Galatasaray Meydanı'nda 412. kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri Rıdvan Karakoç'un akıbetini sordular...
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı'nda 412. kez bir araya gelerek Rıdvan Karakoç'un akıbetini sordular.
Cumartesi Anneleri'ne, Roboski'de katledilen 34 yurttaşın aileleri de destek verdi.
Karakoç'un ağabeyi Hasan Karakoç, "18 yıldır kardeşimin ve diğer kaybedilenlerin katillerini arıyoruz. Onların mezar yerlerini öğrenmek istiyoruz. Bizi hiçbir hükümet, resmi kurum duymadı" dedi.
"Bizler birçok kayıp yakınından daha şanslıyız. Bizim bir çiçek bırakacağımız bir mezar taşımız var. Ama bizim kadar şanslı olmayan, bir mezar taşı bile olmayan binlerce kayıp yakını var. Devlet bizi bir mezar taşına sahip olduğumuz için kendimizi şanslı hissettirecek duruma getirdi" diyen Karakoç, "Ne zaman duyacaksınız feryadımızı" diye sordu.
Bu haftanın basın açıklamasını 1995 yılında İstanbul'da gözaltına alındıktan kaybedilen Fehmi Tosun'un kızı Besna Tosun Koç okudu.
Koç, kayıpların akıbetlerinin açığa çıkartılması için etkin, şeffaf ve bağımsız soruşturmalar yürütülmesi talebinde bulunarak, kayıplardan sorumlu olanlara hakkaniyete uygun bir ceza verilmesini istedi. 18 yıldır Rıdvan Karakoç'un ölümünden sorumlu olanların hala yargı önüne çıkartılmadığına dikkat çeken Koç, "20 Şubat 1995 yılından bu yana Rıdvan'dan haber alınamıyor. O güne kadar Karakoç'un evini gözetim altında tutan polisler, o kaybedildikten sonra evinin önünden çekildi. Ev baskınları o tarihten bu yana durdu. Gözaltına alındığı inkar edilen Rıdvan'ı ısrarla arayan ailesine, üç ay boyunca devletin tüm kurumlarında 'bizde yok' cevabı verildi. Rıdvan'ı gözaltına alanlar, sorgulayanlar bilinmesine rağmen hukuk işletilmedi. Failler korunarak daha sonraki zorla kaybetmeler için İstanbul cesaretlendirildi" dedi. O dönem yine gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın cenazesini arayan ailesinin, Beykoz Cumhuriyet Savcılığı'nda Karakoç'a ait işkence görmüş haldeki cenazesinin fotoğrafının bulunduğunu hatırlatan Koç, cenazenin kimsesizler mezarlığına gömüldüğünün ortaya çıktığını söyledi. Karakoç kaybolduğunda emniyet müdürünün Necdet Menzir, Emniyet Genel Müdürü'nün ise Mehmet Ağar olduğunu hatırlatan Koç, sorumlular yargılanmadan bu dosyaların kapanmayacağını sözlerine ekledi.
*Foto: Evrensel Gazetesi