CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İstanbul seçimi artık normal bir seçim olmaktan çıkmıştır; haksızlığa uğrayan bir kişinin hakkını teslim etme seçimine dönmüştür. Haksızlığa karşı durmak bir insani görevdir" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, T24’te Murat Sabuncu'nun sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"(İmamoğlu-Yıldırım canlı yayın) Masanın bir tarafında geçmiş, diğer tarafında umut vardı. Böyle baktım ben. İstanbul’un temel sorunlarının çözümüyle ilgili umut ve gelecek vadeden Ekrem Beydi.
Siyasetin bir hizmet yarışı olduğunu unutturdular topluma. Demokrasinin ne olduğunu toplum unutur oldu.
İsmail Bey 2 tarafla da görüşeceğini zaten söylemişti; Yıldırım'la telefon'da, Ekrem Bey ile yüz yüze görüştü. Buradan önemli bir şey çıkarmak çok doğru değil.
Kaset ve kayıt siyaseti demokrasi açısından vahim, otel yöneticileri (The Marmara) siyasi iktidara hizmet eden bir konumdalar. Devletin istihbaratı siyasal iktidara çalışıyor.
Seçim sabahı seçmen listelerinin basımını yapıp, kendi örgütlerimize dağıtacağız. Seçimle ilgili her türlü önlem alınmış durumda.
Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişinin tarafsız olması lazım. Erdoğan "Validen özür dilemezse o makama gelemez" diyor. İmamoğlu'nu o makama getirecek olan milli iradededir. Sen kim oluyorsun sen da kendini halkın üstünde görüyorsun? En büyük güç milletse; milletin kararına saygı duyması lazım.
Büyük bir haksızlık var. Bu haksızlığı halk düzeltecek. İstanbul seçimleri dünyaya ‘bütün baskılara rağmen halk demokrasiden yana oy kullandı’ mesajı verecek.
YSK’nın hakimlerine talimatlar verildi ve o talimatlar doğrultusunda seçimi yenileme kararı alındı.
6 Mayıs'taki YSK kararı sonrası bizim sokağa çıkmamızı istediler ama bu tuzağa düşmedik. Çünkü biz haklıyız. Ekrem Bey kazanmıştı, 2. kez kazanacak.
Vali en baştan "Kusura bakmayın VIP kapısından geçemezsiniz" diyebilirdi; yarısını geçirip kalan kişilerin yarısını geçirmemesi bir kumpas. Ordu Valisi devletin değil, iktidarın valisi.
Erken seçimi Türkiye açısından doğru bumuyorum. Türkiye'ni çok ciddi sorunları var. Bu seçim bile gereksizdi.
(S-400 konusu) Türkiye kendi güvenliğini sağlamak zorunda. Bulunduğu konum itibariyle stratejik bir alanda bulunuyor. Türkiye, bölgenin en güçlü devleti olarak kendi hava sistemini güçlendirmek zorunda zorundadır. Ancak bu konuda parlamento bilgilendirilmiş değil, siyasal partiler bilgilendirilmiş değil. Bizim Türkiye’nin hiçbir ittifaktan çıkması gibi bir düşüncemiz yok. Biz hangi gerekçeyle hava savunma sistemimizi güçlendirmek istiyorsak bunu konuda halkı bilgilendirmeliyiz.
Mitinglerin bizim oyumuzu arttırma konusunda bir yararı yok. Fakat toplumun kanaat önderleriyle beraber olmak; yeni kitleler, yeni taraflar kazanmamıza yol açıyor. Bize mesafeli olan kitlelerle değil, onların kanaat önderleriyle beraber olduk. Toplumun her kesimiyle konuşunca onların bize neden oy vermediklerini, eksikliklerimizi öğrenmiş olduk. O eksikliklerimizi gidermeye çalıştık. Toplumun çok büyük bir kesimiyle kucaklaşma imkanı doğdu. Belli yerlerde mitingler yaptık ama ağırlıklı olarak bu tür çalışmalar yaptık. Toplumun en sorunlu kesimleriyle bir araya gelmeye çalıştık. Bunları önce örgütlüyoruz, dernek kurmalarını ve ortak ses çıkarmalarını istiyoruz. Böylelikle geniş kitlelere ulaşma imkanı sağlıyoruz.
Kürt seçmen büyük ölçüde kendisini dışlanmış olarak görüyordu, oysa Kürtler bu ülkenin asli unsuru. Kürtlerle ilgili geçmişte belki sağlıklı politika üretemedik. Doğu ve Güneydoğu'da toplumun her kesimiyle diyalog kurabiliyoruz. Sorunları nasıl çözüceğimize dair konuşuyoruz. Bugün Uludereli vatandaşlarla bi araya geldik. Biri şunu söyledi: 'Ekrem Bey haksızlığı uğradı ve haksızlığa uğramak ne demek biz çok iyi biliriz.'
İstanbul seçimi artık normal bir seçim olmaktan çıkmıştır; haksızlığa uğrayan bir kişinin hakkını teslim etme seçimine dönmüştür. Haksızlığa karşı durmak bir insani görevdir.
Ekrem Bey kullandığı dil itibariyle toplumun her kesimini kucaklayan bir insan. 'Harcadığım her kuruşun hesabı millete veririm' diyor. Vermesi de lazım. Bu demokrasinin olmazsa olmazıdır. 'Ben hesap sormayacağım, hesap vereceğim' diyor. Bu konuda kararlı.
Sayıştay’ın yaptığı açıklama yanlıştı. Sayıştay’ın özel bir açıklama yapması siyasal baskı nedeniyle oldu. Rapor Sayıştay’ın internet sitesinde yayınlandı. Raporu okumadıysan konuşmayacaksın. Sayıştay ‘benim raporum yanlıştı’ demiyor. Sayıştay açıklama yaparak saygınlığına gölge düşürüyor.
Sandığa gitmeyen İstanbullu seçmen, hakkı teslim etmek için sandığa gidecekler.
Suriye’deki savaşın bir an önce bitmesi gerekiyor.
İstanbul seçimlerini büyük olasılıkla Ankara'da takip edeceğim."
Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, son dakika haberler, ulusal haberler, sondakika, haber, ilk haber, flaş haber, sıcak gelişme, dikkat, acil, canlı yayın