Kılıçdaroğlu: Tarımın bugünkü hali 2007'den itibaren izlenen bilinçli politikanın sonucudur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu, Babaeski Ziraat Odası'nın davetlisi olarak tarım sorunlarını görüşmek için gittiği Babaeski'de STK temsilcilerine hitap etti.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Sizin bütün dertlerinizi dile getirmek bizim görevimiz. Yanınızda olmaya devam edeceğiz. Çiftçi borç batağında. Yapılandırıyorlar, yeni taksit geliyor. Yapılandırma değil kazıklandırmadır, yapılandıracaksan faizi silersin. Seçimlere kadar öteleyelim, sonrası Allah kerim, seçimden sonra icraya götürür koyarız haczi... Bu doğru değil.
Çiftçi karnı doysun istiyor. Sadece karnı doymayacak, hayat standardı da yükselecek. Öyle olmazsa iki sınıf oluşur. Ezenler ve ezilenler. Çiftçi 81 milyon vatandaşı doyuruyor.
"Dünyanın bütün ülkelerinde tarım stratejik sektördür"
Çoğu çiftçi arkadaşım anayasal hakkını dahi bilmiyor. Anayasa çiftçinin hakkını, ürünün hakkını vereceksin, tarım arazilerini koruyacaksın, planlamayı yapacaksın, diyor. Gereği yapılmıyor.Parlamentoda Tarım Kanunu geçti. Her yıl milli gelirin yüzde 1'i oranında çiftçiye destek verilir... Kanun uygulansa 188 milyar lira tarıma destek verilemsi gerekir diyor. Yapılan destek 88 milyar lira. Çiftçinin AK Parti hükümetlerinden alacağı 100 milyar. Dava açın, diyorum kimse cesaret edemiyor. Dünyanın bütün ülkelerinde tarım stratejik sektördür. Evinize araba, koltuk takımı almak zorunda değilsiniz ama yemek yemek zorundasınız.
"2007'den itibaren uygulanan hükümet politikası..."
2007... Önce Dünya Bankası arkasından IMF açıklama yaptı. Tarıma desteği kesin, dediler. Kestiler. Türkiye tarım alanından çekilsin, dediler. 81 milyonluk nüfusu kim besleyecek? Batı'nın güçlü devletleri dayattılar. Şu anda Avrupa'da bunun kavgası var. Bugüne kadar izlenen politika bilinçli politikanın sonucudur. 2007'den itibaren uygulanan hükümet politikasıdır. Bunun sonucunda son 16 yılda 48 milyon ton buğday ithal ettik. 15 milyon ton mısır, 5 milyon ton pirinç, 8,8 milyon ton ayçiçeği, 12 milyon ton pamuk ithal ettik, 165 milyon ton NBŞ, 72 milyar dolarlık tarımsal hammadde, 117 milyon ton bitkisel yağ ithal ettik. 189 milyar ödedik. 189 milyar doları bizim çiftçiye ödeseydiniz bizim çiftçi sadece Türkiye'yi değil, bütün Avrupa'yı doyururdu. Bu bir parti olayı değil, Türkiye olayıdır.
Gittiler Sudan'da arazi kiraladılar. Kanola ekecekler, Türkiye'ye ucuza getireceklermiş. Devlet çiftçisiyle rekabet eder mi? Bu oyuna gelmeyin, yarın ekemezsiniz. Türkiye önümüzdeki yıl açlıkla karşı karşıya gelirse kimse şaşırmasın. Ekmezseniz ithalat olur. Bütün çiftçilerin dikkatli olması lazım."Bu sene tarımcı henüz krizi farketmedi. Asıl seneye göreceksiniz"
8 Aralık 2012 Tarım Bakanı Fransa'ya gidiyor. Kendisine şovalye nişanı veriliyor, Fransa tarımına yaptığı katkı dolayısıyla... O bakanlığın görevi Türk tarımına mı Fransız tarımına mı katkı yapmak?
Herkesin ektiği herkesin kazandığı tarım politikasını nasıl hayata geçireceğiz. Yapamıyorlar. Sağlıklı planlama yapılacak. Şu kadar pancar, nohut, mercimek ekecek diye toprak analizi yapılır. Herkes mısır ekerse herkes zarar eder.
Elin oğlu sadece planlama yapmıyor, bir sokakta 2 berber varsa 3.'süne izin vermiyor zarar etmemesi için. 1 yıl önceden fiyatlar belirlenecek, herkesin kazanacağı bir planlama olacak. Hollanda'nın tarım ihracatı 180 milyar doların üstünde. Her şeyi planlıyorlar. Bizde yarın sabah ne olacağını kimse bilmiyor. Bu sene tarımcı henüz krizi farketmedi. Seneye asıl göreceksiniz.İlaç alacaksınız, ocakta 80 liraydı 147 liraya çıktı, akıllı mantar ilacı 105 liraydı 225 liraya çıktı. Çiftçi nasıl ekecek? Köylü milletin efendisi demişti Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Türkiye'nin kuruluşunda bu felsefe vardı. Kimseye el avuç açmayan bir ülkeydi. Bugün ithalat olmasa açız.
"Sarayda kriz yok. Kriz vatandaşın cebinde"
Köylü milletin efendisiydi, şimdi tefeci milletin efendisi oldu. İçeriye ödenen faiz 699 milyar 532 milyon lira. Yurt dışında tefeciler var bir de. Londra'daki bir avuç tefeciye ödenen 156 milyar dolar var. Hiçbirisinin üretimle ilgisi yok. Bu faizi sizler ödüyorsunuz. İki yapılı topluma doğru hızla gidiyoruz. Biri sarayda yaşayanlar ve çevresi, diğeri halk. Saraydakiler ve çevresinin keyfi yerinde. Sarayda kriz yok. Kriz vatandaşın cebinde.
Bunların vurgunu sadece faiz vurgunu değil. Günlük büyük paralar kazanırlar. Türk lirası oynar, bunlar bir dolara bir TL'ye çevirirler, kazanırlar. 13 Eylül 2018. Doların kuru 6.37 lira. Varlık Fonu Başkanı Erdoğan TESK Genel Kurulu'nda konuşuyor, dolar 6.57'ye çıkıyor. Para Kurulu toplanıyor faizi 3 kat artırıyorlar. 5 saat içinde 1 milyon doları olan kişi 84 bin 577 dolar kazanıyor. Türkiye böyle soyuluyor.Kurtuluş Savaşı veren babalarımız, dedelerimiz kimseye el avuç açmadılar, borç para istemediler. Bunlar içeride dışarıda dış güçler edebiyatı... Bir kendisi bir damadı Katar'a gidiyorlar, 'ne olur borç verin' diyorlar.
"Yandaşının dolarına değil vatandaşın dolarına göz dikiyorsun"
Bir havalimanı hikayesi anlatacağım.. Kütahya Havaalanını 50 milyon avroya ihale ediyorlar. 25 Kasım 2012'de işletmeye açıyorlar. Yolcu garantisi veriyorlar. 2012-2016 arasında iç hatlardan 124 bin 867 kişi uçmuş. Dış hatlardan 47 bin kişi uçmuş. Verilen yolcu garantisi 4 milyon 73 bin. 20 milyon avro tek yolcu uçmadan ödüyorlar. Bu kimin parası? Sarayda oturan zat yastık altından çıkarın dolarları bozdurun, diyor. 20 Mart 2044 yılına kadar sürecek bu. Bunu gündeme getirdik, Sayıştay'ın internet sitesinden çıkardılar raporu. Bu para 1 kişiye veriliyor. Her yerde garanti veriliyor. Köprü geçişi, tüp geçit, otoyol dolarla. Bunları niye TL'ye çevirmiyorlar? Vatandaşın dolarına göz dikiyorsun, yandaşınınkine göz dikmiyorsun.
"3. havalimanı işçileri sabaha karşı baskınla hapse atıldı. Bu ülkede adalet yok"
3. havalimanında işçilerden 24'ü haklarımızı verin, dedikleri hapiste. 'Hak isteyen işçi atılmasın, servis sorunumuzu çözün, tahtakurusu var, banyolar temiz değil' dedikleri için hapisteler. 'Revir sorunumuz var. 6 aydır maaşını alamayanlar var' dedikleri için hapisteler. 'Ücretlerimiz bankaya yatırılsın' diyorlar. Bunları söyledikleri için bu arkadaşlar hapisteler, vergi kaçıranlar dışarıdalar. Sabaha karşı baskınla işçiler hapse atıldı. Bu ülkede adalet yok. Adaletin mücadelesini birlikte vereceğiz.
"Katar emiri Türkiye aleyhine bir şey dese ne diyecekler?"
-10'un üstünde uçağı var. Uçak alınacaksa bizim paramızla alınmış uçağa binmeli. Hiçkimse Türkiye'nin onuruyla oynayamaz. Uçağı biz 400 milyon sanıyorduk, 500 milyon dolarmış. Daha bir de içi var, boyanması 100 milyon dolarmış. Çiftçinin durumuna bakın saraydaki durumuna bakın. Saray ve etrafındakiler Lale Devri'ni yaşıyor. Halk yarın ne yapacağını bilmiyor. Halkın önümüzdeki süreçte bir bahar temizliği yapma hakkı var. İşçisi, çiftçisi, köylüsü, sanayici herkes... Türkiye bu kadar şatafatı kaldırmıyor. Adana'da bir adam yoksulluk nedeniyle çocuklarını, eşini öldürdü, intihar etti.Kendisini yakanlar, intihar edenler var. Bir de bunları hiç duymayanlar... Katar emiri Türkiye aleyhine bir şey dese ne diyecekler? Otur oturduğun yerde uçak verdim, diyecek. Doğu Akdeniz'de Katar, İsrail, Yunanistan doğalgaz arıyorlar. Katar'a bir şey diyemiyorlar. Bu olmamalı diyebiliyorlar sadece, arada uçak var. Elin uçağında ne işin var. Katar emiri bir şey yapmak istiyorsa öğrenci yurdu yapsın. 500 tane yurt yap, üstüne adını yazalım. Türkiye'yi sevmiyor 1 kişiyi seviyor. Niye sevdiğini de anlamış değiliz. Türkiye bu koşullarda uzun süre gidemez. Bu anlattıklarım Türkiye olayıdır.
"1919'da Samsun'a çıkan Gazi'nin yanında çok az kişi vardı, bugün milyonlarız"
Bütün bu rezaletleri görüp destek verenler de sorumludur. Meydan meydan gezip ittifak yapanlar da sorumludur. Milliyetçilik vatanseverliktir. Uçağı alan kişinin arkasına dizilip destek verirseniz sizin milliyetçiliğinizi tartışırım. Milliyetçiliği en iyi anlatan Ecevit'tir. 'Biz milliyetçiliği Kıbrıs'ın Beş Parmak Dağları'na yazdık' demiştir. Bizim kitabımızda umutsuzluk yok. 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru'na binip 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Gazi'nin yanında çok az kişi vardı, bugün milyonlarız. Hiçbir güç bizi alt edemez. Haklı olduğumuz için sonuna kadar davamızı savunacağız. Gelişmiş, herkesin karnının doyduğu, barış içinde yaşadığımız Türkiye davasıdır."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












