nun ifadesinde 15 nokta birebir aynı" dedi. Beyaz, "Bilgim yok" yanıtını verdi.
"Savcılık isim söyle deyince Tuncay Yılmaz'ın adını verdim"
Avukat İsmail Emre Telci, Seyfi Beyaz'a, Hasan İmamoğlu'na yönelik üç daire iddiasını sordu. Telci'nin, "Dairelerin ne zaman alındığını hatırlıyor musunuz?" sorusuna Beyaz "Kayıtlarda vardır, hatırlamıyorum" dedi. Bunun üzerine Telci, "Hasan İmamoğlu yalnız mı geldi daireleri almaya? Tuncay Yılmaz tanıdık geliyor mu?" sorusunu yöneltti. Beyaz, "Hatırlamıyorum, savcılık bir isim söyle dedi ben de Tuncay bu işleri yapıyor diye onun ismini verdim" ifadelerini kullandı.
"Ama işleri o yapıyordu" savunması
Seyfi Beyaz'ın "Savcılık isim ver dedi, Tuncay Yılmaz'ın adını verdim" demesi üzerine Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, "Savcı sizden ismi nasıl istedi?" diye sordu. Beyaz, "Ben biliyorum da söylemiyorum gibi bir ortam oldu" dedi. Yıldız ise, "Suçsuz bir insanı suçladınız, bilmiyorum diyebilirdiniz" ifadelerini kullandı. Beyaz bunun üzerine, İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü olan Tuncay Yılmaz'la ilgili "Ama işlerini o yapıyordu" dedi. Avukat Yıldız ise, "İş yapmak başka, suç işlediğini söylemek başka" diye konuştu.
"Öyle biliyorum o yüzden ifademi de öyle yazdımdı, abim dedi"
Seyfi Beyaz'ın kardeşi Muzaffer Beyaz savunmasında 4 eylemde adının geçtiğini, bir eylemde ise mağdur olduğunu ve şikayetçi olduğunu söyledi. Beyaz'ın kısa süren savunmasının ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık söz aldı ve "İskan işleri için 7 dükkan 5 daire verdim demişsiniz" dedi. Muzaffer Beyaz, "Ben öyle biliyorum o yüzden öyle yazdırdım ifademi. Abim öyle dedi" yanıtını verdi.
"İfadelerinizde 'biliyorum' dediklerinizi şimdi 'duydum' diye değiştirdiniz"
Ekrem İmamoğlu, "Sizinle hala ortaklığımız var, bir hak geçmiş midir, razı mısınız?" diye sordu. Muzaffer Beyaz, "Razıyız, bir hak geçmedi" dedi. İmamoğlu'nun "Köprülü kavşağı zorla mı yaptırdık?" sorusuna Beyaz "Hayır" yanıtını verdi. İmamoğlu, "Bana ulaşmakta zorluk çektin mi, ilgili yöneticilere yönlendirdim mi?" sorusunu yönelttti. Muzaffer Beyaz, "Size ulaşmakta zorluk çekmedim, yöneticiler sıkıntı yarattı" diye konuştu. İmamoğlu son olarak "İfadelerinizde 'biliyorum' dediklerinizi şimdi 'duydum' diye değiştirdiniz" dedi.
Savcıdan tutuklama talebi
Beyaz’ın savunması ve sorgusu sürerken savcılık ara mütalaasını açıkladı. Savcılık, Beyaz’ın “çelişkili ifadeler verdiği” gerekçesiyle tutuklanmasını talep etti. Sanık avukatları, sorgu aşamasında gelen tutuklama talebine tepki göstererek, bunun savunma iradesini sakatlayacağını savundu.
Avukatlar, Muzaffer Beyaz’ın etrafının jandarma tarafından çevrilmesine ve salondan çıkmasına izin verilmemesine tepki gösterdi. Bunun üzerine mahkeme başkanı duruşma salonuna geri geldi, “Öyle bir talimatımız yok, yanlış anlaşılmış” dedi.
1 saatlik aranın ardından mahkeme heyetinin ara kararı açıklandı. Kıdemli üye hakimin muhalefetiyle, oy çokluğuyla tutuklama talebi reddedildi.
"Baskı altında ifade vermedim"
Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik savunma yaptı. Etkin pişmanlık başvurusunu kendi rızasıyla yaptığını belirten Erçevik, şunları söyledi:
“Kendi el yazımla verdim. İddia edildiği gibi herhangi bir baskı altında, yani şantaj altında ifade vermedim. Hatta sayın soruşturma savcısı ile şöyle bir görüşmemiz olmuştu, ‘Veysel, cezaevi şartları zor, hatta görüyorum kilo da vermişsin. Sen de ben de inançlı insanlarız. Cezaevinden çıkmak için işte yalan beyan, kendini de bizi de vebal altına sokacak bildirimlerde bulunma’ diye telkinleri olmuştur. Bu çerçevede 20 Ağustos’ta bir ifade verdim. Akabinde 29 Ağustos’ta da ikinci ifadeyi verdim. Tahliyemle ilgili de dosyada göreceklerdir, 13. Sulh Ceza Hakimliği, ‘Samimi beyanlarda bulunduğu anlaşıldı’ şeklinde bir kararla tahliye oldum. Yaklaşık 3,5 ay Silivri Cezaevi’nde, koğuşta hücre diye tabir edilen tek kişilik odada kaldım. Daha sonrasında 7,5 aylık bir ev hapsi sürecim oldu bu dosya kapsamında. Herhalde en uzun, yani en son ev hapsi kaldırılanlardan bir tanesi benim. 4 aydır da imza karşılığı adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağım devam etmekte.
"Benim burada ne işim var pişmanlığı"
Dolayısıyla iddianamede baktığımızda şahsımın Adem Soytekin’e bağlı hareket ettiğim, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığım ileri sürülmekte. Onunla beraber hareket ettiğim, dosyaya baktığınızda somut olarak bir şey yok. Ben geriye dönüp kendi durumuma baktığımda niye pişmanlık? Buradaki pişmanlık suç işlediğimin pişmanlığı değil. ‘Benim burada ne işim var’ pişmanlığıydı. Çalık Holding’in Rusya Mali İşler Direktörlüğünü yaptım. Bugün Kuyumcukent diye bildiğiniz Kuyaş hissesini borsaya açan kişilerden birisi benim. Trakya’nın en büyük tekstil fabrikasında mali işler müdürlüğü yaptım. Bulgaristan’da fabrika kurdum. Türkmenistan’da denetimlerde bulundum. Türkiye’nin birçok ilinde fabrika denetimlerinde bulundum. Böyle bir kişiliğin, arkadaşım da olsa bir iş adamının para kazanmasına aracılık etmesi açıkçası ağrıma gitti.”
"Tehdit almaman için soru sormuyorum"
Savunmasının ardından İmamoğlu, Erçevik’e soru sormak için söz aldı. Öğleden önceki oturumda sanıklardan Muzaffer Beyaz’ın ifadeleri sonrası çelişkili beyanlar iddiasıyla hakkında tutuklama istenmesine konuyu bahsetmeden gönderme yapan İmamoğlu, “Siz Beylikdüzü’nde görev yaptınız. Beylikdüzü’nde birtakım ilişkilerde, farklı görevlerde de bulundunuz. Bu çerçevede yine geçmişe dönük iş hayatınızla ilgili de bir tespitte bulunduğunuzu ifade ettiniz. Ben iddia makamından tehdit almaman için sana soru sormuyorum” ifadelerini kullandı.
Savcı, Yüksel Hamzaoğlu’na Adem Soytekin’in belediye işlerini İmamoğlu’nun talimatıyla yürüttüğünü ifadesinde söylediğini hatırlattı.
"Etkin pişmanlık ifadesi veren" Yüksel Hamzaoğlu, “Ya ben o zaman öyle söylendiği için bu şekilde ifade verdim. Yoksa İmamoğlu’ndan talimat geldiğine dair bilgim yok” diye cevap verdi.
Zafer Gül, ruhsatının iptal edileceğinden ve inşaatın yarım kalacağından korktuğu için talep edilen paraları ödediğini ileri sürdü ancak Mehmet Murat Çalık projenin yüzde 90'ının bittiğini ve oturumun başladığını söyleyerek, "Neyden korktunuz?" diye sordu. Çalık, "İnşaatınız 2019'da bitmiş, yarım kalacağından korktuk diyorsunuz ama inşaat bitmiş" dedi.
Çalık, Zafer Gül'ün kasım ayında verdiği etkin pişmanlık ifadesine vurgu yaptı ve "İfade verirken şekeriniz düşmüş. Unuttuğunuz şeyler için ek ifade vermek istemişsiniz. 3 saat ayakta kalmışsınız, size geçmiş olsun demek isterdim" dedi ve "Ben bu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Zafer Gül'e tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş sorularını yöneltti. Gül'ün kendisine verdiği senetleri Mermerciler Sitesi'nde ödediğini iddia etmesine değinen Keleş, "Bu ödemeleri yaptığınızda yanıma geldiniz peki niye hiç ortak bazımız yok?" diye sordu. Gül’ün yanıtı "Bilemiyorum" oldu.
