Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2011’de yüzde 38,64 olan güvensiz ürün oranı 2012’de yüzde 8,73’e düşmesine karşın 2013’de yeniden yüzde 17,5’e yükseldi...
7. Uluslararası Ekoteks Tekstil Sempozyumu’nda hazır giyimden oyuncağa, kırtasiyeden çocuk bakım ürününe kadar yapılan denetimlerin sonuçları açıklandı. Buna göre 2011’de yüzde 38,64 olan güvensiz ürün oranı 2012’de yüzde 8,73’e düşmesine karşın 2013’de yeniden yüzde 17,5’e yükseldi. Böylece denetimi yapılan her 5 ithal üründen birinde kanser ve güvenlik riski tespit edildi.
Almanya, İspanya ve Türkiye’den dünya çapındaki uzmanlar, 7. Uluslararası Ekoteks Tekstil Sempozyumu’nda “Güvenli Üretim Güvenli Ürün” başlığı altında Türkiye’nin “kanser ve riskli ithalatını” alınan ve alınması gereken önlemler çerçevesinde masaya yatırdılar.
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Ekoteks İcra Kurulu Başkanı Nilgün Özdemir’in açılış konuşmalarını yaptığı sempozyumda T.C Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Daire Başkanı Meral Karaaslan da Türkiye çapındaki inceleme ve kontrol sonuçlarını açıkladı.
İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi konuşmasında, tasarım, markalaşma, pazarlama gibi operasyonların küresel rekabet açısından belirleyici olduğu tekstil ve hazır giyim sektöründe güvenilirlik ve sağlık konularının her geçen gün daha çok öne çıktığını söyledi.
Sektör, hızla fiyat-maliyet rekabetinden kalite rekabetinin belirleyici olduğu bir yapıya doğru yol aldığına dikkat çeken Tanrıverdi, “Kaliteyi kumaşın dokusu, kişi yaşamına sunduğu konfor, sağlığımıza yaptığı katkı açısından ele alıyor, bu kapsamda değerlendiriyoruz. Tekstil ve hazır giyim, gıda maddelerinden sonra insan bedeniyle en çok ilişkide olan ürün grubunu oluşturuyor. Gelişen teknoloji yeni alternatifler sunuyor. Doğal olanın yanında yapay veya sentetik ürünler öne çıkıyor. Artık insan sağlığına hizmet eden ürünlerden; radyasyona karşı kalkan görevi üstlenen ceketlere, iç ve spor giyimde termal konforun sağlanmasına dek pek çok yenilik tüketicileri bekliyor. Buruşmayan, kirlenmeyen, su tutmayan gibi artık hemen hiç kimsenin yabancısı olmayan ürünler yaşamımızın birer parçası oldu. Ancak her teknolojik gelişmenin insanın doğasıyla, kimyasıyla barışık olduğunu da söyleyemeyiz. Bir yandan AR- GE çalışmaları, inovasyona yönelik sürdürülen uzun soluklu programlar insan sağlığı konusundaki birçok soru işaretini ortadan kaldırırken, öte yandan özensizlik, bilgisizlik, daha kolay ve ucuz yoldan daha çok kazanma hırsı geleceğimizi tehdit eder hale geldi” dedi.