İnsan Haklarına Saygı Yürüyüşü!

İHD İstanbul Şubesi'nin çağrısıyla Beyoğlu Tünel'den Taksim Meydanı'na "İnsan Haklarına Saygı Yürüyüşü" yapıldı...
Fotograflar için tıklayın
İHD İstanbul Şubesi çağrısıyla gerçekleştirilen Beyoğlu Tünelde başlayan “İnsan Haklarına Saygı yürüyüşü” Taksim Meydanı’nda okunan basın açıklamasıyla sona erdi.
Barış Anneleri İnsiyatifi, Hakların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Halklar Federasyonu (DHF), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), Türkiye Araştırmacılar Derneği (TUAD),Yakınlarını kaybedenlerle dayanışma derneği (YAKAY-DER), 78’liler Girişimi, Kaldıraç, Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER), ODAK ve Emekçi Hareket Partisi’nin (EHP) desteklediği yürüyüşe, direnişlerinin 75. Gününde olan BEDAŞ işçileri de destek verdi.
Tünel’de alkış ve zılgıtlar eşliğinde başlayan yürüyüşte, “İşkenceye son”, “Çocuk istismarına son”, “Basın üzerindeki baskılara son”, “Örgütlenmeye özgürlük”, “Polis şiddetine son”, “Adalet istiyoruz”, “Özel yetkili mahkemeler kaldırılsın”, “Yaşasın sınıf mücadelesi” dövizleri taşıyan grup, “İnsan haklarıyla insandır”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “polis şiddetine son”, “Tecrit işkencesine son” sloganları eşliğinde Taksim Meydanı’na yürüdü.
''Son altı ayda insan hakları ihlalinde ciddi bir artış var''
Grup adına okunan ortak basın açıklamasını okuyan İHD İstanbul Şubesi Ümit Efe , AKP’nin totoliter baskı rejimini iyice yerleştirdiğini, daha da kamulaştırma hedefine doğru ilerlediğini vurgulanarak "Bu yürüyüşü düzenleme gereği duyduklarını söyleyerek, gerekçesini ise şu şekilde açıkladı:
“2012'nin son altı ayına baktığımızda insan hakları ihlallerinde çok ciddi bir yükseliş var. 14 Temmuz'da Diyarbakır'da seçilmiş milletvekillerine polis şiddeti uygulandı. İstanbul'da bu ülkenin yargısı ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi tarafından işkence ve tecavüzden suçlu olduğu tespit edilmiş bir polis Terörle Mücadele Şubesi müdür yardımcılığına atandı. Malatya, Sürgü'de ırkçı bir girişimle alevi bir ailenin evi taşlandı ve aile linç edilmeye çalışıldı. Keza linç girişimi İstanbul Ayazağa'da Kürt işçilere yöneldi. İnsan Hakları Derneği'ne yapılan insan hakları ihlallerine yönelik başvurular son dönemde büyük bir artış gösteriyor. Bunun yanında şu anda beş yöneticimiz tutuklu. Bu beş yöneticimiz insan hakları alanında barış ve demokrasi mücadelesi verdikleri için tutuklu durumda. İnsan Hakları Derneği hakkında açılmış yüzlerce dava oluşturuldu ve büyük miktarlarda para cezaları veriliyor. Tüm bunlar ülke içindeki sorunların yoğunlaşmasıdır. Bunlarla birlikte bir de bölge halklarını kırdırmaya yönelik savaş çığlıkları da gündeme geldi. Bütün bu hak ihlallerine ve insan haklarına yönelik saldırılara artık yeter demek istiyoruz. Bu duruma dur demek istiyoruz ve bunun için de bir araya gelip insan haklarına saygı diyoruz.”
AKP iktidarıyla militarist devlet geleneği arasında bir çelişki olmadığının belirten Efe, İnsan haklarını savunma ortak paydasında bir araya geldiklerini, son dönemlerde artan faşizan yaklaşımların ülkedeki insan hakları ihlalleri politikalarını daha da ağırlaştırıldığını ifade etti.
''Şiddetten, baskıdan yasaktan yana atılan her adıma karşıyız''
Devletin dış politikada da, iç politikasın devamı olan savaş ve çözümsüzlük yolunu izlediği, Suriye ekseninde yakın bir savaş tehlikesinin yaşandığı koşullarda, Başbakan’ın bu ülkede özerk Kürdistan oluşumuna, karşı “Suriye’de terör örgütünün kamplaşmasına ve tehdit unsuru olmasına müsaade etmeyiz. PKK-PYD dayanışma ve yanlarına farklı oluşumları da almak suretiyle bir adım atmaya kalksalar dahi, bu konuda bu işe müsamahayla bakmamız, bunu seyretmemiz mümkün değil. Kimse bizi tahrike yönelmesin. Atılması gereken adımı atarız” dediği bu sözleri hatırlatan Efe, İnsan hakları savunucuları olarak, içte ve dışta savaştan, şiddetten, baskıdan, yasaktan yana atılan her adım, söylenen her söze karşı çıkmayı insan hakları görevi olarak gördüklerini, bu yüzden de bir araya geldiklerini dile getirdi.
Ayrıca Hakkari'de yaşanan çatışma sonucu gelen ölüm haberleriyle ilgili Efe, "Türk asker annelerinin kürt gerilla annelerinin açılarının aynı olduğunu biliyoruz. Gözyaşlarının aynı olduğunu biliyoruz o yüzden biz barış ve özgürlükler adına barış, barış, barış, diyoruz" dedi.
Vişne Haber Ajansı/Duygu Yeşilgöz
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












