loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Evet oyunun vebali ağırdır

Kılıçdaroğlu: Evet oyunun vebali ağırdır
Tarih: 28.02.2017 - 10:48
Kategori: Gündem

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: 28 Şubat'a ne kadar karşıysak 20 Temmuz'a da karşıyız. 28 Şubat'ta görevine son verilen öğretmen sayısı 3 bin 520 idi, 20 Temmuz'da 30 bin 470. 28 Şubat'ta atılan akademisyen sayısı 139, 20 Temmuz sonrası 4 bin 811.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, 28 Şubat'a ne kadar karşıysak 20 Temmuz'a da karşıyız' dedi.

Kılıçdaroğlu, iktidara yönelik olarak, "İşsizlikle mücadele ettiniz de parlamenter mi sitem engel oldu? AB uyum yasalarını Meclis'e getirmek istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu? Siz eğitim sistemini düzeltmek istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu? Köprü, yol yaptınız da parlamenter sistem mi engel oldu? Hangi gerekçeyle tek adam rejimini getirmek istiyorsunuz?" diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın 397 yılla yargılandığı davadan beraat ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Sahte delil ürettiler, Aziz Kocaoğlu'nu yargıladılar. Kendisi ve arkadaşları beraat etti. Aziz Kocaoğlu'ndan neden rahatsızlık duyabilirler? Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin uluslararası kredi notu Türkiye Cumhuriyeti devletinden daha iyi" diyerek şunları söyledi: İstanbul, İzmir ve Ankara'da metro yapılıyor. İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyeleri 'yapamıyorum' dedi, Ulaştırma Bakanlığı devraldı, yaptı. Ama İzmir bütçesi düşük olmasına 'ben yapacağım' dedi. İstanbul'un yarı, Ankara'nın 3'te 1'i fiyatına yaptı. Belediye başkanı arkadaşlarıma 'seçildiğiniz andan itibaren bulunduğunuz yerde hiçbir vatandaşı ötekileştirmeyeceksiniz' diyoruz. Çünkü felsefemiz insana hizmettir."

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"28 Şubat'ta postmodern darbe yaşanmıştı. Bazı kamu görevlileri devletin dışına itildiler. Herkesin görüşüne inancına saygımız var.

28 Şubat'a ne kadar karşıysak 20 Temmuz'a da karşıyız. 28 Şubat'ta görevine son verilen öğretmen sayısı 3 bin 520 idi, 20 Temmuz'da 30 bin 470. 28 Şubat'ta atılan akademisyen sayısı 28 Şubat'ta 139, 20 Temmuz sonrası 4 bin 811. 28 Şubat'ta emniyetten atılan kişi sayısı 31, 20 Temmuz'da 24 bin 568. İhraç edilen personel sayısı 20 Temmuz sonrası 127 bini aştı. 150'yi aşkın gazeteci hapiste. İddianameleri özellikle hazırlanmıyor. Mağdur aileleri 1 milyonu aştı.

Bizi 'FETÖ'ye sahip çıkıyorsunuz' diye suçluyorlar. Mağdurlara sahip çıkıyoruz, FETÖ'ye değil. 13 yıl dağda mücadele etmiş bir uzman çavuşun görevine son veriliyor, maaşını alamıyor. Sosyal güvencesi yok. Eşi kanser. Arkadaşları toplanıyor ilaç almak için. Bu insanların hakkını savunmayacaksınız da neyi savunacaksınız?

Ruhi Su kanserdi, tedavi için yurtdışına gitmek istedi. Pasaport vermediler. Aynı darbeci mantığı bu.

İbrahim Kaboğlu sadece Türkiye'de değil, Fransa'da da ders veriyor. Üniversiteden atıp pasaportuna el koydular. Yurtdışına gidip üniversitede ders veremiyor. Kaboğlu'nun ne günahı var? Kurunun yanında yaş yanar diyor Başbakan. 

Türkiye iyi yönetilmiyor. 15 yıldır iktidardalar. 15 yıl önce insanlar kömüre muhtaçtı hala kömüre muhtaçlar. Vatandaşa geliriniz 3 kat arttı diyorlar. Kendi gelirleri 6 kat arttı, muhtaç aileler, yine kömüre muhtaç. Bu insanlara kömür de doğalgaz da verilsin önemli olan kişiyi muhtaç hale getirmemek.

Gelir arttı diyorlar, 6,5 milyon işsizimiz var. Kriz dönemlerinden daha yüksek işsizlik var.

Terörsüz bir Türkiye devraldınız Türkiye kan batağı içinde. Tüm komşularla aramızı bozdunuz. Türkiye'de şu an kaç Suriyeli var, sayı belli değil. Ama inanın sayı 4 milyondan az değil. Bizim gençlerimiz Suriye için Suriye'de şehit oluyor. Onların gençleri Türkiye'de. Nasıl oluyor bu?

Suriyeliler burada iş yeri açıyor. Bizim esnaf  vergi veriyor, Suriyeli vermiyor. Esnaf kardeşim sen bu düzene hayır demeyecek misin?

Suriyelilere vatandaşlık verilmesini referanduma götürelim. Milletten korkmayacaksınız. Suriyeliler için şimdiye kadar 36 milyar lira harcandı. Bizim vatandaşımız hastaneye gider sıra bekler, Suriyeli beklemez. 

Tutturmuşlar Rakka'ya gideceğiz. Birileri akıl verdi. Referandum yapalım o zaman, bu ülkenin gariban çocukları Rakka'ya gitsin mi gitmesin mi? 

Gençlerimizi kandırmak için 18 yaşında vekillik getirelim diyorlar. Çocuğun babası diyor ki önce iş ver milletvekilliği istemiyorum, çocuğuma iş istiyorum, diyor. Bunu kendi çocukları için getiriyorlar. 

Ülkenin bu kadar sorunu varken neden rejim değişikliği? İşsizlikle mücadele ettiler de parlamenter mi sitem engel oldu? AB uyum yasalarını Meclis'e getirmek istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu? Siz eğitim sistemini düzeltmek istediniz de parlamenter sistem mi engel oldu?

Hindistan uzaya 104 uydu gönderdi biz neyle uğraşıyoruz. 

Köprü, yol yaptınız da parlamenter sistem mi engel oldu? Hangi gerekçeyle tek adam rejimini getirmek istiyorsunuz? Bir kişi çıksın anlatsın. Buldukları tek şey: Hayır oyu verenler terörist. Tepki alınca vazgeçtiler. 

Bir kişiye devleti teslim ederseniz, o bir kişi bir kararnameyle muhtarlığı kaldırdım diyebilir. 'Olur mu?' diyecekler. Yarın miting meydanlarında olmasa bile 'ben öyle yetki aldım ki Meclis'i feshediyorum muhtarlığı niye kaldırmayayım' diyecek. 

Evet oyunun vebali ağırdır. Çocuklarınıza, vatanınıza, bayrağınıza saygı duyuyorsanız bu kadar yetki bir kişiye verilmez, hayır diyeceksiniz. Hayır dediğinizde bildiğiniz bir yol var. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar TBMM yerinde kalıyor. Evet denirse sonun ne olacağını kimse bilmiyor."

Vişne Haber Ajansı


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları