loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti
Tarih: 05.12.2017 - 10:18
Kategori: Siyaset

Kılıçdaroğlu: 1 sterlinlik şirkete 15 milyon dolar neden gelir? Biz adil vergileme getirdik diyorlar. Sen vergi kaçırmak için her dümeni çevireceksin fakir fukaranın kefen bezinden bile vergi alacaksın. Bu ülkede vicdanları ayağa kaldırana kadar konuşacağ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP lideri, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'devletin sırlarını Reza Zarrab'a kim verdi' diye sormuş ve grup toplantı saatine kadar açıklaması için de süre vermişti. Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Hakkı hukuku ve adaleti kadınların gücüyle Türkiye'ye getrireceğiz. Bugün kendimi sonsuz bir ovada binlerce çiçeğin arasında koşan 15-16 yaşında koşan genç bir çocuk gibi hissed,yorum. Bugün bizler cumhuriyet tarihinin en önemli toplantılarından birini yapıyoruz. Kadın hareketi, kadınların gücünün bütün dünyada duyulmasını istiyoruz. Kadınlara sesleniyoruz, siyasette daha fazla olunuz ki hukuksuzluğu yaratanlar kaçacak delik bulamasınlar.

Deniz Baykal'ı Almanya'ya yolcu ettik. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur ve aramıza katılır. O demokrasi, cumhuriyet için mücadele etti..

Kudüs 68 kuşağından çok sayıda gencimiz Filistin topraklarında yatmaktadır. Filistinlilerin hakları devlet kurmaları bizim için önemlidir. Filistinlilere bu salondan selamımızı gönderiyoruz. Devlet talebinizi destekliyoruz. Kudüs Ortadoğu'nun  kilit taşıdır. Yanlış karar alırlarsa kanın gözyaşını engelleyemezler. İsrail ve Filistin'in bir araya gelmelerini istiyoruz. Filistinlileri destekliyoruz. Kimse desteğimizi engelleyemez. 

Bugün 5 Aralık. Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği yıl. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları parlamentodan çıkardıkları yasayla tanıdılar. Kadınlar bu hakka 34'te kavuştu. 

Fransa bu hakka Türkiye'den 10 yıl sonra, İtalya '46'da, Japonya 45, Çin 47, Yunanistan 52, Belçika 1960, İsviçre 1971'de kazandı. Bu Mustafa Kemal Atatürk'ün ne kadar sağduyulu düşündüğünü kadın-erkek eşitliğine önem verdiğini gösterir. Şunu biliyordu erkekler cephede savaşırken onlara silah desteğini omzunda top mermisiyle götüren kadınlardı. O kadınlar kendilerini parlamentoda temsil etmeliydiler. Cinsiyet kotasını en sağlıklı getiren CHP'dir. İlk kurultaydan sonra yüzde 33 cinsiyet, yüzde 10 gençlik kotası getirdik. Bu bizim iç işimiz ama bunun parlamentoda siyasi partiler yasasına girmesi lazım. Önümüzdeki günlerde grup başkanvekillerine talimatım cinsiyet kotası değişiklik teklifini TBMM'ye sununuz. Takipçisi olacağız.

Madem ki kadınlar hak, eşitlik, çalışmak, üretmek, siyaset istiyorlar. Bunların tamamını sağlayan parti CHP'dir. Gelin CHP'ye. Yaşam tarzınızı, kılık kıyafetinizi sorgulamadık, sorgulamayacağız. Görüşünüz, kimliğiniz ne olursa olsun haklarınızı verecek olan CHP'dir. Bütün kadınların CHP çatısı altına bekliyorum.

Kırsalda kadın 12 saat çalışır. Ama kadın kente geldiğinde çalışmayacaksın deniyor. Biz sizin daha görünür olmanızı, engellerin kaldırılmasını istiyoruz. 

Hayatın acısını en derinden yaşayan bu ülkenin kadınlarıdır. Ekonomik darboğazın acısını kadınlar çeker. Açlıktan bebeği ölen, soğuktan bebeğini kaybeden anneler...
 Konya'da 40 günlük Ayaz bebek hayatını kaybetti. Tek odalı, kerpiç, canları kırık bir evde kalıyordu. Bu annenin acısını Man Adası'nda şirket kuranlar anlayamazlar. Samsun'da Kübra bebek açlıktan öldü. Van Gürpınar'da çocuğunu sırtında taşıyan babayı unutmadık.

15 Mart 2012 Emine Akçay'ın hikayesi. Adana'da oturmaktadır. Yoksuldur, çocukları vardır. Cebindeki son 6 lirayla oduncuya gitti. Ece geldiğinde aldığı odunlar yağmur nedeniyle ıslak olduğu için yakamadı. Çocuklarının üşüdüğünü görünce saç kurutma makinesini oğlunun eline tutturdu, diğer odaya geçip kendini astı. Bu söylediğim 21. yüzyılın Türkiye'sinde. Bu söylediğim Man Adası'nda şirket kuranların dramı değil, aç ve açıktaki kadınların dramıdır. Bütün kadınlara sesleniyorum. Bu düzene evet diyorsanız ben bu düzene isyan ediyorum. Ben Bülent Ecevit'in Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün felsefesinden geliyorum. Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen istiyorum. Herkesin özgürce dolaşabildiği bir düzen. Sadece kendinizi ve yandaşlarınızı düşünürseniz bu insanca hakça bir düzen değildir. 

Musluğu açarken 5 çeşit vergi ödüyorsunuz. Ekmek alırken, gofret, sakız alırken vergi ödüyorsanız ama birileri vergi ödememek için her türlü tezgahı kuruyor. 

Yakut, pırlanta, elmas alır vergi yoktur. 12 saat direksiyon sallayan kamyon şoförünü düşünün dünyanın en ağır vergisini ödüyor. Çİftçi kardeşim dünyanın en pahalı mazotunu sana satıyor. Ama bu beyler vergi ödememek için her numarayı çekiyor. Neymiş millilermiş, yerlilermiş. Ne yerli ne millisin ancak gayrimillisin.

Çİftçi, kamyon, tır şoförü vergi öder. Elnde viski, ayağında terlik, şort büyün koyları gezer vergi ödemez. Kardeşim sen bunun hesabını 2019'da soracaksın. Kadın hareketiyle biz onları sandığa gömeceğiz.

Ayda 1404 lira alan asgari ücretliyi düşünün. Gelir, KDV, öden ama Man'cılar yurt dışında tezgah kurarlar. Bunlara dokunmayın diyorlar, hepsine dokunup uyutmayacağım. Bu milletin vicdanını ayağa kaldıracağım. 

1 sterlinlik şirkete 15 milyon dolar neden gelir? Biz adil vergileme getirdik diyorlar. Sen vergi kaçırmak için her dümeni çevireceksin fakir fukaranın kefen bezinden bile vergi alacaksın. Bu ülkede vicdanları ayağa kaldırana kadar konuşacağım.

Hala belgeler sahte diyorlar. Komisyon kuralım. Komisyonda TBMM'de çoğunluk sende. İstiyorsun ki sahtekarlıkların Meclis'te ortaya çıkmasın. Bu şirket ticaretiymiş. Hangi şirket, karı ne, ortakları kim, transferler niye yapıldı, cevap yok. 

Sıtkı Ayan kim,Kazım Öztaş kim cevap yok.

Erdoğan gözlerinden öpüyorum oğluna, dünürüne, kardeşine sor, iyi bilirler.

Sevgili Erdoğan doktoru yanına al. Enişten Ziya İlgen'in Man Adası'nda şirketi var mı?

Aklıevvel bir AK Partili vekil var. Kılıçdaroğlu'nun evi aranmalı belgelere el konmalıdır diyor. Sayın Külünk'ü hanımefendiyle beraber evime davet ediyorum, buyursun gelsin. Evimiz mütevazi gelsin, kitaplarımız gösteririm. Vallahi de billahi de evimde ayakkabı kutusu yok.

Daha belgeyi görmeden belgeyi sahte ilan ettiler. Bir konuşalım önce. Sahtekarlar sizin elinize su dökemez.

AK Partili kardeşlerime soruyorum 2002'de oy verdiğin Recep Tayyip Erdoğan 2017'deki Recep Tayyip Erdoğan mıdır. 2017''deki kibrine  teslim olan, milleti tepeden gören, servet içinde yüzen ve servetinin hesabını veremeyen bir Erdoğan var. Senin de sorgulama zamanın geldi artık. Siyasette ahlak, adalet olmazsa olmaz. Devlet bilgi, tecrübeyle yönetilir. Kinle, öfkeyle yönetilmez. 

Şimdi de kafayı işadamlarına taktı. Bunların hiçbirine çıkış izni vermemelisiniz, bunlar vatan hainidir diyor. Ülkede kazanıp yurt dışına kaçırmak isteyenlere iyi gözle bakmayız, diyor. Biz de sana o yüzden iyi gözle bakmıyoruz.

İşadamlarının Türkiye'den kaçmasını istiyorsan bütün milletvekillerini serbest bırakacaksın, gazetecileri serbest bırakacaksın, mahkemelerden elini çekeceksin, bütün akademisyenleri görevlerine iade edeceksin, Semih'i ve Nuriye'yi görevlerine iade edeceksin. Ülkeni seviyorsan bunları yapacaksın.

Huzur bırakmadın. Konuşuyorsun 80 milyon geriliyor. Soru sorduğumda kıyameti kopartıyor. İstediğin kadar bağır bizi susturamazsın. 

Ekonomiyi, insanları perişan ettin. Fakir ailelerin kullandığı tüpgazın fiyatını biliyor musun? Sarayda yaşıyor unuttu. Son 1 yılda nohuta yüzde 30, limona yüzde 26, patatese yüzde 49, yumurtaya yüzde 20 zam geldi. Ücret artışları yüzde 7.9. Fatura ücretliye çıktı.

Millet faizci Tayyip diyor. 15 yılda sadece yurt dışındaki bir gruba ödediği faiz 145 milyar dolar. İçeride 620 milyon lira. 

Bekir Bozdağ var. Karanlık güçler, baronlar Kılıçdaroğlu'nun istifasını istiyormuş. Hükümetin sözcüsü de istifamı istiyor. Baronlar ve siz kol kola vermiş istifamı istiyorsunuz. 

Suriyelilere 30 milyar dolar para harcadık dedi. Ben de çoğu sefalet içinde, dilencilik yapıyor o 30 milyar doları kimler için harcadın dedim. Recep Akdağ yol yaptık, oradan Suriyeliler geçmiyor mu, dedi. Allah akıl fikir versin. Vallahi billahi buraya harcamadın. 

AFAD eliyle 2.3, belediye 6 milyar dolar, sivil toplum 3 milyar dolar harcandı, dedi. 9,5 milyar ediyor. Kalanı nerede? Nerede bu para? Hala soruyorum, gözlerinden öpüyorum, nerede harcadın? Bütün Suriyelilere ev yapılırdı bu parayla. 25 milyar dolar da artardı.

Reza Zarrab'a gelelim. Hayırseverdi. Devletin protokolünde yer alıyordu. Havuz medyasına seslenmek istiyorum. Zarrab'ı tv'ye çıkardılar arkasına Türk bayrağını koydular. Türk bayrağını fon olarak kullanan A Haberi kınıyorum. Hiç utanmadan bu şarlatanı ekrana çıkarıyorsunuz. Şeref madalyası takacaklardı. Sen vatan hainisin. Bir şarlatana, rüşvetçiye Türk bayrağını kullandırtamazsdın. Kullandırtan vatan hainidir.

AK Parti'nin milletvekilleri rüşvet alan bakanları akladılar. Hakkı Köylü, Yılmaz, Tunç, Kemal Şerbetçioğlu, İlknur İnceöz, İsmet Su, Mustafa Akış, Yusuf Başar, Ayşe Türkmenoğlu. Bunlara Zarrab'ın önüne yattınız demiştim. Kıyamet kopuştu. Haklı çıktığımı daha iyi görüyorsunuz değil mi?

Zarrab'ı serbest çıkarıp, yurt dışına çıkış yasağını kaldırdılar. Bu nasıl vatan, millet, bayrak, Zarrab sevgisidir.

Amerika'da yakalandı. En çok da gözünden öptüğüm telaşlandı.

Bu gitti, adalet bakanı, dışişleri bakanı, bakanlar, heyetler gitti. Vermiyorlar. Amerikalıların yaptığı da zulüm. Vermiyor. Şeref madalyası takılacak kişiyi ABD hapse attı. 2 sefer nota verdik.

Bir şarlatan, rüşvetçi için ABD 'ye 2 kez nota veren hükümet Kuzey Irak'ta başına çuval geçirilen askerler için bir nota bile vermedi. Korku ya Zarrab konuşursaydı...

Zarrab sahtekardır ama devletin sırlarını parayla alan, bakanlara rüşvet veren birisidir.

11 Ekim 2013 Zarrab'la İçişleri Bakanı Muammer Güler telefonda konuşurlar. Zarrab 'MİT, emniyet beni takip ediyor, takibi durdursunlar' diyor. Güler'in cevabı: Abicim sen o konuda rahat ol, varsa böyle bir şey önüne ben yatarım. Senin İçişleri'nde, Maliye'de MİT'te bir şeyin yok' diyor. Emniyet istihbarat İçişleri Bakanına bağlı.

Rüşvet dağıttığı isimlerden biri de Süleyman Aslan. Ayakkabı kutusunu evde tutup içine para koyan Aslan. Erdoğan ne diyor? Adamın dürüstlüğünden şüphem yoktur, diyor. Adam parayı bankasına yatırmıyor parayı evde istifliyor.

Bir şarlatan, bir sahtekar bankanın genel müdürüne rüşvet veriyor.

Bu hükümetin tuttuğu avukat bankanın genel müdür yardımcısını savunuyor. Zarrab, genel müdüre rüşvet verdim diyor. Hükümetin (Zarrab davasına) gönderdiği avukat, rüşvet veren Atilla değil, Süleyman Aslan Zarrab'tan utanmazca rüşvet aldı, diyor. Erdoğan'a sesleniyorum. Gönderdiğin avukat Aslan'ın rüşvet aldığını söylüyor sen ne yaptın Aslan'ı bankanın yönetim kuruluna atadın.

Zarrab bülbül gibi ötünce vatansever olmaktan çıktı hain oldu. FETÖ gibi. Aynı menzile yürüyorlardı. Zarrab'a da ne istediyse verdiniz, bakan, rüşvet istedi verdiniz. Savcılık Zarrab'a dava açtı. Malvarlıklarına elkonmasına karar verildi. Zarrab'ın casus olduğunu daha önceden ifade etmiştim.

Zarrab'a devletin sırlarını kim verdi. Her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti devleti saygındır, saygın kurumlar vardır.

MİT, 18 Nisan 2013'de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne bilgi notu bırakır. Konu Zarrab'tır. Sahtekarlıklar anlatılır. İran'a yönelik ekonomik ambargoya rağmen yapılan işlemler, para transferi, ABD'nin yasaklı kişiler listesine eklenebilir, ekonomi bakanı Çağlayan ve Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması konusu değerlendirilebilir, diyor. MİT diyor. 17-25 Aralık'tan 9 ay önce. Recep Tayyip Erdoğan bu sahtekarın bakanlarına verdiği rüşvet önüne konuluyor. Sen ne yaptın, sahtekarlığı görmezden geldin. Bu bilgilerin tamamını senin hükümetin verdi. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti. Bütün sırları götürüp Zarrab'a teslim ettiler. 27 Şubat 2014'te teslim edildiğini bir tv kanalında söyledim. Ama o zaman savcılar kulaklarını tıkıyorlardı. Hala rüşvet dağıtıyordu. Erdoğan Zarrab 'beni kandırdı' diyebilir. FETÖ, PKK gibi. Seni kandırmadı, bütün olaylardan başından beri haberin vardı. Sen o dosyayı da kapattın. O bilgileri senin hükümetin verdi. Soruşturmayı yapan savcılara sesleniyorum. Sahtekarın peşine biraz geç düştünüz. Soruşturmayı kapatan hakim savcıları meslekten atacaksınız. Ona bilgi veren bakanları da sorgulayacaksınız.

Bu devlet sırlarını satmak yeni değil. FETÖ'ye Kozmik Oda'yı açan bunlar değil mi? Vatana ihanet eden birilerini arıyorsanız o birilerinin başında sarayda oturan verdi. Binali Yıldırım'a çık çağrı yapıyorum. Aramızda sert tartışmalar olabilir ama Türkiye ile ilgili bir olayın yurt dışında olması beni rahatsız ediyorum. Gelin parlamentoyu harekete geçirelim. Bizim ülkenin rüşvet dağıtanın da yiyenin de yargılandığını dünyaya ilan edelim. Dosyayı yeniden açalım komisyon kuralım. Bu kendi pisliği kendimiz temizleyelim.


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları