CHP’nin Çanakkale Kocadere Kamp Alanı’nda düzenlediği ve 4 gün süren Adalet Kurultayı sona erdi. Kurultayın sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlı sonuç bildirgesini okudu.
CHP’nin Çanakkale Kocadere Kamp Alanı’nda düzenlediği ve 4 gün süren Adalet Kurultayı sona erdi. Kurultayın sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlı sonuç bildirgesini okudu.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:
“Adaleti, hakkı, hukuku ve adaleti savunan, özgürlüğü savunan herkesle yaşı, inancı, kimliği ne olursa olsun 80 milyonla birlikte gerçekleştireceğiz. Adalet istiyoruz. İnsanız huzur içinde yaşamak istiyoruz. İnsanız biz, özgürce çocuklarımızı okula göndermek istiyoruz. Medyanın bizi özgürce eleştirmesini istiyoruz.
Adalet için yürüdük. Bugün Adalet Kurultayı’nın 4. günü. Her görüşten insanımızı dinledik hepsine şükran borçluyum. . Zaman zaman not alarak panellerin tümünü izledim. Benim bilgi dağarcığımı zenginleştirdi. Tüm akademisyenler, yöneticilere, siyasilere şükran borçluyum. Farklı düşünebiliriz ama karşılıklı oturup uygarca konuşmanın zamanı geldi. Gün birlikte olma günü ayrışma değil. Gün hakkı hukuku savunma günü sırtını dönme değil. Arakan’da katledilen müslümanlar var. İçimiz sızlıyor. Bizden çok uzakta insanlar inançları nedeniyle katlediliyorsa onu lanetlemeliyiz. İnsanları inançları dolayısıyla katletmemek gerekiyor. Gelibolu’dan Arakan’daki katliamı şiddetle lanetliyorum.
“Türkiye artık bu haksızlıkları kaldırmıyor”
-8 panelimiz oldu. 77 çalıştay yaptık. 679 konuşmacımız vardı. 240 saatten fazla ses kayıt altına alındı. Önümüzdeki süreçte halkımızın bilgisine sunacağız. Farklı görüşlerdeki insanlar aynı masanın etrafında oturup konuştu. Bu ilki Türkiye’ye armağan ettiğimiz için mutluyum. Zaman zaman tartışıldı, tartışılacaktır, ama hiçbir zaman karşımızdakini kırmamalıyız, buna özen gösterdik. Düşünce dünyamızı zenginleştirmeye çalıştık. Bir adalet heykeli yapacaktık. 11 bin tuğla imzalandı. Bu adalet heykeli 80 milyonun heykeli olacak.
-Medyada adalet tartışıldı en son, onun öncesinde insan hikayeleri bölümünde insanlar yaşadıkları haksızlıkları anlattı. O haksızlıkların bir kısmını ilk kez dinledim. Türkiye bu haksızlıkları artık kaldırmıyor.
“Tek adam rejimini asla kabul etmeyeceğiz”
Son yapılan referandumu bir kez daha söylemek isterim; bu anayasa değiş meşru değildir. Türkiye toplumunun kazanımlarına hakarettir. Tek adam rejimi dünyanın hiçbir yerinde uzun süreli olmamıştır. Bizim geleneğimizde, tarihimizde olmamıştır. Tek adam rejimini asla kabul etmeyeceğiz. Devleti yönetenler hukukun kurallarına uymak zorundadırlar. Hukukun üstünlüğüne değil de racon kesmeye başlarsanız hukukun egemenliği biter mafyanın üstünlüğü egemen olur. Bunu da reddediyoruz.
Adalet Kurultayı sonuç bildirgesi:
Adaletin yok edildiği, korku endişe ve çaresizlik duygusunun teslim alındığı süreçte milyonlar adalet için yürüdü, korku zinciri kırıldı. Süreç kurultay talebini ortaya koydu. 4 gün süren kurultay bize bir hat çizdi. Bu Türkiye’nin karanlıktan çıkış hattıdır.
Adalet Kurultayı diyor ki;
-Adalet mücadelesi meşrudur. Devletin yurttaşlarını huzur ve güven içinde yaşatması adaletten geçer. Halkın hak, hukuk, özgürlük mücadelesi meşru mücadeledir.
Adalet hakkı temel bir haktır. Herkes adil bir düzende yaşama hakkında sahiptir.
Adalet hakkı sistematik olarak ihlal edilmektedir. Mahkemeler bağımsız ve tarafsız değildir. Millet mahkemelerden umudu kesmiş. Vekiller tutuklanmıştır. Yargıya güven tesis edilmeli, tutuklu vekiller serbest bırakılmalı.
-Devlette adalet yoktur. Liyakat sistemi çökmüştür. Kayırmacılık, yolsuzluk yerleşik usul haline gelmiştir. Devlet yeteneklilere, başarılılara kapalı, yükselmenin yolu rüşvet ve torpilden geçmekte. Devlet parti devleti dönüşmüştür.
FETÖ’nün darbe girişimi milletin kararlılığıyla engellenmiştir 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, denge mekanizmaları olan düzen oluşturulmalı liyakat sistemi kurularak güven sağlanmalı.
-Seçimde adalet yoktur. Seçime hile karışmıştır. Adaletsiz seçim kampanyasında tüm kamu kaynakları iktidar lehine kullanılmakta. Seçim adaleti olmadan milli irade olmaz. Adil bir seçim düzeni oluşturulmalı.
-Geçimde adalet yoktur. Zengin daha zenginin yoksulun daha yoksul olduğu düzen oluşturulmuştur. Sosyal devlet tesis edilerek gelir adaleti sağlanmalı refah paylaşılmalı.
-İnançta adalet yoktur. Totaliter tek adam rejimi kurulmuştur. Rejim kültürel egemenliği ele geçirme peşindedir. Rejim bireyin nasıl giyineceğini, nasıl konuşacağını belirleme çabasındadır. Yaşam tarzına, inançlara müdahale edilememeli, camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokulmamalı. Tarikat odakları devlet ortağına dönüşmemeli.
-Eğitimde adalet yok. Ne öğrenciler ne veliler ne öğretmenler memnun. Yeni müfredatla Atatürk unutturulmak isteniyor.
Aklı, bilimi esas alan, fırsat eşitliğini sağlayan müfredat yapılmalı. Eğitim yoksulluktan kurtulmanın en önemli aracı olmalı.
-Yaşamda adalet yoktur. Kutuplaşma devam ediyor. Siyasi iktidar kamplaşmayı derinleştirme ve çatışma üzerine siyaset gütmekte. Bu bir arada yaşamayı tehdit etmektedir. Toplumun huzuru kalmamıştır.
“Kayıtsız kalma, seyirci kalma bir tuğla da sen koy”
-Medyada adalet yoktur. Medyada fiili sansür sözkonusu. Gazeteciler tutuklanmakta, dürüst gazetecilik ateşten gömlek olmuştur. Operasyonel medya yaratılmıştır. Muhaliflere operasyonlar medya ile hizaya sokulmak istenmekte. Medya üzerindeki maddi manevi ve hukuki baskı kaldırılmalı. Medya anayasal güvence altına alınmalı.
- Adalet Kurultayı kolektif güç yaratmıştır. Korkunun yerini cesaret almıştır. Katılımcılar tek adam rejimi karşısında çaresiz ve yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir. Güçlünün hüküm sürdüğü düzen vardır bu düzen mutlaka değişecektir. Demokratik kolektif güçler değiştirecektir.
-Demokrasi, adalet, huzur hareketi doğmaktadır. Adalet Yürüyüşü, Adalet Kurultayı adalet ve huzur hareketine dönüşmüştür. Bu hareket ortak noktalar üzerinden tarif ediliyor. Kayıtsız kalma, seyirci kalma bir tuğla da sen koy."
Haber: Özlem Çoban
Fotoğraf: Melike Acur