loading
close
SON DAKİKALAR

İYİ Parti: Erdoğan, mezhepsel dış politika anlayışını terk etmeli, Türkiye Esad'la barış yaparak doğrudan görüşmelere başlamalı

İYİ Parti: Erdoğan, mezhepsel dış politika anlayışını terk etmeli, Türkiye Esad'la barış yaparak doğrudan görüşmelere başlamalı
Tarih: 19.01.2018 - 05:53
Kategori: Siyaset

İYİ Parti'den yapılan açıklamada, 'Asıl 'yerli ve milli' dış politika sözde 'erli ve milli' politikaların teşhir edilmesinden geçer' denildi.

İYİ Parti'den yapılan açıklamada, 'Asıl 'yerli ve milli' dış politika sözde 'erli ve milli' politikaların teşhir edilmesinden geçer. Dış politikanın Sayın Erdoğan tarafından şehitler vermemiz pahasına tekrar seçilmek için kullanılması ‘yerli ve millî’ sıfatları ile kamufle edilemez" denildi.

İYİ Parti Başkanlık Divanı olarak yapılan açıklamada, "İYİ Parti, diğer muhalefet partilerinin yaptığı gibi edilgen bir muhalefet anlayışı yerine, gerçeklerin gücüne güvenerek Sayın Erdoğan’ın çok ağır propaganda mekanizmasını alt etmeye kararlıdır" ifadeleri kullanıldı.

"Saray merkezli dış politikaların her cephesinin ayrı bir fiyasko" olduğu vurgulanan açıklama şöyle:

"Ancak AK Parti’nin dış politika fiyaskosu güdümlü Suriye politikalarında zirve yapmış ve Türk Milletine çok ağır can ve mal kaybına neden olmuştur.

2012’de birkaç hafta içinde Şam’da Emevi camisinde Cuma namazı kılma ideolojik hayaliyle olağan rotasından çıkarılan Suriye politikaları, bugün Türkiye’yi, Saddam’ın Irak’ının yaşadığı bir cehenneme sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır.

Sayın Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler’in lideri olma hayalinin bedeli, şu an için kendi refahından ve mutluluğundan çalınan 30 Milyar dolardır. Maddi bedel her geçen gün biraz daha katlanmaktadır.  Manevi maliyet ise her türlü parasal bedelin üzerindedir ve olumsuz etkileri kuşaklar boyu sürecektir.

"PYD/YPG’Yİ ERDOĞAN’IN YAKIN DOSTU TRUMP SİLÂHLANDIRDI"

Yönetenlerin görevi Türk Milleti’nin evlâtlarını refah içinde yaşatmak için çalışmak iken… İlk defa verdirdiği şehitlerle övünen bir anlayış görüyoruz. Halbuki - iktidarın ağzıyla söylüyorum- YPG desteği altında Süleyman Şah Türbesi’nin geri çekilmesi ile başlatılan ricat… Sınırımızda Sayın Erdoğan’ın “yakın dostu” Trump tarafından silâhlandırılmış terör güçlerinin oluşması ile sonuçlanmıştır. Asıl millî dış siyaset Süleyman Şah Türbesi’ni geri çekip toprağımızı terk etmemekti. Süleyman Şah türbesi geri çekildiği için Fırat Kalkanı yapılmak zorunda kalındı.

O yüzden El Bab’da 71 şehit verdik. Ancak bu gaflet ve dalalet durumu bugün çok daha vahim bir noktaya taşınmak üzeredir. 

"AK PARTİ’Yİ ELEŞTİRMEMİZ DIŞ DÜNYANIN YANINDA YER ALDIĞIMIZ ANLAMINA GELMEZ"

Sayın Erdoğan Afrin meselesini yine iç politikaya alet etmekte ve seçim süreçlerinde kendi hedeflerine ulaşmak için kullanmak niyetindedir. Dış politikanın Sayın Erdoğan tarafından şehitler vermemiz pahasına tekrar seçilmek için kullanılması ‘yerli ve millî’ sıfatları ile kamufle edilemez. Dış politikadaki Türkiye Cumhuriyetine ve Türk Milletine asla yakışmayan akıl almaz zigzaglara ‘milli ve yerli’ sıfatlarıyla itibar kazandırmanın devrini İYİ Parti bitirecektir. Ancak İYİ Parti’nin gayrı millî AK Parti siyasetlerine karşı durması, dış dünyanın yanında yer aldığı anlamına gelmez.

Bu kez, İYİ Parti olarak böyle ucuzluklara izin vermemek için, Türk Milleti adına şu soruları soruyoruz ve hemen cevaplandırılmasını istiyoruz:

"ŞAMAR OĞLANI OLMANIN ADI DOSTLUK MU OLDU?"

Siz Cumhurbaşkanı olarak daha Eylül ayında Trump’la görüştünüz. Bu görüşmeden ne çıktı, ne aldınız?

PYD meselesini hallettiniz mi?

FETÖ’nün başının iadesini sağladınız mı?

Daha siz Amerika yolunda iken, PYD/YPG’ye silâh gönderen Trump’tan neden 11 milyar dolarlık uçak satın aldınız?

Neye göre bir sabah Amerika’nın, öğlen İran’ın, akşam Rusya’nın “dostu” olma kararı veriyorsunuz?

Yoksa şamar oğlanı olmanın adı dostluk mu oldu?

Bir yandan da esip üfürüyor ve asgari diplomatik nezaketi bile bir kenara bırakan lakırdılarla tehditler savuruyorsunuz?

Diğer yandan hepimizi üzen bu soruların ortaya koyduğu hazin manzaraya rağmen niye ABD’den hala stratejik ortağımız diye bahsediyorsunuz? Bunlarla amacın ne?

‘Milli ve yerli’ olmak ne zamandan beri koskoca Türkiye’yi Sudanlı El Beşir’in muhatabı haline getirerek üçüncü sınıf bir devlet derekesine indirmek oldu?

Cumhurbaşkanının, ABD’nin YPG tercihinin çok aşikar olduğu halde Suriye siyasetimizi ABD ile yürütmek istiyoruz’ diyebilmesi de esasen bir gafletten başka bir şey olmayan ömür boyu başkan olma amacının bir sonucudur.

İYİ Parti, tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir maksada hizmet etmeyecek ve bekâ sorunu yaratabilecek Afrin-İdlib savaş senaryolarına tamamen karşıdır.

DAVUL ZURNA İLE GÜNLER ÖNCESİ SAVAŞ İLÂNI MI OLUR?

Çünkü Suriye’ye girmek demek, ABD, Rusya, İsrail ve İran’a Türkiye’nin daha da zayıflamasına yol açacak teşebbüslerde bulunma fırsatı sunmak demektir. Üstelik bir savaş operasyonunun günler öncesinden ilân edildiği nerede duyulmuş?

Sayın Erdoğan’ın Afrin operasyonunu adeta bir halkla ilişkiler çalışmasına dönüştürmesinin bedelini ne yazık ki daha çok Mehmetçik –Allah korusun- canlarıyla ödeyebilir.

Cumhurbaşkanı bu tutumuyla Afrin’deki bazı radikal gruplara ‘vakit varken kaç’ uyarısını da yapmış olmaktadır.

Aslında Erdoğan askeri harekatın her an başlayabileceğini ifade etmek suretiyle yeni bir göç hareketinin fitilini kendisi ateşlemiş ve PYD/YPG'ye olası bir askeri harekata karşı sivilleri kalkan olarak kullanma fırsatını vermiştir.

İYİ Parti Başkanlık Divanı, Cumhurbaşkanının içine girilecek seçim süreçlerini yönetmek üzere uygulamaya koyduğu yeni Suriye politikasını ret eder.

Milletin bize verdiği millî muhalefet görevi nedeniyle yaptığımız eleştiri ve uyarılardan sonra, iyi parti olarak görüş ve önerilerimiz şöyle:

ESAD’LA EL SIKIŞIN VE SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAĞLAYIN

ABD müttefiklikle uzaktan yakından ilgisi olmayan politikalarından vazgeçmeli ve sadece Afrin’de değil tüm Suriye sınırında PYD/YPG’yi silahlandırarak sınır birlikleri oluşturmaktan derhal vazgeçmelidir.

Sayın Erdoğan, mezhepsel dış politika anlayışını terk etmekle birlikte dış politikamızı derhal iç politikasının ve seçim süreçlerinin aracı olmaktan çıkarmalıdır.

Türkiye Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne atıflı açıklamalarda bulunmalı ve elini ikinci defa bize uzatan Esat ile doğrudan görüşmelere başlanmalıdır.

Esad’la barış yaparak PYD/YPG ile mücadeleyi Şam'la birlikte yapmalıyız. İdlib ve Fırat nehrinin batısında kalan araziyi Suriye kuvvetlerine teslim ederek biran evvel Suriye bataklığından çekilmeliyiz. Aksi halde karşı karşıya kalacağımız sorunların çözümü de çok maliyetli olur. Umarız bir an önce hamasetten uzaklaşılıp, diplomasiye imkân tanınır.

Aksi takdirde, ilişkilerimizin kontrolden çıkması gibi hiç arzu edilmeyecek bir noktaya sürüklenebileceğimizden derin endişe duyuyoruz. Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu asıl büyük tehdit ve beka sorunu da budur."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları