loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: 1940'ların Almanya'sını bugünün Türkiye'sinde yaşıyoruz

Kılıçdaroğlu: 1940'ların Almanya'sını bugünün Türkiye'sinde yaşıyoruz
Tarih: 15.01.2018 - 07:54
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisince düzenlenen "OHAL'de Yeter' Forumu'nun açılışında konuştu. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, anayasanın askıya alındığını belirterek 'Geldiğimiz noktada hukuk devleti askıya alınmıştır' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisince düzenlenen " OHAL'de Yeter" Forumu'nun açılışında konuştu. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, anayasanın askıya alındığını belirterek “Geldiğimiz noktada hukuk devleti askıya alınmıştır’ dedi. 
 
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle: 
 
Halkın 15 Temmuz'u belli, meydanlara çıkması, parlamentoda milletvekillerinin görev yapması.... Ama bir de 15 Temmuz'u fırsata çevirip 20 Temmuz'da darbe yapanların 15 Temmuz'u var. Sivil darbe yapanlara biz karşı çıkıyoruz.
 
Bu işin özellikle siyasi açığa çıkarılmalı. Esas önemli nokta bu ama bu, toplumun gözünden kaçırılıyor. 
 
MGK’da hangi gerekçeyle OHAL tavsiye edildi? Demokrasiyi etkin bir şekilde uygulamak için istendi. Bu tavsiye sadece ve sadece demokrasi hak, hukuk ve özgürlüklere yönelik tehditlere karşı tavsiye edildi. Şimdi 180 derece bir oluşumun içinde. Onun için biz o gün iktidara güvenmedik. Meclis’te hayır oyu verdik. Geldiğimiz noktada hukuk devleti askıya alınmıştır. 
 
KHK’larla anayasa askıya alınıyor. Anayasa açıkça ihlal ediliyor. Anayasanın akıya alındığı yerde demokrasi olmaz. Askeri darbeleri yapanların apoletler vardı şimdi de aynı düzenlemeleri yapıyorlar. Bizim bu dönemde yaşadıklarımız, darbe dönemlerinde yaşadıklarımızdan daha ağır.
 
Alt mahkeme Anayasa Mahkemesi’ni tanımam diyor. Ne demek tanımam? Her ne kadar anayasa, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı kesindir” dese de alt mahkeme “ben seni dinlemem” diyor. Yargı iflas etmiştir. Biz bütün hukukçuları hedef almıyoruz. Hala vicdanı sahibi yargıç ve savcılarımız var. 
 
Siyasi otorite suçlu belirliyor, yargı da icra ediyor. 1940ların Almanya’sını 21 yüzyılın Türkiye’sinde yaşıyoruz. Suçluyu doğrudan siyasi iktidar beliyor, savcılar harekete geçiyor. Böyle bir süreç yaşıyoruz. 
 
Bunlar FETÖ ile aynı menzilde yürüyorlardı. Yargıtay ve Danıştay'a hakim atanmıştı. Ben o zaman 'Yargıtay'a 160 militan atadınız' dediğim zaman, 'Sen nasıl öyle dersin' dediler. Aynı yöntemi izliyorlar. Yargıyı tümüyle kuşatmak istiyorlar. 
 
Bütün yargıyı susturmak istiyorlar artık iktidara muhalif olanlar tasfiye ediliyor. Milletvekillileri niye hapiste? Onların görev yeri parlamento değil mi? Gazeteciler, avukatlar hapiste; adalete erişim savunma hakları ellerinden alınmış. KHK’larla yeni suçlar ihdas ediyorlar. Bir kişiyle birlikte eşini de suçluyorlar.
 
Her darbe kendi hukukunu yaratır. Kendilerine göre düzenleme yapıyorlar. Geçmişte darbe yapanlar kendi geleceklerini garanti altına alıyorlardı. Şimdi kendileriyle birlikte kendisi gibi düşünenleri de garanti altına aldılar. 
 
Bu işin bedeli varsa birlikte ödeyeceğiz. Medya özgürce yazma, üniversiteler özgürce konuşmalı yoksa toplumsal patlamalar kaçınılmaz olur. Huzur içinde yaşamak, istiyoruz. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının ve düşünürlerin fikirleri bizim için bu yüzden çok önemli. 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları