Kılıçdaroğlu: Şu an Türkiye'de fiilen paralel devlet var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Anadolu Medyası Buluşması" etkinliğine katıldı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Anadolu Medya Buluşması ve Yerel Medya Buluşması Çalıştayı"nın 2. günündeyiz. 400 den fazla arkadaşımızla beraberiz. Sadece gazetecilik yaptığı için hayatlarını kaybeden gazetecilerin fotoğraflarını gördük. Doğru haber yaptıkları için hayatlarını vererek bedel ödediler. Hayatı boyunca lehte ve aleyhte yorum yapan hiçbir gazeteci arkadaşımı suçlamadım. Bir ülkede demokrasi varsa kesinlikle gazetecilik de olmalıdır. Gazetecinin varlık nedeni halk adına gücü denetlemektir. Bir güç, kamu kaynağını doğru kullanıyor mu, insan haklarına saygı gösteriyor mu, hukukun üstünlüğüne uyuyor mu, gazeteci izler. Medya 4. kuvvet olarak ortaya çıkar. Halkın gözü, kulağı medyadır. Biz henüz anayasamıza medyayı egemenlik hakkını kullanan 4. güç olarak yazmadık, teklif ettik ama kabul edilmedi.
Güçler ayrılığı ilkesi demokrasinin olmazsa olmazı. Yasama organı, yani TBMM. 12 Eylül darbe hukukunun getirdiği şöyle bir sorunumuz var: Parlamento bir yasa teklifi vermişse milletvekilleri özgür iradeleriyle o tasarıyı eleştiremiyor. Nedeni merkez yoklaması. Vekil beni bir daha aday göstermezler, korkusuyla gelen her şeyi kabul ediyor.
Yargı organı bir başka sorunumuz. Anaysanın 138. maddesi. Hakimler görevlerinde bağımsızlardır, hukuka, vicdana göre karar verirler, diyor. Hiçbir organ, kişi yargıya talimat veremez, genelge gönderemez, deniliyor. (Bugün) Her an yargılanabiliyorsunuz. Bir gazeteci, bir kişinin talimatıyla mahkum olacaksa orada yargı yoktur siyasi otorite vardır.
15 Temmuz darbe girişimi oldu, hep birlikte karşı çıktık. Darbeciler hukukun üstünlüğüne göre yargılansınlar. Karar alındı, bir yargılamada 33 ere anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs ve 6 kişiyi öldürmekten 7 kez müebbet hapis cezası verildi. Erler talimata uymak zorundadır. Bu ülkede adalet yok. Devlet kirleniyor. Bu erlerden birinin mahkemedeki son sözü 'Aylardır içerideyim. Babam buraya gelmek için telefonnu satmış. Sadece askere geldim, niye bunları yaşıyorum. Cevabını arıyorum.' Öldürülen Muhammed Fazlı Demir'in annesi 'Ailelerin vicdanına tercüman olmak istiyorum. Buradaki erlerin kandırılmış olma ihtimalini niye kimse düşünmüyor. Erlerin tahliye edilmesini istiyorum' diyor. Yargıdaki dibe vurmuşluğu gösteren daha çarpııc örnek gösteremezsiniz.
Bülent Ecevit de gazeteciydi. Hapse girdi, silahlı saldırılara uğradı. 60 yıl önce 'hürriyetsizlik acı, haksızlık ondan da acı' dedi. Biz bugün iki acıyı birden çekiyoruz. Tarihin tekerrür etmemesi için yöneticileri hatalardan ders çıkarması lazım. Türk siyasetinin böyle bir geleneği yok.
Bir başbakan düşünün seçimlerden yüzde 49,5 oy almış, Meclis'te çoğunluğu sağlıyor ama bir sabah bu başbakan saraya davet ediliyor istifa dilekçesi alınıyor, kapının önüne konuyor. Bu milli iradeye darbe değil de ne? Kaçımız buna sağlıklı tepki verdi? Demokrasilerde böyle şey olmaz diye yazabildi? TV kanallarının büyük ksımına çıkıldı bu olayın ne kadar önemli olduğu söylendi.
Bugün 2 yürütüme organı var. 2 ayrı başbakanlık, 2 ayrı dışişleri bakanlığı var. Şu an Türkiye'de fiilen paralel devlet var.
Binali Yıldırım bedelli askerlikle ilgili 'Olumsuz bakmıyoruz' dedi. Mensubu olduğu partinin sözcüsü 'O şahsi görüşüdür, bizi bağlamaz' dedi.
Biri bunu söylediği anda başbakanın koltuğunu bırakması lazım ama istifa etmiyor. O halkın değil sarayın iradesiyle geldi. Maaşı alıyorum, arada bir yalanlıyorlar önemli değil, diyor.
Anayasada medyayla ilgili çok güzel hükümler var. 'Basın hürdür sansür edilemez' denir. 'Devlet basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır' diyor anayasa. Devlet bu görevini yerine getiriyor, engelleri kaldırıyor mu? Anayasa açıkça ihlal ediliyor. Böyle bir tablo içinde gerçekleri halka anlatmada yetersiz kalıyorsunuz. Medyanın güç kaybetmesi demokrasinin güç kaybetmesi demektir. Halkın sorunlarının anlatılmaması, kanalların tıkanması demektir. Medya halk adına gücü denetler, gücü övmez.
Gazeteciler haber yapamıyor. Son günlerden örnek vereceğim. Bu ülkenin genelkurmay başkanı ve saray sözcüsü Abdullah Gül'e gitti. Haberi çek ettik, haber doğru. Gazeteci arkadaşlarım duymuş ama yazamıyor. Bir internet sitesinin yöneticisi haberi koydu bir süre sonra çekti, görevine son verildi.
