loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Şimdi bu çarkı değiştirme, ördükleri duvarı yıkma, tek adam rejimine karşı çıkma zamanı

Kılıçdaroğlu: Şimdi bu çarkı değiştirme, ördükleri duvarı yıkma, tek adam rejimine karşı çıkma zamanı
Tarih: 03.02.2018 - 09:28
Kategori: Siyaset

CHP'nin 36. Olağan Kurultayı Ankara Spor Salonu'nda yapılıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kurultay konuşmasını gerçekleştirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultayda yaptığı konuşma şöyle:

"Türkiye'nin bir beka sorunu olduğu ifade ediliyor. Cumhuriyet tarihimizin en zor süreçlerinden birisini yaşıyoruz. Bu kurultay, Türkiye'yi yaşadığı sorunlardan çekip çıkarma kurultayıdır, demokrasiyi taçlandırma kurultayıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1918'de düşman gemilerine bakıp, 'geldikleri gibi gidecekler' diyenlerin, ülkede huzur ve barış isteyenler kurultayı. Sivas Kongresi'nin ruhunu taşıyan bir kurultaydır. Adalet için cesaretle yola çıkanların, herkesi kucaklayanların, Kuvayı Milliyecilerin kurultayıdır. Zulmün karşısında dilsiz şeytan olmayanların, hakkı, hukuku, devlette liyakati, kadın-erkek eşitliğini savunanların, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek vaat edenlerin kurultayıdir. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştireceğiz diyenlerin, yoksulluğu tarihe gömeceğiz diyenlerin kurultayıdır. Adalete susamış olanların susuzluğunu gidermeye and içmişlerin, yurtta barış dünyada barış diyenlerin, ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen diyenlerin kurultayıdır.

"Biz CHP olarak sadece sorunları dile getiren bir parti değiliz, çözüm üreten bir partiyiz"

Bu kurultay salonunda terör örgütü tarafından aldatılan, terör örgütleriyle pazarlık masaları kuranlar, terör örgütüyle aynı menzile yürüyenler, devletin Kozmik Odası'nı terör örgütüne teslim edenler yoktur. Terör örgütlerine dönüp, 'ne istediniz de vermedik' diyenler yoktur, Vatan topraklarını terör örgütlerine teslim edip Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlar, ülkesinde vergi ödememek için Man Adası'nda şirket kuranlar yoktur. Namussuzlar kadar cesaretli olmaya and içmiş namuslular vardır. Bu nedenle bu kurultayımızın adı adalet ve cesarettir.

Bugün Türkiye 5 temel sorunla karşı karşıya. Karamsar bir tablo var ve bu tablo endişeleri derinleştiriyor. 2002'de iktidar olduklarında Türkiye'nin 1 temel sorunu vardı. Bazen Kürt sorunu, bazen toplumsal barış bazen de Güneydoğu sorunu olarak dillendirildi. Buna demokrasi, ekonomi, eğitim, dış politika sorunları da eklendi. Biz CHP olarak sadece sorunları dile getiren bir parti değiliz, çözüm üreten bir partiyiz.

"Türkiye'nin 5 temel sorunu var"

1. temel sorunumuz, bazen Kürt, bazen toplumsal barış, bazen Güneydoğu sorunu diye tanımlanan sorun.

2002'de terör örgütünün beli kırılmıştı. 2002'den başlayarak iktidar olanlar önce terör örgütüyle masaya oturdular.

Bugün toplumsal barışımızı tehdit eden terör dar bir coğrafyadan çıkıp geniş alanda varlığını sürdürüyor. Afrin'de askerlerimiz var. Yüreğimiz onlarla. Şehitlerimiz, gazilerimiz var. Mustafa Kemal'in mehmetçiklerine selam gönderiyoruz. Afrin milli bir duruşu öngörüyor. Biz de bunu net şekilde dile getirdik.

"Suriye hükümetiyle derhal temasa geçin"

Birileri Afrin operasyonunu partisinin gibi topluma sunuyor. Ordu senin ordun değil Mustafa Kemal'in ordusudur. Şu soruyu hafızamızda tutmak zorundayız. 2018'de terör nasıl bu kadar bir geniş coğrafyaya yayıldı, kimler taşıdı, hep birlikte düşüneceğiz.

Suriye hükümetiyle derhal temasa geçiniz. Suriye hükümeti de biz de Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Benzer ilişkiyi Irak merkezi hükümetiyle de kurmak gerekir. Sorun nasıl çözülür. Sorunun çözüm adresi TBMM'dir. Demokrasi ve özgürlük bağlamında ele alınıp çözülmek zorundadır. Kürt sorunu ve terör sorunu arasındaki hassas denge iyi belirlenmelidir. Saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bu sorunu çözecek olan parti sadece ve sadece CHP'dir. Sözüm var ilk 4 yıl içinde çözmezsem siyaseti bırakacağım.

"Utanmadan Lozan'ı tartışmaya açıyorlar. Sevr'i mi istiyorsun, nesini tartışmaya açıyorsun?"

2. sorunumuz dış politika. Herkesin eleştirdiği, egemen güçler tarafından savrulan ve aldatılan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Neden Suriye'ye benzin bidonuyla gittiniz? 3,5 milyon Suriyeli ülkemizde. Herkes Türkiye'nin beka sorunu var, diyor. 2002'de 2003'de kimse bunu diyor muydu? Bu, Türkiye'nin ne kadar kötü yönetildiğini ortaya koyuyor. Hem terör örgütleri, hem egemen ülkeler tarafından her denileni yerine getiren, sonra dönüp bizi kandırdılar diyenler Türkiye'nin yakasından düşmek zorundadır. Dış politika milli olmak zorunda. Türkiye'yi bu noktaya taşıyanlar utanmadan Lozan'ı tartışmaya açıyorlar. Soruyorum, 'Sen Sevr'i mi özledin, Sevr'i mi istiyorsun, nesini tartışmaya açıyorsun?' Lozan Kurtuluş Savaşı'nın onur belgesidir, kimseye tartıştırtmayız. Dış politikayı milli yapacağız, ülkenin çıkarları üzerine inşa edilecek, komşularımızla barış içinde yaşayacağız. Vatandaşlarımıza soruyorum, Türkiye'nin, Mısır'la, İran'la, Rusya ile, AB ile ilişkilerini kim düzeltir? O parti CHP'dir.

"Eğitim, bir siyasi partiye militan yetiştirme amacıyla yapılmaz"

Bir ülkenin geleceği eğitime bağlıdır. Eğitim de mill olmalı. Eğitim, bir siyasi partiye militan yetiştirme amacıyla yapılmaz. Çocuklarımızın çağdaş uygarlığı yakalaması, Türkiye'nin geleceği için verilir.ç Her bakana göre değişen bir eğitim politikası karşımıza çıktı. 21. yy bilgi çağıdır. Hükümetin eğitim politikası yok. Kendi çocuklarını denek olarak kullanan tek ülkeyiz. Bugün her 100 aileden 80'i çocuğunun yurt dışında eğitim almasını istiyor. Bu da eğitimn iflasıdır. Eğitim sisteminden öğrenciler, aileler memnun değil. Biz önce bütün öğretmenleri toplumun en saygın kişileri haline getireceğiz. Bunun için öğretmenler meslek kanun çıkaracağız. Devlet memurları kanunundan ayrı tutacağız. Ay sorununu nasıl getiririm kaygısı taşımayacak. Açlık sınırının üstünde tutacağız. Açlık sınırı 5 bin 238 lira. En düşük öğretmen aylığı bunun üzerinde olacak. Her öğretmene Öğretmenler Günü'nde birer maaş ikramiye vereceğiz. Taşımalı eğitime son vereceğiz. İş garantili eğitime önem vereceğiz. İşsizler ordusu değil, çalışanlar ordusu yaratacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır' diyor. Bizim iktidarımızda bütün çocukalr üreten Türkiye'nin askerleri olacaktır.

"Türkiye'yi 15 yıldır üretimden kopardılar. Rant ekonomisi kurdular"

Temel sorularımızdan birisi ekonomi. Ekonomide geldiğimiz nokta son derece vahim. Çiftçi traktörü, taksi şoförü taksisi için dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu kullanıyor. Bunlar senin sorununu unuttu. Senin sorununu TBMM'de dile getiren parti CHP'dir. Türkiye'yi 15 yıldır üretimden kopardılar. Rant ekonomisi kurdular. Taksi şofü, işçi, sanayici vergi verirken, rantiyeci sınıfına ayrıcalık getirdiler. Seni bu zilletten kurtaracağız. Bugünkü iktidar faiz lobisine hizmet ediyor. 15 yılda yurt dışında bir grup sermayedara ödenen faiz 148 milyar dolardır. İçeride de 689 milyar lira faiz ödediler. Faizi düşürelim, çok yüksek, diyorlar. Hükümet değil misin, düşür. Sen yakanı tefeceilere kaptırmışsın, onlara hizmet ediyorsun. Biz ülkeyi üretim bandına alacağız. Herkesin işi, aşı olacak. Faiz lobisine hizmet ederseniz işsizlik olur. Artık işsizler kendi dertlerini anlatmak için kendilerini yakmak zorunda kalıyorlar.

"Kendi gelirlerini artırıp vatandaşı borç batağına soktular"

Tolunay C. Denizli'de yaşayan 24 yaşındaki gencimizdi. İşten çıkarıldı. Buraya kadar diye not yazıp hayatına son verdi. Biz duyarlılığımızı korurken Ankara'daki beylerin vicdanı var mı? İzlenen politikayla kendi gelirlerini artırıp vatandaşı borç batağına soktular. CHP'ye zaman zaman 'vatandaşın sorunuyla ilgilenmiyor' diyorlar. Senin gündeminde yokken taşeron sorununu ülke gündemine hangi parti dile getirdi?

Orman köylüsünün sorununu, kamyon şoförlerinin, çiftçinin derdini dile getiren biziz. Kimin derdi varsa derman buradadır, kimin derdi varsa çözeceğiz. Türkiye genelinde iktidar değiliz ama belediyelerimiz bazı yerlerde iktidar. İzmir'deyseniz çocuğunuza süt kapınıza bırakılıyor. Yerelde halkımıza hizmet ediyoruz. Eskişehir yeşil şehir, Bursa beton şehir oldu. Önümüzdeki seçimlerde, Bursa'yı, Manisa'yı, Adana'yı, Antalya'yı, Ankara'yı ve İstanbul'u alacağız. Tarih yazacağız. Bugün kaygılar var. Kimse kaygılanmasın.

"Rantiyeye göbekten bağlılar. O bağı Mustafa Kemal'in makasıyla keseceğiz"

15 yıldır yoksulluğu bitremediler, yoksulluğu yönetiyorlar. Yoksulluğu bu topraklarda tarihe gömeceğiz. Demokrasi olmazsa yatırım olmaz. Üretim ekonomisine döneceğiz. Ekonomi politikalarını tepeden tırnağa yeniden düzenleyeceğiz. Asgari ücreti vergi dışına çıkaracağız. Çiftçinin milli gelirden hak ettiği yüzde 1 hakkı kesinlkle vereceğiz. Üreten, güçlü Türkiye olacak. Rantiyeye para öderseniz yakanızı kaptırırsınız. Bunlar göbekten bağlılar. O bağı Mustafa Kemal'in makasıyla keseceğiz. Üniversitede bilgi üreteceğiz, kültürde, sanatta, teknolojide üreteceğiz. Bilgi yoğunluklu üretmeden ülkeyi yönetenlerin haberleri dahi yok.

"Kim despot yönetim istiyorsa halkın direnme hakkı vardır"

5. temel sorun demokrasi sorunu. 29 Ekim 1923'de kurduğumuz cumhuriyeti tam demokrasiyle taçlandırma kararlılığındayız. Demorasi için ağır bedeller ödedik, gencecik fidanlarımız, başbakanları darağaçlarına gönderdik. Bu ülkede medya özgürlüğü sağlansın, yargı bağımsız olsun diye, kimseye, aileye, zümreye ayrıcalık tanınmasın diye demokrasiyi herkese götürmek zorundayız. Kadın 2. sınıf vatandaş olarak kabul edilmesin diyoruz. Anayasamızı darbecilerin getirdiği hukuk sisteminden arındıralım, hiçbir kurum denetimsiz olmasın diye demokrasiyi savunuyoruz. Vatandaşa hizmet götüren bir devlet olsun diye demokrasiyi savunuyoruz. Demokrasiyi geliştirme mücadelesini hep verdik. 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye farklı bir sürece evrildi. Darbe gecesi hayatını kaybeden şehitlerimize rahmet diliyoruz. Darbecilere karşı ortak mücadelemizi yaptık. Demek ki demokrasiyi askıya almak baskıya direnme hakkını getirmiştir. Demokrasiye karşı direnme hakkını kullanacağım, dediğimde üstümüze gelmişlerdi. Kim despot yönetim istiyorsa halkın direnme hakkı vardır. Direnme hakkı Bursa Nutku'dur.

"Türkiye önce parti devletine şimdi hanedan devletine dönüştü. Bu düzeni yıkmak Kuvayı Milliyecilerin namus borcudur"

20 Temmuz'da sivil darbeyle karşı karşıya kaldık. OHAL ilan edildi. 1 milyonu aşkın mağdur aile yaratıldı. İşkence yapacağız, adil yargılama yapmayacağız, diye BM'ye bildirildi. Akdemisyenler tutuklandı, işlerinden atıldı, gazeteciler tutuklandı. Haksız yere tutulan, hapishaneye atılan bütün gazetecilere selam gönderiyoruz. Milletvekilleri tutuklandı, grev hakı yasaklandı. Binlerce kişi kamudan atıldı, ağaç kökü yesinler dendi. Aile boyu suçlama getirildi. Belediye başkanları zorla istifa ettirildi, güçler ayrılığı ilkesi fiilen sona erdi. Türkiye önce parti devletine şimdi hanedan devletine dönüştü. Bu düzeni yıkmak Kuvayı Milliyecilerin namus borcudur.

FETÖ'nün siyasi ayağını ortaya çıkarın dedik. Çıkarmamak için her numarayı çektiler. Aynı yolda beraber yürüyorlardı. Şimdi alakası olamayanları suçluyorlar. Haksızlığa uğrayanların hakkını savunmak görevimiz. İçeri atılanların, gazetecilerin, akademisyenlerin, Nuriye ve Semih'in hakkını, 15 Temmuz'da boğazı kesilerek öldürülen erlerin hakkını savunmak görevimizdir.

"Referandumu biz kazandık ama YSK içine yerleştirilen çete, mühürsüz seçim haline getirdi"

Taksim'de, İzmir'de demokrasi mitingleri gerçekleştirdik. Yenikapı Mitingi'nden önerilerimiz onların gözlerinin içine bakarak ilan ettik. Referandumda olağanüstü mücadele verdik. Biz kazandık ama YSK içine yerleştirilen çete, mühürsüz seçim haline getirdi. Gün gelecek onlardan da hesabı soracağız. Anayasa değişikliği gayrimeşrudur.

Adalet Yürüyüşü gerçekleştirdik. Yürüyemezsiniz, dediler. Kızılcamam'da durur, Bolu Dağı'nı çıkamaz, dediler. Biz Köroğlu'yuz sen kim oluyorsun. Biz hakka, hukuka, adalete inanmış bir partiyiz. Adaletin çürümüşlüğünü sadece Türkiye değil bütün dünyaya gösterdik.

Adalet Yürüyüşü gerçekleştirdik. Yürüyemezsiniz, dediler. Kızılcamam'da durur, Bolu Dağı'nı çıkamaz, dediler. Biz Köroğlu'yuz sen kim oluyorsun. Biz hakka, hukuka, adalete inanmış bir partiyiz. Adaletin çürümüşlüğünü sadece Türkiye değil bütün dünyaya gösterdik.

"Bu kurultayda duvarları yıkacağız"

430 km yolun her milimini gururla yürüdük. Maltepe'de görkemli bir miting yaptık. Hangi amaçla yapıyorsunuz, diyorlardı. Maltepe'de önümüzde duvar vardı. Bu kurultayda bu duvarları yıkacağız. Onların duvarları vız gelir. Bizden korkuyorlar, korkmakta haklılar. Çünkü sözümüzü dile getiriyoruz, geri adım atmıyoruz.

Kurultaydan sonra hepiniz Anadolu'ya ve Trakya'ya dağılacaksınız. Sizlere çok büyük görevler düşüyor. Her birinize görev vereceğim.

Birinci göreviniz bu ülkenin huzura ihtiyacı var. Her yerde sağlayacaksınız.

Bu ülkenin adalete ihtiyacı var. Her yerde savunacaksanız. Evde, sokakta tarlada, her yerde...

Bu ülkenin demokrasiye ihtiyacı var. Nerede yan yana geliyorsanız orada savunacaksınız. 

Bu ülkenin darbe hukukundan arınmış, toplumsal uzlaşmaya dayalı yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Kimseyi ötekiletirmeyeceğiz. Bu bizim adaletten, hukuktan yana olduğumuzu savunduğumuzu gösterir.

Ben değil biz ne olacağız, diyenlerle birlikte mağdurun, mazlumun yanında olacağız. Hala iddianamesi hazırlanmamaış olanlar var.

Bu 6 temel görevi yerine getirdiğimizde tek adam rejimi yıkılacak, parlamenter rejimi kurulacak. Cunhurbaşkanı herkesin cumhurbaşkanı olacak. Namusu ve şerefi üzerine yemin içen cumhurbaşkanı namusundan ve şerefinden ödün vermeyecek.

Şimdi duvarı yıkma, aşma, bu çarkı değiştirme, tefecilerden kurtulma, Türkiye'nin başına terör örgütlerini bela edenlerden kurtulma, hak hukuk, adalet, bizimle olmayanlarla kucaklaşma zamanı. Onların ördükleri duvarı yıkma zamanı, o duvarı yıkacağız. Tek adama rejimine karşı çıkma zamanı."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları