loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Sen 18 Mart'ı bilmezsin Man Adası'nı bilirsin

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Sen 18 Mart'ı bilmezsin Man Adası'nı bilirsin
Tarih: 20.03.2018 - 12:02
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP liderinin açıklamaları şöyle:

"Her zamankinden daha fazla birliğe, kardeşçe bir arada yaşamaya ihtiyacımız var. Bizi ayrıştırmak, kavga ettirmek istiyorlar. Hiçbir zaman bu oyuna gelmeyeceğiz. Herkesin inancına, kimliğine saygı göstereceğiz. Komşumuz açken tok yatmayacağız, o inançtan geldik.

Kahraman ordumuz Türkiye'nin bekası için en büyük güvencemiz, Mustafa Kemal'in mehmetçiklerinden oluşan ordumuz... Siz Mustafa Kemal'den bahsettiğiniz zaman birileri yatağında rahat uyuyamıyor. Uyutmayacağız.  Üç beş kişi farklı düşünebilir ama 80 milyonun kalbinde yer eden bir kişidir Mustafa Kemal Atatürk. Kuvayı Milliye ruhu atar yüreklerimizde.

Defalarca Suriye bataklığına girmeyin dedik. Suriye'de demokrasi yokmuş. Burada da yok, birisi gelip müdahale mi etsin? Kardeşi kardeşe kırdırdılar. Silahların bir kısmını Rusya, bir kısmını ABD verdi. Hükümet onların maşası oldu. PYD, PKK, IŞİD, El Nusra çıktı. Şimdi onlarla mücadeleyi ordumuz yapıyor. Ordumuz hükümetin hatalarını düzeltmeye çalışıyor. Canını feda ederek vatan uğruna mücadele ediyor.

18 Mart şehitler günüdür. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıl dönümüdür. Çanakkale'nin her karışında onlarca şehidimiz var. Gelibolu'nun her karışı asker kanıyla sulanmıştır. 18 Mart kutlamalarına cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden zat gidiyor, CHP’li belediye başkanına yasak getiriyor. Sanıyor ki bunu yapınca 18 Mart'ı anacağız. Sen 18 Mart'ı bilmezsin, şehitleri bilmezsin ancak Man Adası'nı bilirsin. Man Adası'nda tezgahlar kuracaksın sonra vatan millet bayrak diye konuşacaksın. Bir adam en yerli ve milli benim diyorsa bilin ki değildir. Tek devlet diyor. Sanki bir ülkede 5 devlet var. Amerika 10 devlet mi? İlla rabiaya çevirecek. Sen İhvan’ın yoldaşısın. Biz Anadolu’yu, Hacı Bektaş’ı, Mevlana’yı savunuyoruz. Çanakkale Savaşı aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Kurtuluş Savaşı’nın önsözünü yazdığı savaştır. Lider olarak dünya sahnesine çıktığı savaştır.

18 Mart şehitler günü, Cuma günü bütün camilerde hutbe var ama Mustafa Kemal'in adı yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 80 milyonun gururudur. Bütün malvarlığını bu millete bağışlamıştır. Sarayı bile onun malvarlığı üzerine yaptılar. Düşmanın bile saygı gösterdiği Atatürk 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin kahramanı. O dönemde Alman Liman Von Sanders komutan. Osmanlı hayranlarına seslenmek isterim Osmanlı paşası yok muydu getirip Almanı koydular?

Diyanet İşleri Başkanına seslenmek isterim: 1 Mart 1924 Diyanet ve Genelkurmay aynı tarihte kanunla kurulur. Mustafa Kemal Atatürk, din siyasete alet edilmesin diye üstüne titriyor.

Kurucunuz Mustafa Kemal Atatürk'ü neden anmıyorsunuz? Bütün camileri tamir ettiren Atatürk'ün adını neden anmıyorsunuz? Fesli Kadir soytarısı var biliyorsunuz. Bu soytarıya saraydaki zat gidiyor. Siz Diyanet İşleri Başkanlığı, siz Atatürk’ü anmadığınızda bu soytarıyla aynı konuma düşüyorsunuz. Çanakkale’yi Atatürksüz kabul etmek mümkün değil. Nasıl gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaz bir fatiha okumazsınız. İnsanda biraz vicdan, ahlak, inanç olur. Yapmayın etmeyin, bu ülkeye kötülük yapıyorsunuz. Umuyorum Diyanet İşleri siyasetin etkisinde kalmaz.

Bir başkan yardımcılığına bir kadının atanması beni memnun etmiştir ama bu ülkenin kültürüne, tarihine uygun düşen, bu ülke için mücadele edenlere rahmet okumaktır. Diyanetin amacı dini halka anlatmaktır. FETÖ’nün geçmişte neler yaptığını biliyoruz. Diyanet’in de bundan ders çıkarması, özeleştiri yapması lazım.

Geçtiğimiz hafta Şahin Alpay serbest bırakıldı. AYM alt mahkemeyi de uyardı, kararlarıma uymak zorundasın diye. Altanlar için niye karar vermedi, onu da bekliyoruz. Haksızlığı gidermek yargının görevidir. Yargı bir yerlerden talimat alıyorsa yargı değildir. Hitler Almanya’sının benzerini Türkiye'de yaşamak istemiyoruz. AYM'yi kutluyoruz ama geciken adalet adalet değildir.

