Kılıçdaroğlu'ndan 81 ile ‘söylem birliği’ talimatı: Benim konuşmalarımı izleyin

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin gelecek hafta yapılacak olan 19. Olağanüstü Kurultayı'nda değişecek tüzük hakkında "Ben de ön seçim istiyorum, seçmeye meraklı değilim" dedi. Kılıçdaroğlu'nun parti içerisinde söylem birliğine dikkat çektiği de ifade edildi....
Hürriyet'ten Rıfat Başaran'ın haberine göre Kılıçdaroğlu, kurultayla ilgili görüşlerini almak için 81 il başkanını Ankara’da topladı. Toplantıda il başkanlarının tamamına yakını görüş bildirdi. İl başkanlarının tüzük üzerine eleştirisi, milletvekili çıkartılamayan veya bir milletvekili çıkartılan illerde ön seçim yapılmamasını öngören madde üzerine yoğunlaştı. Kılıçdaroğlu’nun bu madde ile ilgili “Bu bir taslaktır, herkesin düşüncelerini alıyoruz. Geçen seçimlerde 55 bölgede ön seçim yaptık, yine ön seçim yapacağız. Ben aday belirleme hakkımı daha önceki seçimde doğru düzgün kullanmadım. Merkezi yoklamayı da doğru bulmuyorum. Ben de ön seçim istiyorum, seçmeye meraklı değilim. İsterim ki her ilde ön seçim olsun. Ama üyelik yapımız buna uygun değil. Bazı illerde ön seçim yapıyoruz ama en büyük ilçeden bir tane temsilci olmuyor. Bu nedenle bir kontenjan kullanmak istiyoruz. Ama rahatsızlık varsa onu da kaldırırız. Mevcut tüzükten geriye gitmek olmaz” diye açıkladı. Kılıçdaroğlu il başkanlarının aday ataması yapılırken il başkanlarının da görüşünü alma teklifine ise sıcak yaklaştığı öğrenildi.
Trakya ve bazı Ege illerinin il başkanları delegelerin de performans ve başarı kriterine göre belirlenmesini, delegeler belirlenirken, o ilin çıkardığı miletvekili sayısının esas alınmasını istedi. Bu öneriye milletvekili çıkartamayan doğu illerinden gelen başkanlar itiraz etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ise çıkarılan milletvekili sayısına göre delege sayısı belirlendiği zaman İstanbul’un 236, Ankara’nın 98, İzmir’in 82, Edirne’nin 12 delegesi olduğunu, Urfa’nın ise delege sayısının 15’e kadar düştüğünü söyleyerek, “Bu hakkaniyetli değil. Ben de il başkanıyken bu sistemi savunuyordum ama şimdi gördüm ki doğru değil” dedi. Ayrıca il başkanları bazı genel başkan yardımcılarının Parti Meclisi tarafından seçilmesini olumlu bulduklarını dile getirirken, parti yöneticileri için dönem sınırlaması istedi.
EĞİTİMİ ANLATIN
Toplantının sonunda il başkanlarına hitap eden Kılıçdaroğlu’nun, herkesin ilinde kanaat önderleri, sendikalar, STK’lar ile yakın ilişki içinde olmasını istediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun, öğretmenlere ve velilere CHP’nin eğitim politikasının anlatılmasını istediği, “Onlarla iletişim kurun ve genel merkez ile onlar arasındaki diyaloğun gelişmesine yardımcı olun. Zamanımız az kaldı. 2019’a giden süreçteki ilk başarımızı yerel seçimlerde kazanacağız” dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun ayrıca partide söylem birliğinin öneminden sözederek, “Parti üyelerinize benim konuşmalarımı izletin. Tekrar tekrar izletin. Söylem birliğini sağlamamız lazım” dediği öğrenildi.
Cumhuriyet'ten İklim Öngel'in haberine göre de İl başkanlarına kanaat önderleriyle, sendikalarla ve sivil toplum örgütleriyle iletişim kurulması talimatını veren Kılıçdaroğlu, “Genel merkez ile onlar arasındaki diyaloğun gelişmesine yardımcı olun” dedi. Zamanın az kaldığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Yerel seçimlerde adaylarla ilgili neyin en doğru olacağını en iyi örgütler bilir. İl örgütlerini devre dışı bırakan bir uygulama düşünmüyoruz. Gerekirse bunun tüzükte de altını çizeriz. 2019’a giden süreçteki ilk başarımızı yerel seçimlerde kanacağız” dedi.
ÜYE YORUMLARI
Facebook Yorumları













Söylem birliği’nden önce, parti içinde söylem birliği sağlanmalıdır.Bu da parti içinde eğitim politikası(parti okulu) ile olur.Herkes,her kademe kendine göre yorum ve eylem kararı alabiliyor.Bir partinin bu düşüncelerini parti üyelerine iletmek için, günlük, haftalık,aylık yayınları olur.Bir TV kanalı olur.Bir yayın politikası olur.CHP den küçük ve CHP kadar imkanı olmayan partilerin bu yayınları var.Üyeler bunları takip eder...Parti doğrultusuna aykırı olabilecek konular tartışma konusu olur.Parti içinde önemli konular tartışılır, bir karara bağlanır.Genel başkan ve de MYK -PM de bu görüşlerin sözcüsü olurlar.Böyle karara bağlanılacak çok konu var.Yoksa kim genel başkan veya genel merkez yöneticisi olursa, o kişiye göre parti söylemi, politikası değişmez.Bir partinin ideolojik doğrultusu ve disiplini olur.Politika ve söylemler buna uygun olur.Bu görüş ve politikalara uygun olmayan insanlar, yönetici , Belediye Başkanı veya MV olamazlar.Olmamalıdır...Örgütlenme düşünce birliği etrafında olur.Kişilerin ve diğer faktörlerin etrafındaki örgütlenmelerin, partiye uzun vadeli yararı olmaz,başarıda getiremez..Bir arama konferansı ile bu konular irdelenmelidir...Buradaki her konu için bir çok şey söyleyebiliriz.Kısaca bu önemli konuların altını çizmek istedim..CHP tutumunun oluşmasında DSDF (Demokratik Sol Düşünce Forumları ) geleneği devam ettirilmelidir...
SÖYLEM BİRLİĞİ NASIL SAĞLANIR?
Gündemdeki konular enine boyuna uzmanlar yardımıyla MYK'da tartışılır. Konuyla ilgili bir sayfalık metin hazırlanır ve anında il başkanlıklarına gönderilir. İl yönetimi metni tüm ilçe başkanlıklarına gönderir. İlçe yönetim kurulu durum değerlendirmesi akabinde örgütüyle birlikte sokaklara yayılır. Sözlü ve yazılı(bildiri) olarak halk aydınlatılır.
Böylelikle sokaktaki üye ile TV'deki Genel Başkanımız söylem birliği yapmış olur.