Kılıçdaroğlu: 24 Haziran'da ya demokrasiden yana ya da dikta yönetiminden yana oyumuzu kullanacağız

CHP lideri Kılıçdaroğlu, "24 Haziran'da yapılacak seçimler sıradan bir siyasi parti seçimi değil. Bu seçimler kader seçimidir. Önümüzde iki seçenek var: Ya demokrasiden yana ya da dikta yönetiminden yana oyumuzu kullanacağız. Bunun başka seçeneği yok" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kırıkkale'de temsilcileri ve muhtarlarla buluştu.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından satırbaşları şöyle:
"24 Haziran'da yapılacak seçimler sıradan bir siyasi parti seçimi değil. Bu seçimler kader seçimidir. Önümüzde iki seçenek var: Ya demokrasiden yana ya da dikta yönetiminden yana oyumuzu kullanacağız. Bunun başka seçeneği yok. Demokrasi istiyorsanız Millet İttifakı orada duruyor. 20 Temmuz darbesi sonrası oluşan süreci düşünüyorsanız onun da yeri bellidir. Tercih milletin tercihidir. Ama tercih bugüne kadar hep demokrasiden yana olduysa bundan sonra da demokrasiden yana olmalıdır. Demokrasiyi iyi işletemezsek hepimiz kaybederiz.
1980'lere kadar Kırıkkale büyümeye devam etmiştir. Fabrikanın 20 bin çalışanı var. Bu çalışanlarla Kırıkkale Anadolu'nun göz bebeğidir. Ne olduysa sonradan oldu. Bu 20 bin çalışan, bin 800 çalışana düşmüştür. Fabrikalar büyük ölçüde kapatıldı. Şu sitemi etmekten de geri duramıyorum; Kırıkkale'yi bu hale getiren partiye neden oy verdiniz? Ben bu soruyu sormak zorundayım.
Esnaf mağdur. 20 bin çalışan bin 800'e düşerse kim esnaftan alışveriş yapacak? Esnafın mağdur olması paranın dolaşım kanallarının değişmesindendir. Bir avuç insana bütün parayı verirseniz altta milyonlarca mağdur yaratırsınız.
Kırıkkale artık bir emekliler kentidir. Anadolu'nun içi boşalıyor. Anadolu'da fabrikalar kurmamız lazım. Anadolu'yu büyütmemiz lazım. Anadolu'da gençler işsiz. Anadolu'yu şaha kaldırmamız lazım. Bizim merkez Türkiye projesini önermemizin altında bu yatıyor.
Hiçbir siyasi parti liderinin cesaret edemediği işi ben yapacağım. Bütün sorularınıza cevap vereceğim. Çünkü ben haklıyım, doğruları söylüyorum, milleti seviyorum. Ben bu milletin yolunda, ufkunda hayatımı bile vermeye hazırım. Hiç kimse en ufak bir endişeye kapılmasın. Benim bireysel hiçbir derdim yok. Ben bu ülkede yaşıyorum. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmesini istemiyorum. Her kesin işi, aşı olsun istiyorum. Her evde huzur, bereket olsun istiyorum.
Kırıkkale bir dönem sanayi merkeziydi şimdi emeklilerin kenti oldu. Emekliler için geçen seçimlerde dedim ki 'şu emeklilerin huzurlu iki bayram geçirmeleri lazım. Huzur içinde yaşamaları için, torunların cebine harçlık koyması için iki maaş ikramiye' diye. Kıyameti kopardılar. Nereden bulacaksın, nereden vereceksin? Ya kardeşim ben 27,5 yıl Maliye Bakanlığında çalıştım. Para nasıl toplanır, bütçe nasıl yapılır, para nasıl harcanır, bu benim uzmanlık alanım. Ben mütevazi bir insanım, övünmeyi sevmem ama bir konuda çok iddialıyım. Vergi nasıl toplanır, bütçe nasıl yapılır, para nasıl harcanır? Eğer bunu Türkiye'de 10 kişi biliyorsa o 10 kişiden birisi de benim. Bunu rahat söylüyorum.
Millet İttifakı Mecliste çoğunlu alırsa size söz veriyorum en düşük emekli aylığı 1500 lira olacak.
Size bir tuzak kuruldu. 2008'den önce asgari ücret üzerinden prim ödeyip emekli olan herhangi bir işçinin kendisine bağlanan emekli aylığı 1822 liraydı. Bugün ise aynı durumdaki işçiye 718 lira emekli aylığı bağlanıyor. Kurulan tuzağı farkediyor musunuz? Eğer bu demokratik bir ülkede olsaydı kıyamet kopardı. Sendikalar ayağa kalkardı, nasıl bizim emekli aylığımızı düşürürsünüz diye.
Emeklinin eline para geçmeyince esnafın da eline para geçmiyor. Esnaf da gidip alışveriş yapacak bir kişiyi bulamıyor. Dolayısıyla herkes kıt kanaat geçinmeye çalışıyor. Esnaf bakanlığı kuracağız ve esnafı kira stopajı vergisinden de kurtaracağız.
1 Ocak 2019'da, Muharrem Bey Cumhurbaşkanı olduğunda, Millet İttifakı Mecliste çoğunluğu kazandığında asgari ücret 2 bin 200 lira olacak.
Ekonomi sorunlu. Bu düzenden memnun olan bir tek rantiye sınıfı var. Rantiye sınıfı alınteri dökmez. Parasını borç verir, faizle alır. Son 16 yılda Londra'daki rantiye sınıfına verilen faiz 151 milyar 34 milyon dolar. Şimdi diyorlar ki faize karşıyız. Bu faizi kim ödedi. Cumhurbaşkanı olarak Londra'ya gidip yalvarıyorsun bize ne olursun borç para ver diye. Bakanı, Merkez Bankası başkanını gönderiyorsun.
Bir de içeriye ödenen faiz var 687 milyar 154 milyon lira içeriye ödenmiş. Bu faize giden para yatırıma gitseydi ne olurdu? Memlekette fabrika yapacak arazi bulamazdık. Herkes hayatından memnun olurdu. Bu faizleri hepimiz ödedik.
Son 14 yılda yani 2003-2017 arasında harcanan para 2 trilyon 94 milyar dolar. Hadi 94 milyar dolarını atıyorum. 2 trilyon nereye harcandı? Eğer bunları düşünerek sandığa gidersek bunlar 1 oy bile alamaz. Ne yaptıkları belli değil. Üçüncü havalimanını yaptık diyecekler onu da yap işlet devret şeklinde yapıldı.Önümüzdeki süreçte onu bizi çocuklarımız ödeyecek. Osman Gazi Köprüsü'nü de biz yapmadık. Üçüncü köprü, Avrasya Tüneli aynı şekilde.
79 yılda pek çok hükümet geldi geçti, harcadıkları para 713 milyar dolar. Bunlar 14 yılda 2 trilyon 94 milyar dolar harcadı Nereye harcandı? Bizi dinleyen vatandaşların vicdanına havale ediyorum. 81 milyon insandan vergi topluyoruz. Siyasi irade hesap vermek zorundadır. 2 trilyon doların nereye harcandığını benim öğrenme hakkım var. 2 trilyon dolar nereye harcandı?
Şehitler hepimizin şehididir. Şehit üzerinden siyaset yapılmaz. Şehitler, yakınları ve gaziler arasında ayrım yapılırsa bu ayrılığı yapanlar açık ve net söylüyorum vatan hainleridir. Şehitler ve gaziler arasında ayrım yapılmaz. Her şehidimizin, her gazimizin başımızın üstünde yeri vardır. Ama şehitleri ayırmak, birisine az, para birisine fazla para vermek, birisine başka imkanlar sağlayıp, diğerlerine o imkanları sağlamamak gibi bir ayrımcılık bizim geleneğimizde, inancımızda yoktur.
Adaletin olmadığı devlet ayakta duramaz. Bir kişinin suçlu olup olmadığını kim belirler? Bir kişinin suçlu olup olmadığına kim karar verir? Sadece hakim karar verir. Avukat, savcı karar veremez. Ancak ama ancak dünyanın bütün demokrasilerinde hakim karar verir. Ama siyasetçi bir kişiyi baştan suçlu ilan ederse orada adalet yoktur. 33 ere 7 kez ömür boyu müebbet hapis cezası verildi. Er, komutan değil, general değil. Komutanın emri tartışılır mı? Askerlikte tartışılmaz. Komutan emir verir, siz o emre uyarsınız. Komutan talimat vermiş 'Dışarı çıkın', er dışarı çıkmış. Siz 33 ere ömür boyu 7 kez müebbet hapis cezası veriyorsunuz. Cezayı vereceksen komutana vereceksin. 1 milyondan fazla mağdur aile var. Bütün mağdur ailelere sesleniyorum. Adalet için ne gerekiyorsa yapacağım.
Danıştay'da bir bayan hakim, Muharrem İnce'yi eleştirmek için siyasi tweet atıyor. Sen hakimsin. Senin siyasetle ne ilgin var? Kendisine çağrı yaptım. Onuru, erdemi, insansan, adalete inanıyorsan hakimlikten derhal istifa et. Hala istifa etmiyor. Kırıkkale'den sesleniyorum; Sen istifa etmediğin sürece sana 'Onursuz bir hakim Danıştay'da görev yapıyor' diyeceğim. Hakimin siyasi kimliği mi olur Allah aşkına? Hakim hakimdir. Yarın diyelim ki Sayın Muharrem İnce'nin bir davası o mahkemeye düştü. Hakimin görüşü belli. Gözü kapalı mahkumiyetine karar verecek. Bu hakim kardeşime yine sesleniyorum. Senin onurun varsa o görevi bugün derhal öğleden sonra bırakırsın. Onurun varsa onurun."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