Bir ülkenin genelkurmay başkanı, sarayın sözcüsü Abdullah Gül'ü ziyaret ediyosa bu haberdir. Halkın bilgilenmesi amacıyla haber yapmak gerekiyor, bedeli gazeteci ödüyor. Vesayetten söz ediyorlardı. Demokrasinin üzerinde vesayeti kabul etmiyoruz, diyorlardı. Sarayın sözcüsünü ve genelkurmay başkanını Abdullah Gül'e göndermezsiniz. Baskı kuruyorsunuz demektir. Şu ana kadar yapılan açıklama yok. Suriye konusunu açıklamak için haber gönderdik, diyorlar. Dışişleri yok mu? Sarayın sözcüsünün ne işi var? Bunlar demokrasiye zarar veriyor.
20 Temmuz darbesi ifadesine kızıyorlar. Bu ifadeyi inanarak dillendiriyorum. 15 Temmuz'a en şiddetli karşı çıkanlardanım. İlk kez o gece bizim milletvekillerimiz genel kurula girdiler. Darbe püskürtülmüştü, OHAL'e ne ihtiyaç vardı? 20 Temmuz'dan sonra 800 gazetecinin pasaportuna el kondu, sarı basın kartı iptal edildi. 173 basın kuruluşu kapatıldı, 300 gazeteci işsiz kaldı, 150 gazeteci hapiste. Malvarlıklarına el kondu. Gazetecinin mal varlığı ne olacak, sivil ölüme terk edildiler.
Medya üzerinde olağanüstü baskılar var. Medya patronunun başka işi varsa her türlü cezayı kesiyorlar. Mahkeme talimat bekliyor, patron sonunda gazeteleri satmak zorunda kalıyor. Mali cezalar var, hapis cezası tehditleri var. RTÜK üzerinden baskı kuruluyor. Medyada sendikalaşmayı engelleme var. Basın İlan Kurumu üzerinden baskılar kuruluyor. Bugün geldiğimiz nokta şudur: Medya sahipleri kendi birikimleriyle değil atama yoluyla medya sahibi oluyorlar. Sen 6 ay süreyle şu gazetenin patronusun, deniyor. Çok kanal var gibi görünüyor ama aslında tek kanal. İçerik hep aynı.
Bu ülkede 5 temel sorunumuz var. Birisi demokrasi, ikincisi eğitim... Hiçbir anne baba çocuğunun hangi sınava gireceğini bilmiyor. 16 yılda 14 kez eğitim politikası değişti. Kendi çocuklarını denek olarak kullanan tek ülkeyiz.
Dış politikada dostu olmayan ülke haline geldik. Gerginlik üreten bir siyaset anlayışı egemen.
Türkiye ekonomisi tefecilere teslim edilmiş vaziyette. Son 15 yılda Londra'daki bir grup sermayedara ödedikleri para 150 milyar dolar. İçeride ise 675 milyar Türk lirası. Hükümet dünyanın en yüksek faiziyle borçlanmak zorundadır. Faizi düşüreceğiz dediler tam tersi faiz yükseldi.
Bu 5 sorunu aşmak zorundayız.
Bir konuda ortak irade sergilemeliyiz: Birinci sınıf demokrasimiz olmalı. Bütün ülkelerle dost olmalıyız. Miraç Kandilinde Suriye'ye atılan bombaları yetersiz görmek bu ülkenin tarihine, kültürene ihanettir. Egemen güçlerinin burnumuzun dibinde vesayet savaşlarına izin vermemeliyiz. Türkiye, İran, Irak, SUriye bir araya gelmeli, sorunları birlite çzömeli.
Toplumsal barışı sağlamalıyız. Komşumuzun inancını sorgulamaya başladık. Bu tehlikelidir. Ben onun külüne muhtaçsam baştacı yapmak zorundayım. Kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden siyaseti aşmalıyız.
Bir siyasal iktidar düşünün parlamentoda çoğunluğu var, istediği kanunu çıkarıyor. Yargıda egemen. İstediğini hapse attırıyor. Bürokraside egemen, talimatları yerine getiriliyor. Medyada egemen. KHK yetkisi var. Soru şu: Bütün bu yetkilere sahip olan iktidar neden seçim istiyor? Yönetemiyorlar. Demokrasi bağlamında, insan hakları, özgürlükler bağlamında bir araya gelmemiz lazım.
Medya konusunda şunları düşünüyoruz:
1-Gazeteci, patron başka işle uğraşmamalı. Sadece gazetecilik yapmadığında iktidarın baskısı altında kalıp teslim oluyor.
2-Özel yasa çıkarılmalı, gazetelerin dağıtımı tek elden gerçekleşmeli.
3- Gazetecilikte sendikalaşma zorunlu olmalı. Gazeteci patronuna karşı da özgür olmalı.
4-Gazeteciliğin evrensel değerlerle uyumlu hale getirilmesi lazım.
5-RTÜK'te gazetecilerin de temsili gerekiyor. Ceza verilecekse cezayı hakediyor mu bakılması lazım.
6-Kamu ilanları... Zorunlu ilan var TV'lerde. Niye bedava yayınlanıyor? O kanallar vergi ödüyor.
7-Basın İlan Kurumu'ndaki rakamlar enflasyon oranında her yıl artmalı.
Bunları yapabilirsek medya gerçek anlamda özgür olur.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












