loading
close
SON DAKİKALAR

Tüzük Kurultaylarının Sonuçları Üstüne

Batur İlter
Tarih: 20.03.2012

CHP'nin 2 tüzük kurultayı yaparak geldiği nokta, 2008 tüzüğüne göre demokratikleşme anlamında olumlu bir aşamadır...

CHP'nin 2 tüzük kurultayı yaparak geldiği nokta, 2008 tüzüğüne göre demokratikleşme anlamında olumlu bir aşamadır. Ancak parti içi demokrasiyi yeniden oluşturma bağlamında yetersizdir. Önümüzdeki olağan kurultay ise sözkonusu eksikliklerin giderilebilmesi için önemli bir olanaktır. Bunun sağlanması ise belli başlı eksikliklerin kongrelerde tartışılarak, il kongrelerinde örgüt önerisi haline dönüştürülmesidir. Eğer, bu kongreleri de yalnızca parti içi iktidar kavgasına dönüştürürsek,yakında elimizde parti de kalmayabilir,endişesindeyim...

Gördüğüm eksiklikleri kısaca ifade ederken, öncelikle tüzük yapma tekniğinin bazı noktalarda gözden kaçırıldığını vurgulamam gerekir. İçeriği değerlendirmeye gelince;

1) Kadın ve Gençlik kolları örgüt şemasına konmasına karşın resmi yan kuruluş olarak konumlandırılmamıştır. O nedenle kolların durumu belirsizlik içerisindedir. Konumları, yine iki dudak arasındadır ve yönetmelikle belirlenecektir. Ancak,bu aslında tüzüksel olarak mümkün değildir. Resmi parti örgütünün şemasına koyduğunuz yönetim birimlerinin, yönetim kurulu sayısından, örgütte temsil ve seçim yöntemlerine kadar tüm detayları, bir biçimde tüzüğe konulmalıydı. Bu durum biraz ne deve ne kuş örneği olmuştur. Sonuçta,sözkonusu kolların artık yönetmelikle idaresi mümkün değildir. Gerekli düzenleme olağan kurultayda mutlaka yapılmalıdır.Kotayı parti içi seçimlerde her alanda uygulamayı başlatarak, olumlu bir adım atanların, 40 yıl önce verilmiş hakları kadın ve gençlik kollarından sakınmalarını gözden kaçmış önemli bir nokta olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum.

2) Aday üyeliğin kaldırılması,CHP konumunda bir parti için kabul edilebilir bir uygulama değildir. Kitle partisi olmak demek herkesin elini kolunu sallayarak girdiği bir parti olmak demek değildir. Partiye giren her üye önce bir müddet partinin havasını solumalı, işleyişini görmeli, çalışmalarına,toplantılarına katılmalı ve partiyi her yönüyle tanıtan kısa bir eğitimden mutlaka geçmelidir. CHP' nin herhangi bir parti olmadığı, Cumhuriyeti kuran Atatürk'ün partisi olduğu asla unutulmamalı bugünkü zafiyetimizin sıradanlaşma olduğu gözden kaçırılmamalıdır.

3) İlçe,il,ve Genel Başkanlık seçimlerine katılabilmek için %10 imza istenmesinin gerekçesinin ne olduğu merak konusudur.Genel seçimlerle ilgili % 10 barajını kaldıralım derken bu barajı partide uygulamanın hiçbir mantığı yoktur.Eskiden olduğu gibi %5 imza en uygunudur.Ayrıca delegenin birden fazla adaya imza verebilmesi (örneğin 2 adaya gibi) hem seçeneğin artmasını hem de delegenin baskı altında kalmamasını sağlayacaktır.

4) Görevden alma uygulaması yalnızca disiplin suçları kapsamında yapılmalı. Çalışmaları yetersiz görülen yönetim birimleri uyarıdan sonra belli bir süre içinde kongreye çağrılmalıdır.

Seçimler sonrasında oy kaybı yaşanan yerlerde, önceden saptanan bir oranın altında kalan yerlerde doğrudan kongre toplanmalı, oy kaybı%10'u aşan yerlerde mevcut yönetimler kongrede aday olma hakkına sahip olmamalıdırlar.

5) Yerel seçimlerde tüm adaylıklarla ilgili ön seçim ve aday yoklaması esas olmalı, merkez yoklamasının oranı ve kapsamı tüzükte mutlaka belirtilmelidir.

6) İlçe,il ve Genel Başkana verilen geniş yönetim belirleme yöntemleri makul düzeye çekilmeli,başkanlığı gerektiğinde belli konumlarda temsil etmek üzere yönetici sayısının belli bir oranında başkanlarca belirlenecek başkan yardımcıları belirlenebilmelidir. Genel Başkana vekalet ise genel sekreter deruhte edilmelidir.

7) Bir de herhalde herkesin gözünden kaçan, görevin boşalması ile ilgili 42.inci maddenin E bendindeki operasyonel(!) bölüm maddeden çıkarılmalıdır. Maddeye göre asil üyelerde aynı gün içerisinde yarıdan fazla boşalma olursa kurul düşermiş, yani yedekler çağrılmayacakmış! Hazırlıklar tamamlanınca demek ki operasyon yapılacak, ancak 2008 tüzüğünü hazırlayanların unuttuğu bir şey de bunun aslında siyasi partiler yasasına aykırı olduğudur!

Özetle partiyi yeniden kurumsal kimliğine oturtabilecek önerileri ortaya koymaya çalıştım. Eğer, bunları görmemezlikten gelerek yola devam edersek, ne yazık ki 2014 yılında altımızda araba olmadığını elimizde yalnız direksiyon kaldığını, alınacak sonuçlarla kaçınılmaz bir biçimde göreceğiz. CHP örgütü buna izin vermemelidir.

Batur İlter

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları