CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum çalışması için Diyarbakır'daydı. Kılıçdaroğlu, 'FETÖ bizi kandırdı, Allah'ımız ve milletimiz bizi affetsin' dediler. Meclis'i mi kandırdı, seni kandırdı. Sebebi parlamenter sistem mi?' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum çalışması için Diyarbakır'daydı. Kılıçdaroğlu, 'FETÖ bizi kandırdı, Allah'ımız ve milletimiz bizi affettsin' dediler. Meclis'i mi kandırdı, seni kandırdı. Sebebi parlamenter sistem mi?' dedi.
"Diyarbakır 1930'larda en iyi durumdaki 2. sanayi sanayi kentiydi. Bugün
İşsizlik oranı açısından Türkiye'nin 2. kenti. Yüzde 18.7'lik işsizlik oranı var. 1 milyon 191 bin kişi yoksulluk içinde yaşıyor. Diyarbakır'da anket yapıyorlar yüzde 71, 2'si 'düşük gelir grubundayız' diyor. Sosyo-ekonomik gelişmede 81 il içinden 67. sırada. Yeşil Kart Urfa'dan sonra en çok Diyarbakır'da kullanılıyor.
Diyarbakır kadim bir kenttir. Neden bu kent huzursuz, neden yoksulluk, işsizlik var, önyargılardan uzak ve birbirimizi suçlamadan oturup düşünülmesi lazım. Bir ülkede demokrasi yoksa o ülkenin büyüme şansı sıfırdır.
Hükümet edenler 'kişi başına geliri 3 kat artırdık' diyor. 15 yıldır fakir ailelere kömür dağıtılıyordu, bugün yine fakir ailelere kömür dağıtılıyor. O geliri kim aldı?
Bu ülkede Milli Kurtuluş Savaşı'nı beraber verdik. Erzurum'da, Sivas'ta beraberdik. Cumhuriyeti birlikte kurduk. Bayrağımızın altında kardeşçe yaşamak istiyoruz. Kimse yaşam tarzından, inancından, düşüncesinden, kimliğinden ötürü sorgulanmamalı, ötekileştirilmemeli. Hepimiz bu ülkede eşit yurttaşlık istiyoruz.
Türkiye her şeye rağmen dünya ekonomisinde 20. sırada. Parlamenter sistemin içinde bir şey yapmaya çalıştık. Şimdi 'milli iradeyi bir kişiye teslim edelim 80 milyon ona uysun' diyorlar.
Bugün her 4 gençten biri işsiz. Bunu parlamenter demokratik sistem mi yaratıyor? Çiftçi ektiği ürünün karşılığını alamıyor. 2 Trakya büyüklüğünde alan 15 yıldır ekilmiyor. Bunun sebebi demokratik parlamenter sistem mi?
Taksicilerin kullandığı mazota bakın. Taksici 'müşteri bulamaz hale geldim. Sigorta primim yatıracak kadar bile kazanmıyorum' diyor. Sebebi parlamenter demokratik sistem mi?
'FETÖ bizi kandırdı, Allah'ımız ve milletimiz bizi affetsin' dediler. Meclis'i mi kandırdı, seni kandırdı. Sebebi parlamenter sistem mi?
Kara para Türkiye'ye gelmese dolar alıp başına gidecek. 1 milyar, 5 milyar para gelecek, 'bunun nereden geldiğini bilmiyoruz' diyecekler. Sebebi parlamenter demokratik sistem mi? Enflasyon çift haneyi aştı, fatura vatandaşa çıkıyor. Sebebi parlamenter demokratik sistem mi?
Hapishaneler tıka basa doluyor. Sırayla uyuyorlar içeridekiler. Neden dolu bu hapishaneler? Bunun sebebi parlamenter demokratik sistem mi?
İcra dairelerinde dosya koyacak yer kalmadı. Vatandaş borçlu. Bunun sebebi parlamenter sistem mi?
4 milyon Suriyelimiz var. Parlamenter sistem dolayısıyla mı geldiler? Evet çıktıktan sonra vatandaşlık vereceğiz, diyorlar.
Bulamaç Adası var. Hem İngiliz, hem ABD belgelerinde Türkiye'ye ait. Şu anda işgal altında. Sebebi parlamenter sistem mi? Bütün bunların sebebi parlamenter sistem değil kötü yönetim.
15 yıldır iktidarlar, hangi kanunu çıkarmak istediler de çıkaramadılar. Bu işsizlik, yoksulluk neden? Mazotun, doları fiyatı neden yükseliyor? Bütün devletler bize düşman, niye?
Suriye'yle, Irakla, Mısır'la, Rusya'yla, Bulgaristan'la kavga ettik. Şimdi sıra Avrupa Birliği'nde. Hangi gerekçeyle?Parlamenter sistem mi buna zorluyor. Diline hakim olamayan devleti iyi yönetemez. Türkiye'yi yönetemiyorlar. Ceplerini, kendi geleceklerini düşünüyorlar, vatandaşı değil.
18 yaşında çocuk vekil olacak. ömür boyu askerlikten muaf olacak, 2 yıllık vekillikten sonra emekliliğe hak kazanacak. Kendi çocuklarına ikbal hazırlıyorlar.
16 Nisan'da sandığa gidiyoruz. 1 kişiye OHAL ilan etme yetkisi veriliyor. Niye 1 kişiye veriliyor bu yetki? Şimdiki uygulamada, MGK'de tavsiye edilir, Bakanlar Kurulu'nda görüşülür, TBMM'de görüşülür. Ya kabul edilir, ya edilmez. Şimdi bir kişiye yetki veriyoruz. Dünyada örneği yok.
Bu anayasa değişikliği vatandaşları ayrıştıracak. Anayasalar toplumsal uzlaşma belgeleridir.
Bir kişi bu yetkiyle isterse kıdem tazminatını kaldırabilir. Asgari ücreti dondurabilir, artırmaz. Sendikalardan ses çıkıyor mu?
Evet demenin vebali ağırdır. Kimse çocuklarına hesap veremez. Hayır dediğimizde Türkiye'nin itibarı artacaktır.
550 milletvekili yetmedi, vatandaşın yükü de az 600'e çıkarılıyor. Hangi gerekçeyle 600'e çıkarılıyor. Birisi de açıklamıyor. Vatandaşın sırtına 187 trilyon yük getiriliyor. 600 vekil Ankara'da ne yapacak?
Bu işin partisi yok. Bu bir anayasa. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne, Milliyetçi Hareket Partisi'ne, HDP'ye oy verenlerin düşünmesi lazım. Bu anayasa değişikliğiyle parti devletini yaratıyoruz. Kaymakamlar, valiler partili. Bu anayasa değişikliğiyle üstünlerin hukuku yaratılıyor.
Son 2,5 yıldır fiili Başkanlık yaşıyoruz. Anayasaya uymuyorlar değişiklik getiriyorlar. Yarın bir başkası da ben de buna uymuyorum diyecek. İş dünyası unutmasın, her an varlıklarına el konulabilir.
Denetimsiz bir sistem getiriyorlar. Hesap verilecek diyorlar. 400 vekil evet derse hesap verecek. Nereden bulacaksın 400 vekili. Yolsuzluğun meşrulaştırılmasıdır.
Öyle bir düzen getiriyorlar ki Başkan yardımcısı, bakanlar milletvekili değil. Vekillerden seçilirse, vekillikten alınmak zorunda. Sözlü soru bile soramıyoruz, onu bile kaldırıyorlar.
Gensoru, güvenoyu olmayacak. Meclis niye var?
Bu anayasa değişikliği geçerse Türkiye 3. lige düşer, demokrasisi olmayan bir ülkeye dönüşür.
Eşit yurttaşlığın güvencesi Meclis'tir. 'Bu Meclis çalışmıyor' diyorlar. Sadece geçen ay 1000'in üzerinde kanun geçti. Demek ki çalışıyor.
Bu anayasa hepimizin anayasası. Bu ülkede birlikte, barış içinde yaşayalım, diyoruz. Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor, diyorlar. Sizin televizyonlarınıza çıkalım, sizin gazetecileriniz olsun, diyorum. Gelemezler. Biliyorlar ki doğruları söylüyorum.
Ayrımcılık yapmak, gerilimden nemalanmak doğru değil.
İçeride düşman bulamadılar dışarıda düşman yaratıyorlar. Rusya ile kavga ettik turist gelmiyor. Putin'e mektup gönderip, el etek öptüler. Şimdi de Trump'la görüşmek için araya aracı koymaya çalışıyorlar. Bir ülkeyi yönetenler başka ülkeyi kurtarıcı olarak göremezler. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Erzurum'da, Sivas Kongresini öyle yaptık.
Doğusu batısı, güneyi kuzeyiyle birlikte yaşamayı özledik. Kavgadan, terörden bıktı bu millet. Bir arada yaşayabiliriz, buna imkan var. Bizi ayıran siyasetin keskin dilidir."
Vişne Haber Ajansı