Kılıçdaroğlu: Türkiye bu kadar borçlanırsa talimat almak zorunda kalır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Gaziantep'te STK temsilcileriyle bir araya geldi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Gaziantep'in Cumhuriyet'e, Kuvayı Millye'ye yaptığı katkı çok önemlidir. 24 Haziranda sandığa gideceğiz. Gaziantep'lilerden bir şey istiyoruz.Ellerini vicdanlarına koyup sandığa öyle gitsinler. Kendilerini, çocuklarını Gaziantepi, Türkiye'yi düşünüp öyle gitsinler. Partilerden bağımsız söylüyorum.
Türkiye geldi bir yerde tıkandı.Referandum sırasında söylüyordum freni patlamış kamyona binip yokuş aşağı gidiyoruz. Aynı süreç devam ediyor.
Dolar aynı yerde, Türk lirası değer kaybediyor. İş dünyası, anneler, emekliler, çiftçi, sanayici tedirgin. Herkes ne olacak bu halimiz, diyor.
Rantiye sınıfından kendisini yakan, intihar eden gördünüz mü? Bu düzenden kim memnun? Memnun olanlar rantiye sınıfları, paraları var. Üretim yok, işçi çalıştırmak yok. Bir masa bir sandalye. Borç mu istiyorsuz, faiz ne olacak, diyor.
Bu ülkede 81 milyon vergi veriyor. Bu vergilerin bir kısmı dolarla yapılan borçlanma karşılığı yurt dışındaki faiz lobilerine ödeniyor. 151 milyar dolar. Bu kadar faiz ödenen ülkede ne yapıldı? Bir de içeriye ödenen var, 687 milyar 124 milyon lira.
Türkiye bu kadar borçlanısa talimat almak zorunda kalır. Borç aldılar, emir aldılar, faizi yükselt, diye. 3 puan faizi yükselttiler. Dünyanın en yüksek faizle borçlanan ülkesi Türkiye'dir.
(İktidar) 24 Haziran'dan sonra yapacağız, diyorlar. Elini bağlayan mı var? 16 yıldır yapmadı şimdi de yapmıyor 24 Haziran'dan sonra yapacakmış. Yetkiyi vermeyin, yazıktır günahtır.
Memleket iyi yönetilmiyor değil, yönetilmiyor. Sokakta sorun 5 tane bakanın adını sayamaz kimse. Bir devlet bir kişiye teslim edilemez.
Binlerce mağdurumuz var. Geçinemiyor insanlar. Sosyal devleti yeniden ayağa kaldırmamız, üretenin istihdam yapanın çiftçinin kazanması lazım. Kazanan rantiye sınıfı.
Nohut, mercimek, buğday, saman, hayvan, et dışardan. Memlekette toprak mı bitti? Türkiye tarımı üzerinde 16 yıldır egemen devletlerin dayatması var. Türkiye tarımdan çıksın, biz besleyeceğiz, diyorlar. Bizim çiftçiler üterecek size satacağız, diyorlar. Hangi çiftçi hayatından memnun? Bakan açıkladı, İran'dan fıstık ithal edeceklermiş. Bir o eksiğimiz vardır.
Ülkeyi kolay inşa etmedik. Cumhuriyetin kurucu ayarlarına yeniden dönmek zorundayız. Fındık üreticilerini FİSKOBİRLİK korurdu. Toprak Mahsulleri Ofisi, Çaykur vardı, yok edildi. Fındığı İtalyanlar alacak. Fındık bahçesinin sahipleri çalışan olacak. 25 Haziran'da parlamento çocuğunluğu sağlayacağız, ilk işimiz çiftçinin faiz borçlarını tamamen silmek.
Sen yandaşının hem vergisini, faizini, ana parasını siliyorsun. Ben çiftçinin sadece faizini siliyorum, nefes alsın. Zarar eden çiftçi olmayacak. Yeniden her alanı planlamamız gerekiyor."
Sanayide yeni bir hamle yapmamız, katma değeri yüksek ürün üretmemeiz gerekiyor. Bunu yapamazsak Türkiye tüketici olur. 50 kamyon tekstil ürünü gönderirsiniz, onlar bir çanta cep telefonuyla gelir daha çok kazanır.
Türkiye, İran, ırak, Suriye bir araya geleceğiz. Orta Doğu barış ve işbirliği teşkilatını kıracağız.
Hiçbir ülkenin iç işine karışmayacağız. Barış içinde yaşayalım, sorunları beraber çözelim. Egemen devletlerin baskısına son verelim. Kan akıyor, silahı parayı ya ABD ya Rusya veriyor. Ölenler akrabalarımız. Orta Doğu'yu barış havzasına dönüştüreceğiz. Orta Doğu'yu yeniden inşa edeceğiz. Suriyeli kardeşlerimize de geldin, başımızın üstüne. Ülkeni yeniden inşa ediyoruz, şimdi kendi ülkene gideceksin, diyeceğiz. Bunu söyleyince kızıyorlar. Parası, okulu, evi, her şeyi var, gidecek.
16 yılın sonunda Milli Eğitim Bakanı 'çocuklarımızın yüzde 90'ı niteliksiz oukullara gidiyor' dedi. Anneler göndermek istiyor musunuz? Kaliteli okullara gitsin istiyorsanız yüzünüzü eğitime önem veren partiye dönmek zorundasınız. Bütün okulları nitelikli yapacağız. Taşımalı eğitime son vereceğiz. 180 bin öğretmeni 1 yıl içinde atayacağız. Öğretmenler için ayrı kanun yapacağız. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırnın altında aylık almayacak.
Bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı teknoloji liseleri kuracağız. Hangi alanda eğtim alıyorsa staj görecek. SGK primini bakanlık ödeyecek. Kendi alanında fakülteye gitmek isteyene artı puan vereceğiz.
Şehitlerimiz gazilerimiz var. Dünyanın her yerinde gazilere saygı duyulur. Biz şehit ve gazilerimizi böldük. 15 Temmuz şehitleri ve gazileri ile diğer şehitler ve gaziler dediler. Böldüler. Ayrım olur mu? 16. yılın sonuda geldiğimiz nokta budur. Her kesimi ayrıştırdılar. Buna son vereceğiz.
Olmayan adaleti sağlayacağız. Hiç kimsenin bugün can ve mal güvenliği yoktur. Bir KHK'ya bakıyor. Can ve mal güvenliğinin güvencesi bağımsız yargıdır. Bugün öyle bir tablo yok.
Erleri düşünün 15 Temmuz'da komutan talimat vermiş, dışarı çıkarılmış. Dayısı, parası olanlar dışarıda erler içeride. Bu mu adalet? Komutan emrini tartışamazsınız. Erin ne günahı var, askeri öğrencinin ne günahı var? Bank Asya'nın önünden geçeni memurluktan atıyorsunuz, kuruluşuna izin vereni baş tacı yapıyorsunuz. Ne istiyorlarsa verdiler. Kozmik Odayı açtılar. Şimdi biz Türkyie'yi yöneteceğiz, diyorlar. 16 yılda ne yaptınız?
Bu topraklarda ilk muhtarlık seçimi 1833'de Kastamonu'da yapıldı. Muhtarlara siyaseten gereken önem verilmiyor. Bağımsız muhtarlar kanunu olmalı. Seçimle geldiniz sizin resmi makamınız olmalı. Belediye meclisinde söz hakkınız olmalı.
Muharrem İnce cumhurbaşkanı olunca, Kılıçdaroğlu da çoğunluğu alan partinin başkanı olarak Meclis'te asgari ücreti 2200 lira yapacağız. Vergisi olmayacak.
1 milyon 644 bin emekli 1500 liranın altında emeklilk maaşı alıyor. Bazıları 200, 400, 800 lira alıyor. Bugün asgari ücretten 7200 gün prim ödeyip emeklilik başvurusu yapan birinin eline 718 lira 69 kuruş geçecek. Bu kişi 2008'de emekli olsaydı 1820 lira alacaktı. Reform yaptılar ya çalışanın emeklinin sırtından yaptılar.
Ecevit döneminde bir yazar kasa atıldı, şimdi Meclis önüne gelip kendilerini yakıyorlar, tık yok. Çiftçi bankaya gidiyor yeniden yapılandırın borcu, diyor. Bankanın önünde benzin döküp yakacağım, diyor. Türkiye geçinemiyor.
Eğitimi tam gün yapacağız. Çocuk okulda arkadaşlarıyla kahvaltı yapacak, öğle yemeğini arkadaşlarıyla yiyecek. Akşam eve gelecek. Aileye yük olmayacak.
1923-2002 arasında ülkenin kasasından 719 milyar dolar harcandı. Keban, Karakaya yapıldı, Kıbrıs harekatı, Sümerbank, Etibank, Ziraat kuruldu.
2003-17 arasında ise 2 trilyon 94 milyar dolar harcandı. Fabrikaları, bankaları sattılar. TEKEL'i 30 milyon dolara sattı, sahibi yabancılara 3 milyar dolara sattı. Para var, eksik olan namuslu siyaset.
2 trilyona yeni bir Türkiye inşa ederdik. Fabrika kurulmadık yer kalmazdı.
27 yıl devlette çalıştım çoğunluğu Maliye Bakanlığı'nda geçti. Bu konuda mütevazi olmayacağım, para nasıl harcanır Türkiye'de bunu en iyi bilen 10 kişiden biriyim. Her kuruşu hesapladık. Eski bürokratlar, akademisyenler, bankacılar çalıştı. Bildirgemizi hazırladık.
Türkiye'yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Türkiye dijital çağı yakalamak zorunda. Osmanlı sanayi devrimini kaçırdığı için battı. Yakalayan cumhuriyetti. İnsanoğlu tekerleği 3 milyon yılda buluyor, bugün her saniye buluş var. Türkiye'nin buluşu ne kadar? Samsung var Güney Kore'nin markası. 2013'te aldığı patent sayısı Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi boyunca aldığından 15 kat daha fazla. Ne kadar geri kaldığımızı düşünün.
Yeni bir değişimi dönüşümü başlatmak, artık tamam demek zorundayız."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