Dün cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat toplantı yaptı. Hakim savcı adayları kura çekti. İçeri girerken bütün hakimler ayakta. Bir partinin genel başkanı geldi diye niye ayağa kalktınız, her partinin genel başkanı geldiğine ayağa mı kalkacaksınız, ne işiniz var ayakta? Bunlar yarın senin önüne geldiğinde ne diyeceksin?

Dürüst, düzeyli, namuslu hakim savcı sayısı az kaldı. Bekliyor saraydan nasıl talimat gelecek? Avukatlardan biri başsavcıya ‘getir kül tablasını külümü dökeceğim’ diyor.  O savcının görevi derhal bırakması lazım. O savcı İstanbul’da. Onun da o avukatın da adını biliyoruz. Adaletin olmadığı devlet çöker. Zat sarayda konuşmuş arada doğruları söylüyor: Devletler ve milletler adalet üstünde yükselir. Mazlumun ahı arşı titretir, diyor. Boğaz köprüsünde boğazı kesilen gencecik askerleri görmüyorsun, ilaçları verilmediği için hapiste ölen kişiyi görmüyor musun, Ergenekon’un kasası denilen Kuddusi Okkır’ın öldüğünü de görmediler. Adaleti savunsaydın hakimleri ayağına çağırmazdın sen onların ayağına giderdin.

21 Temmuz 2016 BM’ye hükümet dilekçe verdi. 13 maddeyi askıya alacağım, diye. 2 maddesi önemli. Tutulanlara insanca davranmayacağım, işkence edeceğim, diyor. Hangi adaletten bahsediyorsun Recep bey. Adil yargılamayacağım, diyor. Türkiye’de adaletin olmadığını dünyaya bildiriyorsun. Hakimlere sesleniyorum cübbelerinize iki delik açınız iki de düğme. Düğmede sarayın kabartması olsun. Birisi yasama birisi yürütme. Onları da ilikleyin. Siz 3. güç olmaya layık değilsiniz. Yargı bağımsız olsun diyoruz onlar talimat versinler diyor.

13 Haziran 2017’de parası olan, dayısı olan serbest kalıyor, garibanlar yatıyor, demiştim. Çoğunun daha iddianamesi düzenlenmemiş. Harp okulundan atılan öğrenciler Anıtkabir’de saygı duruşunda bulunuyorlar çıkışta İstiklal Marşı okuyor, dayak yiyorlar.

Bu iktidar çökmüştür, önlem alamaz. Hiçbir söylemi tutarlı değil. Vatandaşın hangi derdine çözüm ürettiler? Afrin’di, terördü derken aradan şeker fabrikalarını satarız dediler.

Elbistan şeker fabrikasının temelini rahmetli Erbakan atıyor, 85’te hizmete açılıyor. Bu fabrika 30 milyon lira kar elde etti. 300 milyon liralık katma değer yaratıyor. 2017-18 Elbistan’da 42 milyon lira, Afşin’de 30 milyon lira, Göksun’da 7 milyon lira, Tufanbeyli’de 3 milyon lira para ödeniyor pancar üreticilerine. Bunu niye satıyorsun? Bin 500 dönüm imara açılırsa zaten fabrikayı kapatırsınız.

AK Parti’nin genel başkanı şeker fabrikaları devleti n sırtında yük, zarar ediyor, diyor. Zarar etmiyor, sen ettiriyorsun. Zarar ediyorsa Yavuz Sulta Selim Köprüsü de araç garantili, zarar ediyor. Onu da sat. Orada yandaş var cebine para koyacak.

Köylüyü, işçiyi savunan tek parti var Halk Partisi. Şeker fabrikaları zarar ediyormuş. Sarayın 13 günlük parasını versinler, asıl batak sarayda. Yiyeceğin, oturduğun yer, uçağın, gezilerin bedava, milletin sırtına yıkıyorsun emekliye, işçiye, sanayiciye ver vergiyi diyorsun. Sen ‘ben vergi vermem’ diyorsun. Man Adası’nda şirket kuracağım, diyor sonra yerliyim milliyim diyor, gayrimillisin.

AB 2017 Ekim’de karar aldı şeker pancarı kotalarını kaldırdı. Sen de kaldır. Bütün şeker pancarı üretici kardeşlerim düşünsün Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika kaldırdı bizimkiler kota üstüne kota getiriyor. Amaç nişasta bazlı şeker yedirmek, Cargill’e, yabancı firmalara çalışmak. Bunu mücadelesini sonuna kadar vereceğiz.

Bbu hükümet rantiyeye çalışan hükümettir. Üretime dönük hiçbir politikası yok. Türk Telekom yüzde 100 yerliydi. Özelleştirdiler, zarar ediyor. Devletin elindeyken zarar etmiyordu. Yüzde 30 vergi veriyordu. Bunlar önce özelleştirdiler, kurumlar vergisini yüzde 10’a indirdiler. Bankalardan kredi çekti. 4,5 milyar dolar. Karını yurt dışına götürdü, birçok malını sattı şimdi borcumu ödemeyeceğim, diyor. Hükümet de bankalara talimat veriyor, buna dokunmayın, diyor. Sizin ortaklığınız mı var? Bankalara niye müdahale diyorsunuz? Bakan söylüyor, "benim derdim Telekom’un borcunu ödeyip ödemeyeceği, bankaların o borcu alıp almaması değil. Telekom’un büyüyerek ileriye yürümesi" dior. Gözünü sevdiğimin bakanı Mardin’de Çankırı’da tarımsal sulama aboneliğini iptal ettiler, çiftçilerin borcu yüzünden. Onlara niye dokunmayın, demiyorsun? İstanbul’da 1 milyona yakın ailenin doğalgazı, suyu kesildi. Belediyeye niye kestin demiyorsun? Sen vatandaşa değil rantiyeye hizmet ediyorsun.

Suriyelilere 30 milyar dolar harcadılar. Nereye harcadınız, dedik tık yok. Suriyelilere harcansaydı Suriyeliler ev bark sahibiydi. O parayı da iç ettiler. Bir esnaf 3 ay sigorta primini ödeyemedi diye hastanede borcun var bakmıyoruz diyorlar. Telekom’un da 4,5 milyar borcu var. Esnafa gelince aslan oraya gidince kuzu.

Türkiye’de işsizlik sorunu var. Neredeyse her evde işsiz var. Gençlerin işsizliği daha fazla. Üniversite bitiriyor gençler, işsizler.

İŞKUR’a işsizlik için 15 yılda başvuran sayısı 24 milyonu aştı. Bu başlı başına olaydır. İŞKUR başvuranların yüzde 22’sine iş bulmuş, yüzde 78’ine bulamamış.

İşsizliği azaltmak istiyorsanız üretim ekonomisine destek vereceksiniz. İşsizlik var, üretim yok, vergiyi sigorta primini toplayamıyorlar, borç alıyorlar.

Bir avuç yabancıya ödedikleri 149 milyar dolar. İçeride de 689 milyar lira faiz ödediler. Boşuna mı diyorlar tefeci Tayyip diye.

2003’te 15-24 arası işsiz sayısı 174 bin 554 kişi, 2017 Temmuzunda 15-24 yaş aralığında 882 bin 837 kişi işsiz. Bu cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat çözümü: Her işveren bir işsizi alırsa işsizlik çözülür. Nobel Edebiyat Ödülünü alır. Dünyanın en saçma önerisi. Enişten, çocukların işveren bunlar işçi aldı mı? Man Adası’nda şirket kurdular. Soruyoruz,  1 sterlinlik şirkete 15 milyon dolarlık ne sattın? İspat edersen istifa edeceğim dedin, sözünü tut. Tutamaz.

İşsizlik artarsa uyuşturucu kullanımı artar, 6 yılda 16 kat arttı. Boşanma davaları artar, yüzde 37 arttı. İşsizlik artarsa güvensizlik artar, silah almaya çalışırlar. 106 bin 740 silah kayıp. Şimdi her silah için 200 mermi hakkını bin mermiye çıkarıyorlar. Fuhuş yüzde 790, şiddet yüzde bin 400 artı. Hırsızlık yapmak ayıp diyoruz en tepedeki öyleyse ne olacak?

Çiftlik Bank kuruldu. Adam bakanların, başbakanın, devletin kurumlarının önünde Çiftlik bankı kuruyor. 77 bin 843 kişiyi dolandırıyor. 511 trilyon tokatlıyor. Hükümet seyrediyor. Hükümet, BDDK, Ticaret Bakanlığı, AK Parti genel başkanı, başbakan seyrediyor. Jet Fadıl gibi. Kombassan gibi Allah, peygamber… Arkasından dua. Millet bu adam dindar, güveniriz, diyor. 77 bin 843 kişiye sesleniyorum paranızı BDDK’dan alabilirsiniz. Dava açmanız lazım. Banka kanununun 150. maddesi var. ‘Alınması gereken, almaksızın ticaret unvanlarında ilan, reklamlarda banka adını ya da banka gibi faaliyet gösterdikleri izlenimi uyandıran gerçek ve tüzel kişiler para cezasıyla cezalandırılır” diyor. Görev BDDK’nın. Çiftlik Bank’ı bakanlar, başbakan, Recep bey görüyor. Hepsi sessiz kalıyor. Bunları ver mahkemeye, faiziyle paranı alırsın. Bakan yeni uyanmış, vatandaşlar uyanık olsun diyor. Sen uyanık değil misin, ne biçim bakansın görmen lazım. 77 bin kişi soyuluyor kimse banka unvanı kullanamazsın demiyor. Bakan 11 tane benzer kuruluş var, diyor bir de. Bekliyor ki yurtdışına kaçsın onlar da.

‘Onu Uruguay’dan isteyeceğiz’ diyor. Orada büyükelçiliğimiz yok. Suçluların iadesine ilişkin sözleşmemiz yok. Recep bey Uruguay’dan inek, tosun getirirsin ama bu tosuncuğu getiremezsin."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları