Kılıçdaroğlu: Erdoğan 'borç alan emir alıyor' diyor. Beyefendi 16 yıldır emir alıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Babaeski Ziraat Odası'nın davetlisi olarak gittiği Babaeski'de belediye binası önünde toplanan halka seslendi.
CHP lideri, "Türkiye Cumhuriyeti devleti derin yara almıştır, kimin ne yaptığı belli değildir. Bu kaosu önlemek mümkün. 16 yıldır bu ülkeyi bu hale getirenlere bahar temizliği dersi verelim" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:
"-Kimse Türkiye'de yarın ne olacağını bilmiyor. Her partiden vatandaşın gelecekle ilgili endişesi var. Oysa elin oğlu 50 yılını, 100 yılını planlıyor. Türkiye'nin geleceği tefecilere teslim edilmiş vaziyette. Son 16 yılda içerideki bir avuç tefeciye ödenen faiz 699 milyar 532 milyon lira. Bu para kime ödendi? Bir de dışarıya ödenen para var: 156 milyar dolar. Bu paraları hepimiz ödedik. Arabaya binerken, simit alırken, ne zaman vergi ödediysek oraya gitti. Memurun geliri düşüyor, TL eriyor. Doları tutamıyorlar. Kararı hükümet değil bir avuç tefeci veriyor. Erdoğan 'borç alan emir alıyor' diyor. Beyefendi 16 yıldır emir alıyor. Emir alan Türkiye'yi yönetemez. Emir aldığı makamdan bedava uçak alan da yönetemez. Bu ülkenin bir saygınlığı vardır. Hepimiz bunu korumak zorundayız. Hiçkimsenin Türkiye'nin haysiyetiyle oynamasına izin veremeyiz.
-Katar'dan uçağı aldı, hangi yüzle binecek. 10 tane uçağın var yetmiyor mu? Yarın Katar emiri kalkıp Erdoğan'a ya da Türkiye'ye bir şey söylese Erdoğan laf edebilir mi? Otur oturduğun yerde, sana uçak verdim, bin' diyecek. Doğu Akdeniz'de bizim de söz hakkımız olması gereken yerde Katar, Yunanistan, İsrail ortak doğalgaz arıyor. Bir şey söyleyebiliyorlar mı? Erdoğan, onurun varsa o uçağı yarın sabah Katar'a gönderirsin. Başımız dik gezeriz.
-Bir grup gazeteci dönemin Cumhurbaşkanı ile Katar'a gider. Otele giderler odalarında saat bulurlar. Katar emirine bunu alamayız, gazetecilik etiği ile bağdaşmaz, diye bildirirler. Alsaydık, Katar emirine bir şey söyleyemeyiz, derler.
Uçak alamazsınız, aldığınız andan itibaren haysiyetinizi Katar emirine kiralamış olursunuz.
-Yastık altındaki dolarları bozdurun diye çağrı yapıyorlar. Vatandaş TL'yi nereden bulacağım diyor, iyice koptular. Büyük ihaleler var. Dolarla yapılıyor. Yolcu garantisi de dolarla. Erdoğan, ihaleyi TL'ye çevirelim, diyor mu? Niye diyemiyor? Kiralar TL ile olacak, yasakladım, diyor. Havaalanlarını, şehir hastanelerini, otoyolları dolarla yaptın, onları da yasakla. Milliyetçiyim, diyor. Biz milliyetçiyiz. Bu ülkede bir yurtsever parti varsa o Gazi Mustafa Kemal'in partisi CHP'dir.
-2 sınıf ortaya çıkıyor. Biri saray ve çevresi, diğeri halk. Sarayda bakıyor mutfak dolu. Sarayda kriz yok, kriz vatandaşın mutfağında. Bir ülkenin cumhurbaşkanı 3 bin korumayla gezer mi? Birisi gelip 'açım, işsizim, faizlerden şikayetçiyim' diyecek. Onlara tahammül edemiyor.
-Bizim yerel yönetim anlayışımız farklıdır. 2 temel ilkeye dayanır. Birincisi, seçildiğin andan itibaren herkese eşit hizmet götüreceksin. İkincisi, her kuruşun hesabını vereceksin.
-Önümüzde yerel seçimler var. Türkiye'nin bir bahar temizliğine ihtiyacı var. Türkiye ekonomisini bu hale getirenleri temizleyip bir tarafa bırakalım. Hiçbir vatandaşıma niye şu partiye oy verdin demedim. Demokrasiye inanıyorum. Siyasette kirlilik olmamalı, hesap vermeli siyasetçi. Halk için siyset yapacağız. Tarımda büyük bir sıkıntıya düşeceğiz. Gübre, ilaç fiyatları gitti.
-Ağustosun ortasında 13 madde sıraladık. Bunları yaparsanız krizi engellersiniz, dedik. 1. maddesi devlette liyakattir. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti devleti derin yara almıştır, kimin ne yaptığı belli değildir. Bu kaosu önlemek mümkün. 16 yıldır bu ülkeyi bu hale getirenlere bahar temizliği dersi verelim. Türkiye'yi ayağa kaldıracağız."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












