''İşlenen tüm suçların merkezinde devlet vardır''

Cumartesi anneleri/İnsanları 376. Kez buluşmalarında Sinan Fidan ve Salih Çalık için oturdu...
Cumartesi anneleri/insanları bu hafta 376. Kez Galatasaray Meydanı’ndaydı.
Cumartesi anneleri/İnsanları 376. Kez buluşmalarında 6 Haziran 1994 yılında Diyarbakır’da gözaltında kaybedilen Sinan Fidan ve Salih Çalık için oturdu.
Diyarbakır’ın Kacaköy ilçesi Şahlat Köyü’nde yaşayan Çalık ailesi, köyleri askerler tarafından yıkılınca Diyarbakır’a göç ettiler. 22 yaşındaki oğulları Salih tarlada işçi olarak çalışmak için köye gidip gelmeyi sürdürdü. 6 Haziran 1994 tarihinde köyde askeri operasyon yapıldı. Askerler tarlada çalışan köylüleri uzun namlulu silahlarla taradı, 2 köylü yaşamını yitirdi. 42 yaşındaki Sinan Fidan ise ayağından yaralandı. Yaralı olduğu için köyden çıkamayan Sinan Fidan ve kendisine yardım eden Salih Çalık Süleyman Muntaş’ın evine sığındı.
Askerler eve düzenledikleri baskında ev sahibi Süleyman Muntaş, yaralı Sinan Fidan ve Fidan’a yardım etmek için bulunan Salih Çalık’ı gözaltına alarak Diyarbakır’a götürdü.
Ev sahibi Muntaş, 25 gün sonra serbest bırakılırken 2 gün Salih ve Sinan ile birlikte gözaltında tutulduklarını, daha sonra onları ayrı bir yere götürdüklerini anlattı.
Kayıplarının 18. Yılında Çalık ve Fidan ailelerinin Diyarbakır’daki seslerine Galatasaray Meydanından ses katmak için oturan Cumartesi annelerinin/İnsanlarının eylemi Diyarbakır’dan Salih Çalık’ın annesi Kerime Çalık’ın mektubunun okunmasıyla başladı.
Anne Kesire Çelik, Cumartesi eylemine Diyarbakır'dan gönderdiği mektup ile katıldı. 18 yıldır oğlunu aradığını belirten anne Çalık, mektubunda şöyle yazdı: "Bir kayıp annesinin duygusunu anlayabilmek için o annenin yaşadıklarını yaşamak gerekir. Bir anne olarak düşünüyorum ve diyorum, 'evladımın kemiklerine bir ulaşsam, onu bir parça toprağa teslim etsem ve toprağını doyasıya koklasam. İşte 18 yıldır bu özlemle yaşıyorum. Benim gibi yüzlerce annenin bu umutla sabahları kalkıp, akşamları devirdiğini biliyorum. Acı acıdır, ama her acı da bir olamaz. Bizim acımızı ancak yaşayan bilir. Nasıl bir hisle yaşadığımızı anlatamıyoruz çünkü kelimeler yetmiyor."
Yaşadıklarının sorumlusu olarak tüm hükümetleri gördüğünü anlatan anne Çalık, "Geçmişte evlatlarımızı kaybedenler, bugün de gerçeği aydınlatmayanlar, bizi hukuksuzlukla karşı karşıya bırakanlar, annelerin çektiği acıların sorumlularıdır" diye yazdı.
''Gençlikleri fotoğraflarda kalan kayıplarının peşinde''
Bu hafta İHD Kayıplara Karşı Komisyon adına basın açıklamasını okuyan, Avukat Gülseren Yoleri, Yakınlarını devletin güvenlik güçlerince gözaltında kaybedilen ailelerin, insan hakları savunucularının her cumartesi 376 haftadır Galatasaray’da, 174 haftadır Diyarbakır, Cizre, Batman ve Urfa’da seslerini duyurmak için oturduklarını hatırlatarak, onarın sevdiklerinin peşinde olduklarını, gençlikleri fotoğraflarda kalan kayıplarının peşinde olduklarının altını çizdi.
Onların insanlık suçlarını toplumsal hafızalarda canlı tutmak istediklerini, kayıplarının akıbetleri açıklanmadan, faillerini yargılamadan, geçmişle hesaplaşmadan adil bir gelecek kurulamayacağını söylediklerini bildirdi.
''İnsan kaybeden iklimi yaratanlarında yargılanması''
O dönemde tanıkların ifadeleri bulunmasına rağmen, ailelerin yaptıkları başvurularda çocuklarının gözaltına alınmadığı bilgisinin verildiğini ifade eden Yoleri, Diyarbakır DGM Savcılığı’na dilekçe ile başvurduklarını ancak dilekçeleri kabul etmeyen savcının “Bu şahısları biz almadık, gidin PKK’den sorun” dediğini hatırlattı.
Yoleri, kaybolanların “kürtse hak etmiştir” ön kabulü ile onların kaybedilmelerini umursamadıklarını söyleyerek, o dönemde Diyarbakır Valisi İbrahim Şahin’in verdiği bir röportajda yurttaşa karşı işlenen suçlarla ilgili olarak kontrgerilla faaliyet mi? Sorusuna: “Diyarbakır’da da Türkiye’de de kontrgerilla kesin olarak yoktur. Kentin huzur ve güvenini sağlama bakımından en üst kademede olan bir yetkili olarak, olayların içinde bizde varız’’ dediğine işaret ederek, "biz yıllardır söylüyoruz, işlenen tüm insanlık suçlarının merkezinden devlet var" diyerek dönemin Ohal valisi Ünal Erkan, Diyarbakır Valisi İbrahim Şahin’nin ve insan kaybeden iklimi yaratanlarında yargılanması gerektiğini söyledi.
Vişne Haber Ajansı/Duygu Yeşilgöz
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












