Kılıçdaroğlu: Osmangazi Üniversitesi'nde katledilen kişilerin kanları vatandaşı muhbirliğe davet edenin üzerindedir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
CHP Genel Başanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Mareşal Fevzi Çakmak 10 Nisan 1959'da vefat etti. Mustafa Kemal'den sonra 2. mareşaldir. Genç Cumhuriyetin ilk milli savunma bakanı ve genelkurmay başkanıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Çakmak olmak üzere bu ülke için alınteri döken bütün büyüklerimize rahmet dileklerimizi ietiyor, saygılar sunuyoruz.
Siyasi partilerin temel görevi sorun yaratmak değil, var olan sorunları çözmektir. Bu çerçevede hareket edersek gerginlikten kurtuuluruz.
Biz kavgadan yana değiliz. Pendik Çınardere'den gelen arkadaşlarım var. 50 yıldır orada oturuyorlar. 460 aile var. Kartal Belediyesi'nde de böyle bir sorun vardı. Kartal Belediyesi sorunu çözdü. Tapuları dağıttı. Önümüzdeki seçimlerde belediyeyi bize verin göreceksiniz tapunuzu 6 ayda alacaksınız. Beykoz'da, Tokatköy'e, Sultanbeyli'de Hasanpaşa'da aynı sorun var. Söz herkesi ev bark sahibi yapacağız, tapusunu vereceğiz. Vatandaşın sorunu varsa çözeceksin. Ankara'daki beylerin siyaset anlayışında cebimi nasıl doldurururum, anlayışı var. Bu anlayıştan Türkiye'yi, halkın, inananların, demokrasiye sahip çıkanların, tek adam yönetimine karşı çıkanların desteğiyle çıkaracağız.
Enis Berberoğlu 301 gündür esir. Hiçbir suçu yok. Konu bir gazete haberi. Önce müebbete mahkum ettiler. 25 yıla indirdiler sonra bu da olmaz dediler. Hakimlere soruyorum: Ne yapıyorsunuz? AYM üyelerine çağrı yapıyorum. Nasıl olursa olsun bir karar bekliyoruz. İçeride kalsın diyorsanız, verin kararınızı adalet aramamızın çnünde duruyorsunuz. Hem adaletin hem yargının önünü tıkıyorsunuz. 301 gündür bekliyoruz. Niye içerde Berberoğlu? Milletvekilleri için de aynısını söylüyorum. Milletvekilinin hapiste ne işi var?
20 Temmuz darbesinden sonra Türkiye'yi farklı sürecin içine soktular. Yargı, avukat, savcı, ünversite hocası darbecilerden korkuyor. Biz korkmuyoruz. Bu ülkeye herkes için demokrasiyiy getireceğiz. Kimsenin önünde dilsiz şeytan rolünü oynamayacağız, mağduriyet varsa sonuna kadar üstüne gideceğiz.
-Bugün 10 Nisan polis teşkilatının kuruluş yıl dönümü. Bütün polis arkadaşlarımıza başarılar diliyor, onları saygıyla selamlıyoruz. 173. kuruluş yıl dönümü. Yaklaşık 200 yıldır bir kurum varsa bu kurumda liyakatin, gelenekleri olması, sağlıklı yönetilmesi lazım. Bu kurumda görev yapan tüm kardeşlerimizin uygar bir polis örgütünde görev yapıyorum, kimse yaşa dışı talimat vermiyor, demesi arzumuz budur.
Polisler hayatımızın hangi aşamasında var. Kimimizin dayısı, yeğeni, amcası, damadı, gelinidir. Her ailede bir polis vardır. Dönüp biraz geçmişe bakalım. Hangi felsefeden yola çıkılmış. Polis arkadaşlarımızın kendi kanunlarının ilk 4 maddesini okumalarını isterim. Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, hükümet emirlerine
kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sorumlu olan polis amirinden aldığı emri kanun, tüzük, yönetmeliklere aykırı görürse yerine getirmez. Bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak amir emrinde ısrar ederse emir yerine getirilir. Bu halde emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil edilen emir yerine getirilemez." der. 1930'ların polis anlayışı budur. Polis hiçbir surette başka görevde kullanılamaz.
Biz polisin Gazi Mustafa Kemal'in çizdiği çerçeveyle yola devam etmesini isteriz.
Liyakat kurumu yerine oturdu mu, hayır. Sorumlusu hükümetlerdir. Polis teşkilatını A'dan Z'ye FETÖ'ye teslim eden kim? Sarayda oturan zat 1 numaralı adamdır. Delil toplayan tüm polisler hapse atıldı. 200 yıllık kurum terör örgütü tarafından teslim alınabiliyor.
Kimin polisisin, hükümetin devletin mi? Polis maaşı kimden alır? Devletin polisidir, maaşı TBMM öder. Devletin değil hükümetin polisi olursa halkı baskılamak için kullanılır. Siz hükümetin polisi olarak eğitirseniz polisi, halktan koparsınız. Hükümetin polisi olmak polise saygınlık kazandırır mı? Hükümetin polisi hükümetin dediklerini zorla halka kabul ettiren polistir. 1934'da çıkan yasa polis devletin polisi olmak zorundadır, diyor.
Polis devletinde polis, halkın can ve mal güvenliğini sağlayamaz. Hükümetin ve yandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlar. 173 yıllık bir polis teşkilatı kurumsal yapısını, geleneklerini gçlendirdi mi? Ona da hayır diyoruz. Polisis siyasetten kurtarmaya hepimizin ihtiyacı var.
Polisler çok zor koşullarda görev yapıyorlar. Evlerine gidemeyen, fazla mesainin karşılığını alamayanlar var. Çalışırken ve emekli aylığı arasında yüzde 100 fark var.
Polislere en az 3600 ek gösterge verilmelidir, dedik. Yüzlerce polis şehitlerimiz var onları da saygıyla anıyoruz.
Son zamanlarda polislerden bilinçli olarak bazı yetkilerin alınıp başka kurumlara devrediliyor. Tüm dünyada suça karışan yabancıların görevini polis yapar. Bizde bu Göç İdaresine verildi. Soruyorum, siz bazı terörsitleri korumak, onları polisin elinden alıp başka yere mi götürmek istiyorsunuz? Bunu CHP dışında kimse dillendirmiyor. Polis teşkilatı üzerinde hala oyunlar oynanaıyor.
Bir zat AK Parti'nin genel başkanı olarak konuşuyor. Meclis'in içi, bahçesi, eli silahlı adamlarla aranıyor. Polisten, askerden, en çok da benden korkuyor. Gökte de helikopterler geziyor. Bu zayıflık, korkuyorum, belirtisidir.
-8 Nisan Dünya Romanlar Günü. Biz de Roman vatandaşlarla İstanbul'da buluştuk. Romanlar soykırıma da uğramış. 500 bin Roman Hitler'in fırınlarında yakılmış, katledilmiş. Sizin kimliğiniz, inancınız, yaşam tarzınız ne olursa olsun... Herkesi 1. sınıf vatandaş kabul ettik, çözüm için çaba harcadık. Romanların 5 temel sorunu olduğunu tespit ettik. Eğitim, sağlık, çalışma, barınma, sosyal yardımlara ulaşma. 12 yıllık eğitim getirirseniz ve ücretsiz olursa hiçbir fakirin çocuğu okulu terk etmez. Kitapları bedava veriyoruz, diyorlar. Defteri, kalemi, silgiyi, servisi, öğle yemeğini niye vermiyorsunuz? Biz vereceğiz. Sigortalı çalışan sayısı yüzde 3,5. Onlara ilk kez kucak açan tek parti CHP'dir. Çünkü bu parti Atatürk'ün partisidir.
Romanlar günlük yaşıyorlar, diyorlar. Ayda 5-6 bin lira verdiniz de geçinmediler mi? Aile sigortasını anlattım. Hiçbir Roman annesi dilenmeyecek kimseye muhtaç olmayacak.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ndeki olay hepimizi derinden üzdü. Bir akademisyen kalktı 4 kişiyi katletti. Ölenlere rahmet diliyoruz. Bu noktaya nereden geldik? AK Parti'nin genel başkanı olan zat, 'Tanıdığınız FETÖ'cüleri ihbar edin' dedi. Vatandaşı, muhtarları muhbirliğe zorladı. Ortalık muhbirden geçilmiyor. Katliamı yapan da herkesi ihbar etmiş. Cadı avı başlatıldı, hapishaneler tıklım tıklım dolu. Aİle boyu suçlamalar yapıldı. Bu katliama siyasal ortam hazırlandı. Katledilen kişilerin kanları vatandaşı muhbirliğe davet edenin üzerindedir.
Çorum'da 'Şeker Mitingi' yaptık. Türk bayrağıyla gideceğiz, herkes gelsin, dedik. Her vatandaşımız yılda 35 kilo şeker tüketir. Saraydaki hariç, o bal badem sütüyle besleniyor. Akdeniz ve Karadeniz kıyıları hariç her yerde şeker pancarı üretilir. İlla kapatacağım, diyor. 15 yılda bir fabrika açmamış. Şekere ihanet etmek onun için görev adeta. Ecevit, Demirel, Özal, Erbakan kurmuş fabrika. O da satacağım, diyor. Sana hiçbir şeker fabrikalarını kapattırmayacağız. Vasfısız işçiler için iş alanı. Posası hayvancılıkta kullanılıyor. 17 milyar katma değeri var. Ormandan 3 kat fazla oksijen üretiyor. Yok etmek için yemin etmişler. Biz karşı çıkınca üzerimize tüm adamlarıyla geliyorlar. Biz Kuvayı Milliyiciyiz. Ülkemizi elaleme peşkeş çekmeyiz. Nohuttan samana kadar ithal ediliyor. Bazı fabrikara stratejikti. Van'da, Yozgat'ta, Erzurum'da niye kapatıyorsunuz? Anadolu'nun içi boşalıyor. Herkes büyük şehirlerin varoşlarına ekmek bulmak için gidiyor.
150 milyar dolar dışarıdaki tefeciye faiz ödemiş. İçeride bir grup sermayedara 675 milyar lira faiz ödemiş. Hiçkimse harama ortak olmasın. KHK ile faiz düşmezmiş. Talimat ver o zaman, Ziraat, Halkbank, Vakıflar Bankası'na, düşür. Talimat veriyorsun 700 milyon doları bir medya grubuna veriyorsun. Hayatın boyunca istersen senin propagandanı yapsınlar, bıktı millet. Şimdi koltuk ittifakı kurdular. Biz de şeker, vatan, bayrak ittifakı kuruyoruz.
Ekonomi tıkırında diyorlar ama dikiş tutmuyor. Euro, dolar aldı başına gidiyor. Arkadaşlara araştırın dedik. 1 Şubat 2007'den düne kadar 27 paket açıklamışlar. Ekonomi canlanmaz. Sanayiciye hukuk güvencesi vereceksin. Sen vekili, hocayı, gazeteciyi attın hapse. İnsan Hakları Heykelini almadılar henüz etrafını çevirdiler. Sonra ekonomide canlanma olacak diyorlar, ekonomide bir şey olmaz.
20 Temmuz darbesinden sonra her hukuksuzluğu yaptılar. Yakaladıklarını hapse attılar. Birisi talimat veriyorlar, yapıyorlar. OHAL'e karşıyız. OHAL'i kaldırdık diye övünüyorlardı. O da yalan. Ecevit kaldırmıştı. Biz OHAL'i değil demokrasiyi savunuyoruz.
-Türkiye, Rusya, İran bir araya geldiler. Bir bildiri yıyınladılar. IŞİD, El Nusra, El Kaide sayılıyor. PYD sayılmıyor. PYD'yi listeye koyamıyorsun. Oraya koymaya cesaretin mi yetmedi, iki lider seni mi takmadı? Sevgili Erdoğan önümüzdeki salı mı olur, il il gezdiğin kongreler mi olur yanıt ver? Bildiriye terör örgütünün adını koyamıyor.
-Cumhurbaşkanı il, ilçe, mahalle kongresin egidiyor. Namus şeref üzerine yemin ettin tarafsızlık için. Bir siyasetçi namus ve şerefi ayaklar altına alır mı? Zatta Kılıçdaroğlu hastalığı belirmiş. Ben olmasam konu yok.
KHK ile işçi sorunu çözülmez, diyor. KHK ile çözülmüyorsa TOBB başkanına niye talimat veriyorsun. Kimse seni takmıyorsa ya al ya hapse atarım seni de. Garibanı, üniversiteden hocayı atıyorsun ama 1 işçiyi aldıramıyorsun.
Faizleri düşür dedik. KHK ile inmezmiş. Ben de biliyorum, üreteceksin, istihdam alanları yaratacaksın. Senin bunları anlama yeteneğin, anlama kapasiten yoksa günah bende değil.
Sağ olsun beni övmüş. 'Ömrümde ömründe devletten aldığı maaş dışında tek kuruş kazanmamış adam' demiş. Devlette çalıştım. Bütün hayatımı incelediler. Bir kuruş yolsuzluk bulamadılar, bıulamazsın. Bizim Man Adası'nda şirket kurmak gibi bir ahlaksızlığımız olmaz. Bizim amcalarımız, dayılarımız 15 milyonluk şirket kurarsa Kılıçdaroğlu sorar vergisini ödedin mi, diye. Ben siyasete girdiğim gün mal varlığımı internet sitesine koydum. Kendisi bunu bile yapamıyor.
Tercüman gazetesinde 2014'te 'ticaret yapmasam geçinemem' diyor. O zaman Başbakan. Ben vekildim, önerge verdim. 'Geçinemiyorsa para verelim' diye, reddedildi.
Alman Başbakanına gidiyor ne kadar maaş alıyorsun' diye soruyor. Libya liderinden 250 bin dolar aldı. Bağışlayacağım, dedi. Ben de sordum nereye bağışladın, diye. Hala yanıt yok.
'Bay Kemal, sen er meydanına gelmezsin' dedi. Çok şükür. Er meydanını tespit et, gelmeyen şerefsizdir.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