Zafer Gül'ün savunması ve sorgusunun ardından sıra Oktay Hamzaoğlu'na geldi. Rüşvetle ilgili kimseyle görüşmediğini, pazarlık yapmadığını söyleyen Hamzaoğlu, inşaattaki teknik işlere baktığını ifade etti. Hamzaoğlu, belediye işlerini Muzaffer Beyaz ve Seyfi Beyaz’a ait şirketin baktığını belirtti.
İmamoğlu: Mustafa Bey güzel bir hikaye yazdın. Seni esefle kınıyorum
Oktay Hamzaoğlu'nun ardından Keleşoğlu İnşaat'ın ortağı Mustafa Keleş'in savunması başladı. Keleş, Kameroğlu İnşaat'la arasındaki tahkim davasında Ekrem İmamoğlu'nun kendisine baskı yaptığını ileri sürdü. Davadan sonra üzerindeki baskının kalktığını ifade eden Keleş, "Bunun karşılığında maddi olarak hiçbir şey vermedim" dedi.
Mustafa Keleş'in savunmasının ardından söz alan tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Mustafa Bey güzel bir hikaye yazdın. Seni esefle kınıyorum" dedi.
İmamoğlu: Allah seni ıslah etsin
Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, Keleşoğlu İnşaat'ın ortağı Mustafa Keleş'e "Müvekkilimin Ekrem İmamoğlu'nun kasası olduğunu söylemişsiniz" dedi. Keleş, "Oğlum söylemiştir" yanıtını verdi. Avukat Kaya bunun üzerine "Oğlunuz Fatih Keleş'i hiç görmedim demiş, o söylemiş olamaz" ifadelerini kullandı. Mustafa Keleş ise, "Oğlum ile ilişkilerinden öyle olduğunu düşündüm" diye konuştu.
Mustafa Keleş'in savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, "Allah seni ıslah etsin" diye seslendi. Keleş'in savunması ve sorgusu sona erdikten sonra sanık kürsüsüne Dursun Keleş geldi.
Duruşmaya kısa bir ara verildi. Aradan sonra Dursun Keleş savunmasına başladı. Keleş, "etkin pişmanlıktan yararlanan" Adem Soytekin tarafından dolandırıldığını, bununla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Keleş'in savunmasının bitmesinin ardından söz alan Adem Soytekin, "Ben seni tanımıyorum Dursun, ilahi adaletin önünde ben seni tanımıyorum. Aramızda hiçbir HTS kaydı yok, bunu nasıl açıklıyorsun" dedi.
Adem Soytekin: Dursun çok yalancı
Adem Soytekin Dursun Keleş'e "Sen tescilli bir dolandırıcısın" dedi ve "Ben güya Dursun'un ofisine gitmişim, Ekrem İmamoğlu'nu aramışım. Bizim Ekrem İmamoğlu'yla aramızda 2022'ye kadar HTS kaydımız yok" ifadelerini kullandı. Soytekin ayrıca, Keleş'e, "Sen Veysel Erçevik'in evine gittin mi?" diye sordu. Keleş, "Hayır gitmedim" dedi. Bunun üzerine Soytekin, "Gittin, o ev hapsindeyken gittin ve tehdit ettin. Bu konudaki HTS ve baz kaydı çalışması yapılırsa haklı olduğum ortaya çıkacaktır" dedi. Soytekin, "Dursun çok yalancı" diye konuştu.
İBB Davası’nın 66’ncı günü, 15 tutuksuz sanığın savunma yapmasıyla tamamlandı. Duruşma 13 saati aştı.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 66’ncı günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı.
Duruşmaya akşam arası verildiği sırada izleyicilere seslenen İmamoğlu, salonun büyüklüğüne atıfta bulunarak “Ben kaleden bağırmayı bilirim. Kaleden bağırırdım. Kaleden santraforun işine karışırdım” dedi. Duruşmayı dürbünle takip eden gazetecilere de Karadeniz fıkrasıyla seslenen İmamoğlu, “Bir gün Temel, Dursun’a seslenmiş. Bağırmış bağırmış, sesini duyuramamış. Sonra eline dürbün alıp bakmış, bu kez fısıldayarak ‘Ula Dursun, ula Dursun’ demiş. Oradan sessiz konuşmayın” dedi.
Saat 10.45’te başlayan duruşma, 23.55’de sona erdi. Duruşmaya yarın devam edilecek.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












