CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: 'Adaleti niye yürüyerek arıyorsunuz' diyorlar. Memlekette adalet olsa yüzümüz güler, adaletin olmadığı yerde ne yapacağız, haklarımızı arıyoruz.
Adalet Yürüyüşü'nü sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısını Çamlıdere mevkiinde yaptı.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargı bağımsızlığını esas alan anayasanın 138. maddesinin hatırlatmasına, "Darbeciler her söylediklerinin doğru olduğuna inanır. Anayasanın 138. maddesi 'hiçbir makam merci yargının yetkisini kullanmasında hakimlere talimat veremez, telkinde bulunamaz, der. Bu düzenleme iktidar sahipleri için getirilmiştir, sıradan vatandaş nasıl talimat versin? Çağrı yapıyorum senin ve hükümetinin mahkemelere talimat gönderdiğini ispat edersem görevinden onurlu bir insan gibi istifa edecek misin? Ben ispat edemezsem siyaseti bırakacağım" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Bir tarih yazıyoruz. Bu yürüyüşümüze katılmak isteyip de katılamayan bize mesaj gönderen milyonlar var. Bütün vatandaşlarımız şükranlarımızı sunuyorum.
Aramızda olmadığınız, katılamadığınız için üzülmeyin. Burada binlerce kişi var ve binlerce kişi herkese adalet üzerine saygı ve selamlarımızı gönderiyoruz. Neden bu yürüyüş diyorlar? Bunu sorana adaletten ne anlıyorsun, diye soralım. Sen haksızlığına uğradığında mı adaletsizlikten söz edeceksin? Bütün peygamberler adaletten yana olmuştur. Adalet bu kadar soylu bir kavramdır. Ben kendim için değil adalet arayan bütün mazlumlar, mağdurlar için yürüyorum. Kim adalet beklentisi içindeyse onun hakkını sonuna kadar savunacağım bu benim insanlık görevimdir. CHP'ye oy vermiş ya da vermemiş, CHP'ye hiç sempati duymamış kim olursa olsun onun hakkını savunmuyorsam kendimi insan yerine koymam. Adaletin olmadığı yerde devlet, insanlık, kimse yoktur. Bize doğuştan gelen ya da anayasal haklarımızı lütuf olarak sunmaya çalışanlar var. Bunu tarihte firavunlar söylerdi günümüzde de diktatörler söyler. Benim doğuştan haklarım vardır, demokratik ülkede anayasal haklarım vardır. Birisi bana haklarımı lütuf olarak hatırlatıyorsa ben de ona diktatörsün derim. Adalet için yürüdüğüm bu yolda elimde bir pankartla tek başıma yürümeye karar vermiştim. Beni bu yolda yalnız bırakmayan bütün vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Adaleti niye yürüyerek arıyorsunuz, diyorlar. Memlekette adalet olsa yüzümüz güler, adaletin olmadığı yerde ne yapacağız, haklarımızı arıyoruz. Sivil itaatsizlik diyorlar, kimden izin alacağız? Adalet Allah'ın emridir.
Adalet ne zaman çöktü? Doğru dürüst işlemediğini biliyorduk ama çökmemişti. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra binlerce insan sokağa indi. Ama bir de ikinci 15 Temmuz var. İki ayrı 15 Temmuz var. Halkın ve sarayın 15 Temmuz'u... Halkın 15 Temmuzu'nda halk vatanına sahip çıktı, 243 şehidimiz var. Bir ilk daha gerçekleşti tarihimizde bütün siyasi partiler, medya, darbeye karşı durduk.
Geldik sarayın 15 Temmuz'una. Darbeyi kimler yaptı diye komisyonlar kuruldu. Eski genelkurmay başkanları, müsteşarlar geldi. En temel iki aktör bu komisyona gelmedi. Çünkü sarayın 15 Temmuz'unu gerçekleştirenler gitmeyeceksiniz, dediler. Senin 2 bürokratın neden gelip TBMM'ye bilgi vermiyor.
20 Temmuz'da bir darbe yaptılar. Başbakan beni aradı OHAL'le ilgili kanun getirdik, yetki vereceğiz, dedi. Kendisine buna evet demeyiz, dedim. Kararnameler çıktı 105 bin 836 kamu görevlisinin işine son verildi. Sorgusuz sualsiz. Kimse bunları hangi gerekçeyle atıyorsun diye sormadı. Kolektif suç tezgahladılar. Bütün aileyi suçluyorlar. 13-14 yaşındaki çocuklar açlığa mahkum edildi, fişlediler. Adaleti çökerttiler. İşverenler korkularından konuşamıyor. Bunları yapanlar dikta yönetiminde görev başında bulunanlar. Diktatörler insan değildir çünkü vicdanlarını yitirmişlerdir.
Binlerce akademisyen üniversiteden atıldı. 71'de 82'de şimdi de 20 Temmuz darbesinde oldu. Bunların da hakkını hep beraber arayacağız.
Ömer Kara 5 günlük er, hapis yattı. 3 günlük er hala hapis. Eline silah almamış.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça öğretmenler çocuklarımızı yetiştiriyorlar. Ellerine silah aldılar mı, cam çerçeve mi kırdılar, söyleyin bilelim. Ellerine işimizi istiyoruz diye kağıt almışlar. Olmadı, açlık grevi yapalım sesimizi duyuralım, dediler. Sen misin açlık grevi yapan. Biber gazından tekme tokata kadar her şeyi yaptılar, baktılar olmuyor hapse attılar. İkisine de saygı selamlarımızı gönderiyoruz.
Gazetecilere de düşmanlar. Nerede özgürce hükümeti eleştiren varsa hapse atarlar. Ahmet Şık, Kadri Gürsel, 156 gazeteci niye hapiste?
Adaletten söz ediyorlar. Murat Aksoy ve Atilla Taş hakkında savcı 'tutuksuz yargılansınlar' dedi. Siz misiniz tutuksuz yargılanmalarını isteyen... HSK hakimi, savcıyı açığa aldı. Diyorlar ki adalet var, yargıya talimat veremezsiniz. Bu karara herkes uymak zorunda değil mi? Ama diktatörler karara uymuyor.
AYM, 20 Temmuz darbesinden sonra sınıfta kalmıştır. AYM üyelerine seslenmek istiyorum: Eski kararlarınıza neden sahip çıkmıyor, dik ve onurlu durmuyorsunuz? Milli irade diye bağıranlara milli iradeyi hapsedemezsiniz diye neden bağıramıyorsunuz? Siz de çay toplamaya meyilliyseniz diyecek bir şey yok. Biz adalet dağıtacağız diyorsanız saraya bakmayın biz de size saygı gösterelim.
Darbeciler her söylediklerinin doğru olduğuna inanır. Anayasanın 138. maddesi 'hiçbir makam merci yargının yetkisini kullanmasında hakimlere talimat veremez, telkinde bulunamaz, der. Bu düzenleme iktidar sahipleri için getirilmiştir, sıradan vatandaş nasıl talimat versin? Çağrı yapıyorum senin ve hükümetinin mahkemelere talimat gönderdiğini ispat edersem görevinden onurlu bir insan gibi istifa edecek misin? Ben ispat edemezsem siyaseti bırakacağım.
Adalet yürüyüşüne başladık, sözde cumhurbaşkanı bir sürü laf ediyor. Karşıma geç cesaretin varsa senin televizyonunda sen de ben de adaletten, demokrasiden, atılan hocalardan, askeri öğrencilerden, linç edilen askerlerden tartışalım. Niye korkuyorsun? Sen benim dengim değilsin diyor, bazen. Bakın bu konuda onu iddia edecek kişi benim. Senin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için buna katlanıyorum.
Bütün bunlar 2019'un korkusu nedeniyle oluyor. Ya koltuk giderse... Koltuk kimseye baki değil, koltuğun hakkını vereceksin. Kul hakkı yemeyeceksin, koltuğun hakkını vereceksin. Biz bu yüzden sokaklardayız. Adalet için yürüyoruz. Sanıyor ki 2019'da da yüne bir mühürsüz seçim ve YSK çetesini ayarlarız. Buna da izin vermeyeceğiz. 2019 demokrasinin şaha kalktığı tarih olacak. Her firavunun bir Musa'sı vardır demiştim. Firavun belli Musalar da burada. Biz inançlı kişileriz. Biliriz haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır."